Ana SayfaMealler › Emrah Demiryent
ED

Emrah Demiryent

Emrah Demiryent
Emrah Demiryent meali ile okumaya başla
Tur 1 / 49
1
1-2-3-4-5-6. Tûr (dağın) a, yayılmış ince deri üzerine satır satır yazılmış Kitâb’a (Kur’ân’a), (meleklerin gökte tavaf ettikleri) Beyt-i Ma‘mûr’a, yükseltilmiş tavana (göğe ve) tutuşturulmuş (ateş hâline getirilecek olan) denize kasem olsun ki,
E. Demiryent 52:1
2
1-2-3-4-5-6. Tûr (dağın) a, yayılmış ince deri üzerine satır satır yazılmış Kitâb’a (Kur’ân’a), (meleklerin gökte tavaf ettikleri) Beyt-i Ma‘mûr’a, yükseltilmiş tavana (göğe ve) tutuşturulmuş (ateş hâline getirilecek olan) denize kasem olsun ki,
E. Demiryent 52:2
3
1-2-3-4-5-6. Tûr (dağın) a, yayılmış ince deri üzerine satır satır yazılmış Kitâb’a (Kur’ân’a), (meleklerin gökte tavaf ettikleri) Beyt-i Ma‘mûr’a, yükseltilmiş tavana (göğe ve) tutuşturulmuş (ateş hâline getirilecek olan) denize kasem olsun ki,
E. Demiryent 52:3
4
1-2-3-4-5-6. Tûr (dağın) a, yayılmış ince deri üzerine satır satır yazılmış Kitâb’a (Kur’ân’a), (meleklerin gökte tavaf ettikleri) Beyt-i Ma‘mûr’a, yükseltilmiş tavana (göğe ve) tutuşturulmuş (ateş hâline getirilecek olan) denize kasem olsun ki,
E. Demiryent 52:4
5
1-2-3-4-5-6. Tûr (dağın) a, yayılmış ince deri üzerine satır satır yazılmış Kitâb’a (Kur’ân’a), (meleklerin gökte tavaf ettikleri) Beyt-i Ma‘mûr’a, yükseltilmiş tavana (göğe ve) tutuşturulmuş (ateş hâline getirilecek olan) denize kasem olsun ki,
E. Demiryent 52:5
6
1-2-3-4-5-6. Tûr (dağın) a, yayılmış ince deri üzerine satır satır yazılmış Kitâb’a (Kur’ân’a), (meleklerin gökte tavaf ettikleri) Beyt-i Ma‘mûr’a, yükseltilmiş tavana (göğe ve) tutuşturulmuş (ateş hâline getirilecek olan) denize kasem olsun ki,
E. Demiryent 52:6
7
Şüphesiz, Rabbinin azabı, mutlaka gerçekleşecektir.
E. Demiryent 52:7
8
Ona (o azaba) engel olacak hiçbir şey yoktur.
E. Demiryent 52:8
9
O gün gök, (kudretimiz ile) şiddetle sallanıp, çalkalanır.
E. Demiryent 52:9
10
Ve dağlar, yerlerinden sökülüp (toz gibi havada) yürür.
E. Demiryent 52:10
11
(Hakkı) yalanlayanların, o gün, vay hâline!
E. Demiryent 52:11
12
Onlar ki daldıkları bâtıl şeyler içinde, oyalanıp duranlardır.
E. Demiryent 52:12
13
O gün (onlar, vazifeli meleklerimiz tarafından) şiddetli bir itilişle, cehennem ateşine atılacaklardır.
E. Demiryent 52:13
14
(Cehennem için vazifeli melekler tarafından onlara şöyle denir:) “İşte (dünyada iken) yalanlayıp durduğunuz ateş, (cehennem) budur!
E. Demiryent 52:14
15
(Şimdi söyleyin bakalım!) Bu da mı bir sihir, yoksa (dünyada iken) siz mi (hakkı) göremiyormuşsunuz?
