Ana SayfaMealler › Emrah Demiryent
ED

Emrah Demiryent

Emrah Demiryent
Emrah Demiryent meali ile okumaya başla
Mümtehine 1 / 13
1
Ey îmân edenler! (Resûlümüz Muhammed’i ve tebliğ ettiklerini inkâr etmek sûretiyle) Bana ve size düşman olan kimseleri (asla) dost edinmeyin. Siz (safça, Mekke’deki müşrik akrabalarınıza duyduğunuz akrabalık sevgisi sebebi ile onları korumak adına) onlara (Kureyş’in ileri gelen müşriklerine, Mekke’nin fethi için yapılan cihat hazırlıklarına dair gizlice) haber ulaştırıyorsunuz. Hâlbuki onlar, size (bütün insanlara ve cinlere) gelen hakkı inkâr ettiler ve Rabbiniz olan Allah’a (tevhid üzere) îmân ettiniz diye Resûlü’nü ve sizi yurdunuzdan (Mekke’den) çıkardılar. Mademki siz, benim yolumda cihat etmek ve benim rızamı kazanmak için (Mekke’den Medine’ye) hicret ettiniz, o hâlde nasıl olurda (sırf) akrabalık bağı nedeniyle onlara (müşriklere, savaş) sırlarınızı iletirsiniz? Ben sizin gizli ve açık her şeyinizi bilirim. Artık sizden kim (bu uyarıdan sonra) böyle bir şey yaparsa, iyi bilsin ki, o dosdoğru yoldan sapmış olur.
E. Demiryent 60:1
2
Şâyet onlar sizi ele geçirirlerse, (dost zannettiğiniz o müşrikler) size düşman kesilirler, (vurmak, öldürmek ve hakaret etmek sûretiyle) size, elleriyle ve dilleriyle kötülük ederler ve onlar (hakkı) inkâr etmenizi arzu ederler.
E. Demiryent 60:2
3
Hesap günü, akrabalarınız ve evlatlarınız size fayda vermeyecektir. Allah, o gün aranızı ayıracaktır. (İtaat edenleri cennete, isyan edenleri cehenneme koyacaktır.) Allah, bütün yaptıklarınızı hakkıyla görendir.
E. Demiryent 60:3
4
(Ey mü’minler!) İbrâhîm’den ve onunla birlikte bulunanlarda, sizin için gerçekten güzel bir örnek vardır. Hani, onlar kavimlerine, “Şüphesiz, biz sizden ve Allah’tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi (n ilâh dediğiniz putları) inkâr ediyoruz. Siz, tek bir olan Allah’a inanıncaya kadar sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret oluşmuştur” (demişlerdi). *Yalnız İbrâhîm’in babasına, “Senin için mağfiret dileyeceğim, fakat senin için Allah’tan (gelecek) hiçbir şeyi (önlemeye) gücüm yetmez” demesi hariç. (Ve onlar şöyle dua ettiler:) “Ey Rabbimiz! Yalnızca sana tevekkül ettik, sana (rızana) yöneldik, (hesap vermek üzere) dönüşümüz ancak sana (manevi huzuruna) dır.
E. Demiryent 60:4
5
Ey Rabbimiz! Bizi, kâfirler için bir imtihân (vesilesi) kılma! (Onları bize musallat etme!) Bizi bağışla. Ey Rabbimiz! Şüphesiz sen her işinde mutlak galip olan, hüküm ve hikmet sahibisin.”
E. Demiryent 60:5
6
Kasem olsun ki, onlarda (İbrâhîm ve onunla birlikte bulunanlarda) sizin için Allah’ (ın rızasın) a ve âhiret gününe kavuşmayı umanlara güzel bir örnek vardır. Kim (Allah’a itaatten) yüz çevirirse bilsin ki, şüphesiz Allah, hiçbir şeye ihtiyacı olmayandır, hamd edilmeye, övülmeye, yegâne layık olandır.
E. Demiryent 60:6
7
(Ey mü’minler! Müşrik akrabalarınızla, akrabalık bağlarınızın kesilmesine üzülmeyin.) Allah, sizinle, düşman olduğunuz kimseler arasında (îmân etmeleri neticesinde) bir sevgi/muhabbet meydana getirir. Allah, her şeye kâdirdir. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
E. Demiryent 60:7
8
Allah, dininizden dolayı sizinle savaşmayan, sizi yurdunuzdan çıkarmayan kimselere iyilik yapmanızı ve onlara karşı adil davranmanızı yasaklamaz. Şüphesiz ki Allah, adaletli davrananları sever.
E. Demiryent 60:8
9
Allah, sizi ancak, sizinle dininizden dolayı savaşan, sizi yurtlarınızdan çıkaran ve çıkarılmanız için destek verenleri dost edinmekten men eder. Kim onları dost edinirse, işte onlar zâlimlerin ta kendileridir.
E. Demiryent 60:9
10
Ey îmân edenler! Mü’min (olduğunu söyleyen) kadınlar, muhâcir olarak size (Medine’ye) geldiklerinde, onları imtihân edin. (Ancak unutmayın ki) Allah, onların îmânlarını (kalplerindekini) en iyi bilendir. Eğer siz onların (gerçekten) inanmış kadınlar olduklarını anlarsanız, artık onları kâfirlere (kocalarına) geri göndermeyin. Ne bunlar (müslüman kadınlar) onlara helâldirler ne de onlar (kâfir kocaları) bunlara helâldir. Mehir olarak harcadıklarını onlara (kâfir kocalarına geri) verin. Mehirlerini verdiğiniz takdirde, bu (müslüman) kadınlarla evlenmenizde size bir günah yoktur. (Önceden evlendiğiniz, Mekke’deki) kâfir (müşrik) kadınları, nikâhınız altında tutmayın. Onlara verdiğiniz mehri (evlendikleri kâfir kocalarından) geri isteyin. Onlar da (kâfirler de İslâm’ı kabul eden ve sizinle evlenen eski hanımlarına) vermiş oldukları mehri (sizden) talep etme hakkına sahiptirler. İşte bu, Allah’ın, aranızda verdiği hükmüdür. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
E. Demiryent 60:10
11
(Ey mü’minler!) Şâyet sizden birinin eşi (dinden dönüp) kâfirlere kaçarsa, (kâfirlerden bu kadınla evlenen kişi, mehir masraflarını o müslüman kardeşinize geri vermezse, cihat sonrasında) ganimet aldığınız zaman, eşleri (kaçıp) gidenlere (mehir olarak) harcama yaptıklarının bir mislini (o ganimetten) verin. Kendisine îmân ettiğiniz Allah’tan sakının.
E. Demiryent 60:11
12
Ey Peygamber! Mü’min kadınlar, Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleriyle ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemek, (gayr-i meşru bir çocuk dünyaya getirip de onu kocalarına isnat etmemek,) hiçbir hayırlı işte sana karşı gelmemek şartıyla sana biat etmek üzere geldikleri zaman, onların biatlarını kabul et ve onlar için Allah’tan mağfiret dile. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
E. Demiryent 60:12
13
Ey îmân edenler! Allah’ın gazap ettiği bir topluluğu (yahûdî kâfirlerini) dost edinmeyin. Zira onlar, (diğer) kâfirlerin (müşriklerin) kabirlerdekilerden (onların diriltilmesinden) ümit kestikleri gibi âhiretten ümit kesmişlerdir.
E. Demiryent 60:13
Mümtehine suresi tamamlandı