Ana SayfaMealler › Emrah Demiryent
ED

Emrah Demiryent

Emrah Demiryent
Emrah Demiryent meali ile okumaya başla
Yasin 1 / 83
1
يٰ (Yâ) سٓ (Sîn).
E. Demiryent 36:1
2
Hikmetlerle dolu olan Kur’ân’a kasem olsun ki,
E. Demiryent 36:2
3
(Resûlüm!) Şüphesiz ki sen (hakkı tebliğ etmek üzere, tarafımızdan görevlendirilen) peygamberlerdensin.
E. Demiryent 36:3
4
(Bütün peygamberlerimiz gibi, sen de) dosdoğru bir yol (olan, İslâm dini) üzeresin.
E. Demiryent 36:4
5
5-6. (Bu Kur’ân,) ataları (fetret dönemi içerisinde) uyarılmamış, (bir peygamberin tebliğine muhatap olmamış) bu nedenle (hidâyetten/tevhid inancından ve Allah’ın hükümlerinden yana) gaflette kalmış bir toplumu uyarman için, her işinde mutlak galip ve çok merhametli olan (Allah) tarafından (sana) vahyedilmiştir.
E. Demiryent 36:5
6
5-6. (Bu Kur’ân,) ataları (fetret dönemi içerisinde) uyarılmamış, (bir peygamberin tebliğine muhatap olmamış) bu nedenle (hidâyetten/tevhid inancından ve Allah’ın hükümlerinden yana) gaflette kalmış bir toplumu uyarman için, her işinde mutlak galip ve çok merhametli olan (Allah) tarafından (sana) vahyedilmiştir.
E. Demiryent 36:6
7
Kasem olsun ki, onların (cinlerin ve insanların) çoğuna, o (azap) söz (ümüz) hak oldu, artık onlar îmân etmezler.
E. Demiryent 36:7
8
Şüphesiz ki biz, onların (hakkı inkârda ısrar edenlerin) boyunlarına, çenelerine kadar dayanan (manevi) halkalar (tasmalar) geçirdik. Bu yüzden başları yukarı kalkıktır.
E. Demiryent 36:8
9
(Hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf etmedikleri ve ısrarla hakkı inkâr etmelerinden dolayı) biz, onların önlerine (manevi) bir set ve arkalarına (da manevi) bir set çektik, böylece onları her taraftan kuşattık. Artık onlar (hakikati) gör (e) mezler.
E. Demiryent 36:9
10
Onları uyarsan da uyarmasan da birdir, îmân etmezler.
E. Demiryent 36:10
11
(Habibim!) Sen ancak zikre (Kur’ân’a) uyan, (azabı) görmediği hâlde, Rablerin (in azametin) den korkan kimseyi uyarabilirsin. İşte onu hem bir mağfiretle (dünyadaki günahlarının bağışlanmasıyla) hem de iyi mükâfatla (cennetle) müjdele.
E. Demiryent 36:11
12
Şüphesiz (hesap vermeleri için) ölüleri biz diriltiriz. Ayrıca onların (ölümlerinden önce iyi ve kötü) gönderdikleri amelleri ve (öldükten sonra) geriye bıraktıkları (iyi ve kötü) eserleri (karşılıklarını görmeleri için levh-i mahfûza) yazarız. Biz, her şeyi tastamam (eksiksiz olarak, en ince ayrıntısına kadar) apaçık bir kitapta (levh-i mahfûzda) kaydetmişizdir.
E. Demiryent 36:12
13
(Resûlüm) Onlara (müşriklere), şu şehir halkını misal getir, Hani onlara elçiler gelmişti.
E. Demiryent 36:13
14
Biz o (şehirde yaşayan insa) nlara iki elçi göndermiştik fakat onlar ikisini de yalanladılar. (Bunun üzerine,) Biz de (o iki elçiyi) üçüncü bir elçi ile destekledik. (Bu üç elçi, “Ey insanlar!) Şüphesiz biz size gönderilmiş elçileriz” dediler.
E. Demiryent 36:14
15
(Hakkı inkâr edenler) dediler ki: “Siz de ancak bizim gibi birer insansınız. Rahmân, herhangi bir şey göndermedi. Siz ancak yalan söylüyorsunuz.”