E. Demiryent 52:15
16
(Haydi,) girin oraya! İster sabredin ister sabretmeyin, (artık) sizin için birdir (sonuç değişmez). Zira siz ancak yaptıklarınızla cezalandırılacaksınız!”
E. Demiryent 52:16
17
17-18. Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin, kendilerine verdiği şeylerle, zevk ve sefa sürerek, cennetlerde ve nimetler içinde bulunurlar. Rableri onları, cehennem azabından korumuştur.
E. Demiryent 52:17
18
17-18. Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin, kendilerine verdiği şeylerle, zevk ve sefa sürerek, cennetlerde ve nimetler içinde bulunurlar. Rableri onları, cehennem azabından korumuştur.
E. Demiryent 52:18
19
(Cennetliklere şöyle buyurulur: “Dünyada iken) yaptıklarınıza karşılık (olarak), afiyetle yiyin, için.”
E. Demiryent 52:19
20
Sıra sıra dizilmiş (cennet) koltuklar (ın) a yaslanırlar. Ayrıca onları iri gözlü hurilerle evlendirmişizdir.
E. Demiryent 52:20
21
Mü’min olanlar ve zürriyetleri de îmânda kendilerine tâbi ola (rak, cenneti hak etmiş ola) nlar var ya, işte onların zürriyetlerini, (cennette, kendilerinin hak ettiği dereceye ulaşamamış bile olsalar, lütfumuz ile onların derecelerini yükselterek) bir araya getireceğiz. (Bunu yaparken) onların (cennette üst derecede olanların) amellerinden de hiçbir şey eksiltmeyeceğiz. (Ancak âhirette, cehennemlik olduğu kesin hükme bağlanmış olan bir kimse, ne cennetlik bir akrabası sebebiyle ne de başka bir şekilde cennete alınır!) Herkes kendi amelinin karşılığını alacak.
E. Demiryent 52:21
22
Onlara (mü’minlere, cennette) canlarının istediği meyve ve etten bol bol verdik.
E. Demiryent 52:22
23
Orada, (içilince) boş söz söyletmeyen, günah işletmeyen dolu bir kadehi, elden ele dolaştırırlar.
E. Demiryent 52:23
24
Hizmetlerine verilmiş, kabuğunda saklı inci gibi olan genç hizmetçiler, etraflarında dönüp dolaşırlar.
E. Demiryent 52:24
25
(O cennetlikler) birbirlerine dönüp, (“Dünya da iken ne yaptınız da, bu nimetlere ulaştınız?” diye) soracaklar.
E. Demiryent 52:25
26
Derler ki: “Şüphesiz biz, daha önce (dünyada) ailemiz içinde yaşarken (Allah’a isyandan ve isyanın neticesi olan azaptan) korkardık.
E. Demiryent 52:26
27
(Bu sebeple) Allah da bize lütfetti ve bizi vücudun gözeneklerine (iliklerine, hücrelerine) kadar işleyen cehennem azabından korudu.
E. Demiryent 52:27
28
Şüphesiz biz, (dünyada iken yalnızca O’na kulluk eder ve sadece) O’na yalvarırdık. Şüphesiz ki O, (mü’min) kullarına karşı çok lütufta bulanandır, çok merhamet edendir.”
E. Demiryent 52:28
29
(Habibim! Sen) öğüt vermeye, (tebliğ vazifeni yapmaya) devam et. (Hiç şüphesiz ki) sen Rabbinin nimet ve lütfuna mazhar olmuş birisin. (Müşriklerin iddiâ ettiği gibi) ne kâhinsin ne de mecnun.
E. Demiryent 52:29
30
Yoksa onlar (müşrikler), “O (Muhammed) bir şairdir, onun (da diğer şairler gibi), zamanın felaketlerine uğramasını (ölmesini) bekliyoruz” mu diyorlar?
E. Demiryent 52:30