Ana SayfaMealler › Emrah Demiryent
ED

Emrah Demiryent

Emrah Demiryent
Emrah Demiryent meali ile okumaya başla
Zariyat 1 / 60
1
1-2-3-4. Savurup kaldıran (rüzgârlar) a, ağır yük taşıyan (bulut) lara, (su üzerinde) kolayca akıp giden (gemi) lere (ve emrimiz üzere, yarattıklarımız arasında) işleri (ve rızıkları) bölüştüren (melek) lere kasem olsun ki,
E. Demiryent 51:1
2
1-2-3-4. Savurup kaldıran (rüzgârlar) a, ağır yük taşıyan (bulut) lara, (su üzerinde) kolayca akıp giden (gemi) lere (ve emrimiz üzere, yarattıklarımız arasında) işleri (ve rızıkları) bölüştüren (melek) lere kasem olsun ki,
E. Demiryent 51:2
3
1-2-3-4. Savurup kaldıran (rüzgârlar) a, ağır yük taşıyan (bulut) lara, (su üzerinde) kolayca akıp giden (gemi) lere (ve emrimiz üzere, yarattıklarımız arasında) işleri (ve rızıkları) bölüştüren (melek) lere kasem olsun ki,
E. Demiryent 51:3
4
1-2-3-4. Savurup kaldıran (rüzgârlar) a, ağır yük taşıyan (bulut) lara, (su üzerinde) kolayca akıp giden (gemi) lere (ve emrimiz üzere, yarattıklarımız arasında) işleri (ve rızıkları) bölüştüren (melek) lere kasem olsun ki,
E. Demiryent 51:4
5
Hiç şüphesiz, (tarafımızdan) size vadolunan (şeylerin hepsi) kesinlikle doğrudur.
E. Demiryent 51:5
6
Şüphesiz, (hesap ve) ceza (günü) gerçekleşecektir.
E. Demiryent 51:6
7
Yollara (yörüngelere) sahip göğe kasem olsun ki,
E. Demiryent 51:7
8
Şüphesiz ki siz (ey kâfirler! Peygamber hakkında kiminiz, “O bir sihirbazdır”, kiminiz, “O, bir şairdir”, bazılarınız da, “O, bir mecnundur” diyerek, haddi aşan) çeşitli sözler söylemektesiniz.
E. Demiryent 51:8
9
(Israrla hakkı inkâr ederek) ondan (Kur’ân ve Peygamber’in tebliğinden) yüz çevirenler, hidâyete eremezler.
E. Demiryent 51:9
10
(“Muhammed, sihirbazdır, şairdir, mecnundur” diyen) yalancılara lânet olsun!
E. Demiryent 51:10
11
Ki onlar koyu bir cehalet (sapkınlık) içinde kalmış gafil kimselerdir.
E. Demiryent 51:11
12
(Onlar alay ederek, “Hesap ve) ceza günü ne zaman?” diye sorarlar.
E. Demiryent 51:12
13
O gün, onların ateşte yakılacakları gündür.
E. Demiryent 51:13
14
(O gün görevli melekler tarafından onlara şöyle denir:) “(Haydi,) tadın azabınızı! (Alay ederek) hemen gelmesini isteyip durduğunuz azap, (işte) budur!”
E. Demiryent 51:14
15
15-16. Şüphesiz (dünya hayatında iken) Allah’a karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiği mükâfatı alarak, cennetlerde ve pınar başlarında bulunurlar. Şüphesiz onlar bundan önce (dünya hayatında) iyilik yapan kimselerdi.
E. Demiryent 51:15
16
15-16. Şüphesiz (dünya hayatında iken) Allah’a karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiği mükâfatı alarak, cennetlerde ve pınar başlarında bulunurlar. Şüphesiz onlar bundan önce (dünya hayatında) iyilik yapan kimselerdi.
E. Demiryent 51:16
17
Onlar, (Rablerinin razı olduğu ameller ile meşgul olarak) geceleri pek az uyurlardı.
E. Demiryent 51:17
18
Onlar, (Rablerinin razı olduğu ameller ile meşgul oldukları hâlde, kendilerini günahkâr sayarlardı da) seher vakitlerinde istiğfar ederlerdi.
E. Demiryent 51:18
19
Sahip oldukları mallarından, (yardım) isteyenlere ve (iffetlerinden dolayı isteyemeyen) sıkıntı içinde bulunanlara (muhakkak) bir pay ayırırlardı.
E. Demiryent 51:19
20
Gerçekten, (yakinen) inananlar için, yeryüzünde (Allah’ın varlığını, vahdaniyetini ve kudretini gösteren) nice deliller vardır.
E. Demiryent 51:20
21
Kendi nefislerinizde/varlığınızda (yaratılışınızda, Allah’ın varlığını, vahdaniyetini ve kudretini gösteren nice) deliller ve ibretler vardır. (Hâlâ hakikati) görmeyecek misiniz?
E. Demiryent 51:21
22
Rızkınız (ın meydana gelmesine sebep olan kaynaklar) ve size (âhirete dair) vadedilen şeyler (zaman ve mekândan münezzeh olan Allah’ın yarattığı) göktedir.
E. Demiryent 51:22
23
Göğün ve yerin Rabbine kasem olsun ki, o (vadedilenler) sizin konuşmanız gibi gerçektir. (Konuştuğunuz zaman, bu konuşmanız hakkında nasıl şüphe etmiyorsanız, aynı şekilde, öldükten sonra dirilme, cennet ve cehennem hakkında da asla şüphe etmeyin.)
E. Demiryent 51:23
24
(Resûlüm!) İbrâhîm’in ağırlanan (şerefli) misafirlerinin haberi sana geldi mi?
E. Demiryent 51:24
25
Hani, onlar İbrâhîm’in yanına varmışlar ve “(Sana) Selâm olsun” demişlerdi. (İbrâhîm de,) “Size de selâm olsun” demiş ve bunlar tanınmayan (yabancı) kimseler (diye içinden geçirmişti).
E. Demiryent 51:25
26
(Misafire çok önem veren İbrâhîm, onlara ikram edilecek yemek getirmek üzere) onlara sezdirmeden hemen ailesinin yanına giderek, (bir süre sonra kızartılmış) semiz bir dana (eti) getirdi.
E. Demiryent 51:26
27
Ve yemeği önlerine koyarak, “Buyurun, yemez misiniz?” dedi.
E. Demiryent 51:27
28
(İbrâhîm, misafirlerin yemediklerini görünce,) onlardan endişeye kapıldı. Onlar (İbrâhîm’in bu hâli üzerine, “Bizden) korkma (ve endişelenme)” dediler ve (kendilerini tanıttıktan sonra, tarafımızdan) onu çok bilgili (olacak) bir oğul ile müjdelediler.
E. Demiryent 51:28
29
Bunun üzerine (evin öbür köşesinden müjdeyi duyan) zevcesi (Sâre) geldi (ve utancından) eliyle yüzünü kapatarak, şaşkınlık içinde “Ben, kısır bir koca karıyım! (Benim nasıl çocuğum olabilir?)” dedi.
E. Demiryent 51:29
30
Onlar (melekler) dediler ki: “Rabbin böyle (takdir) buyurdu. Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, her şeyi hakkıyla bilendir.”
E. Demiryent 51:30