E. Demiryent 36:15
16
(Elçiler) dediler ki: “Rabbimiz biliyor ki, biz gerçekten size gönderilmiş elçileriz.
E. Demiryent 36:16
17
Bize düşen sadece apaçık bir tebliğdir.”
E. Demiryent 36:17
18
(Onlar, elçilere) dediler ki: “Doğrusu biz, sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık (zira siz, beldemize geldikten sonra yağmur yağmaz oldu). Eğer (bu söylediklerinize) bir son vermeyecek olursanız, sizi taşa tutacağız ve mutlaka bizden yana size acı bir azap dokunacaktır.”
E. Demiryent 36:18
19
(Elçiler) dediler ki: “Sizin uğursuzluğunuz kendinizdendir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Doğrusu siz haddi aşan bir topluluksunuz!”
E. Demiryent 36:19
20
O sırada, (elçilerin geldiğini ve kavminin onları inkâr ettiğini haber alan) *bir adam, şehrin öbür ucundan koşarak geldi (ve şöyle) dedi: “Ey kavmim! Elçilere uyun!”
E. Demiryent 36:20
21
“Sizden (vazifelerine karşılık olarak), herhangi bir ücret istemeyen bu kimselere uyun, onlar hidâyet üzere olan kimselerdir” (Ona: “Sen de onların dinleri üzere misin?” Denilince şöyle devam etti:)
E. Demiryent 36:21
22
Hem bana ne oluyor ki, beni yoktan yaratana niçin kulluk etmeyeyim? Hâlbuki (hepiniz, öldükten sonra hesap vermek üzere) ancak O’ (nun manevi huzuru) na döndürüleceksiniz.
E. Demiryent 36:22
23
(Hiç ben) O’ndan başka ilâhlar edinir miyim? Eğer rahmân (olan Allah), bana bir zarar vermeyi dilerse, onların (ilâh olduklarını iddiâ ettiğiniz putların) şefaati bana hiçbir fayda sağlamaz ve beni (azaptan da) kurtaramazlar.
E. Demiryent 36:23
24
24-25. (Allah’tan başka ilâhlar edinirsem) o takdirde şüphesiz ben apaçık bir sapkınlık içinde olurum, (dedikten sonra elçilere dönerek:) Şüphesiz ben, sizin Rabbinize îmân ettim, (ey kavmim!) beni dinleyin (siz de îmân edin)!”
E. Demiryent 36:24
25
24-25. (Allah’tan başka ilâhlar edinirsem) o takdirde şüphesiz ben apaçık bir sapkınlık içinde olurum, (dedikten sonra elçilere dönerek:) Şüphesiz ben, sizin Rabbinize îmân ettim, (ey kavmim!) beni dinleyin (siz de îmân edin)!”
E. Demiryent 36:25
26
26-27. (Bunca nasihate rağmen, müşrik kavmi onu taşlayarak öldürdüler. Rûhuna hitaben şöyle) buyuruldu: “Haydi, gir cennete!” O da, “Keşke kavmim, Rabbimin beni (m geçmiş günahlarımı) bağışladığını ve beni (cennet ile) ikram edilenlerden kıldığını bilseydi” dedi.
E. Demiryent 36:26
27
26-27. (Bunca nasihate rağmen, müşrik kavmi onu taşlayarak öldürdüler. Rûhuna hitaben şöyle) buyuruldu: “Haydi, gir cennete!” O da, “Keşke kavmim, Rabbimin beni (m geçmiş günahlarımı) bağışladığını ve beni (cennet ile) ikram edilenlerden kıldığını bilseydi” dedi.
E. Demiryent 36:27
28
Kendisinden sonra kavmi üzerine (onları cezalandırmak için) gökten (meleklerden oluşan) hiçbir ordu göndermedik. Gönderecek de değildik.
E. Demiryent 36:28
29
(Onların helâkine) sadece bir sayhâ (şiddetli/korkunç bir ses/gürültü) yetti ve onlar, anında sönüverdiler. (Alevi giden sönmüş ateşe döndüler.)
E. Demiryent 36:29
30
Yazıklar olsun o kullara ki, her ne zaman kendilerine bir elçi gelse, mutlaka onunla alay ederlerdi.
E. Demiryent 36:30