Ana SayfaMealler › Emrah Demiryent
ED

Emrah Demiryent

Emrah Demiryent
Emrah Demiryent meali ile okumaya başla
Rum 1 / 60
1
ا (Elif) لٓ (Lâm) مٓ (Mîm).
E. Demiryent 30:1
2
2-3-4-5. Rumlar, (ateşperest olan Pers İmparatorluğu’na, Arapların yaşadığı bölgeye) en yakın bir yerde (yaptıkları savaşta) yenildiler. Ancak onlar *(Rumlar), bu mağlubiyetlerinden sonra, birkaç yıl içinde (Perslere) galip gelecekler. Bundan önce de sonra da emir (takdir, hüküm) Allah’ındır. *Ve o gün mü’minler sevinecektir. (Bu,) Allah’ın yardımıyla (olacaktır). O, dilediğine yardım eder. O (Allah), her işinde mutlak galip olandır, çok merhamet edendir.
E. Demiryent 30:2
3
2-3-4-5. Rumlar, (ateşperest olan Pers İmparatorluğu’na, Arapların yaşadığı bölgeye) en yakın bir yerde (yaptıkları savaşta) yenildiler. Ancak onlar *(Rumlar), bu mağlubiyetlerinden sonra, birkaç yıl içinde (Perslere) galip gelecekler. Bundan önce de sonra da emir (takdir, hüküm) Allah’ındır. *Ve o gün mü’minler sevinecektir. (Bu,) Allah’ın yardımıyla (olacaktır). O, dilediğine yardım eder. O (Allah), her işinde mutlak galip olandır, çok merhamet edendir.
E. Demiryent 30:3
4
2-3-4-5. Rumlar, (ateşperest olan Pers İmparatorluğu’na, Arapların yaşadığı bölgeye) en yakın bir yerde (yaptıkları savaşta) yenildiler. Ancak onlar *(Rumlar), bu mağlubiyetlerinden sonra, birkaç yıl içinde (Perslere) galip gelecekler. Bundan önce de sonra da emir (takdir, hüküm) Allah’ındır. *Ve o gün mü’minler sevinecektir. (Bu,) Allah’ın yardımıyla (olacaktır). O, dilediğine yardım eder. O (Allah), her işinde mutlak galip olandır, çok merhamet edendir.
E. Demiryent 30:4
5
2-3-4-5. Rumlar, (ateşperest olan Pers İmparatorluğu’na, Arapların yaşadığı bölgeye) en yakın bir yerde (yaptıkları savaşta) yenildiler. Ancak onlar *(Rumlar), bu mağlubiyetlerinden sonra, birkaç yıl içinde (Perslere) galip gelecekler. Bundan önce de sonra da emir (takdir, hüküm) Allah’ındır. *Ve o gün mü’minler sevinecektir. (Bu,) Allah’ın yardımıyla (olacaktır). O, dilediğine yardım eder. O (Allah), her işinde mutlak galip olandır, çok merhamet edendir.
E. Demiryent 30:5
6
(Rumlar ve Persler arasında olacak olan savaşın, bildirmiş olduğumuz üzere sonuçlanacağı) Allah’ın vaadidir. Allah vaadinden dönmez. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.
E. Demiryent 30:6
7
(O kâfirler) dünya hayatının (sadece) görünen dış yüzünü (nün, bir kısmını) bilirler ve onlar, âhiretten büsbütün gafillerdir.
E. Demiryent 30:7
8
(Onlar) Allah’ın, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları, ancak hak ile (yerli yerinde) ve belirli bir süre için yarattığını, kendi nefislerinde hiç düşünmediler mi? Şüphesiz insanların birçoğu (hesap vermek üzere) Rablerine (O’nun manevi huzuruna) kavuşacaklarını inkâr ediyorlar.
E. Demiryent 30:8
9
(Yine) onlar, yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin akıbetinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar kendilerinden daha kuvvetli idiler. Yeryüzünü sürüp işlemişler ve orayı kendilerinin imar ettiğinden daha çok imar etmişlerdi. Onlara da peygamberleri apaçık deliller getirmişlerdi. Allah, onlara asla zulmediyor değildi. Fakat onlar (hakkı inkâr edip, azaba müstahak olmakla) kendilerine zulmediyorlardı.
E. Demiryent 30:9
10
Sonra, Allah’ın âyetlerini yalanlayarak ve onlarla alay ederek, kötülük yapanların akıbeti, çok kötü oldu.
E. Demiryent 30:10
11
Her şeyi yoktan var eden ve yaratmaya aralıksız devam eden Allah’tır. (Ölümünüzden) sonra (ahirette tekrar diriltilecek ve hesap vermek üzere) O’ (nun manevi huzuru) na döndürüleceksiniz.
E. Demiryent 30:11
12
Suçlular (müşrikler), hesap gününde (pişmanlıklar içerisinde, ne yapacaklarını şaşırmış perişan bir durumda, suskun ve) ümitsiz bir halde olurlar.
E. Demiryent 30:12
13
Onlar, (Allah’a) ortak koştukları varlıkların hiçbirinden bir destek göremeyecekler. Artık onlar ortak koştukları şeyleri de inkâr ederler.
E. Demiryent 30:13
14
Ve o hesap günü geldiği gün, işte o gün (mahşerde, mü’minlerle kâfirler) birbirlerinden ayrılırlar.
E. Demiryent 30:14
15
Îmân edip sâlih ameller işleyenlere gelince, işte onlar (cennet) bahçeler (in) de neşelenirler.
E. Demiryent 30:15
16
Ancak (hakkı) inkâr ederek, âyetlerimizi ve âhirete kavuşmayı yalanlayanlara gelince... Artık onlar da azap için (cehennemde) hazır bulundurulurlar.
E. Demiryent 30:16
17
Öyleyse (ey mü’minler), akşama girdiğiniz (vakit) te, (akşam ve yatsı namazını,) sabaha erdiğiniz (vakit) de (sabah namazını kılarak) Allah’ı tesbih edin.
E. Demiryent 30:17
18
Göklerde ve yerde, (bütün) hamd (ler) O’na mahsustur. Gündüzün sonunda ve öğle vaktine girdiğinizde (öğle ile ikindi namazını kılarak) Allah’ı tesbih edin.
E. Demiryent 30:18
19
(Allah) ölüden diriyi çıkarır ve diriden de ölüyü çıkarır. Ölümünden sonra yeryüzünü diriltir. Siz de (kabirlerinizden) işte böyle çıkarılacaksınız.
E. Demiryent 30:19
20
Sizi (n atanız olan Âdem’i) topraktan yaratması, sonra da sizin (yeryüzüne) yayılan bir beşer olmanız, Onun (Allah’ın varlığının ve kudretinin) delillerindendir.
E. Demiryent 30:20
21
Kendileri ile huzur bulasınız, diye sizin için kendi (cinsi) nizden zevceler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için (nice) ibretler vardır.
E. Demiryent 30:21
22
Göklerin ve yerin yaratılması, lisanlarınızın ve renklerinizin farklı olması da O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda bilenler için (nice) ibretler vardır.
E. Demiryent 30:22
23
Geceleri uyumanız, gündüzleri lütfundan rızık aramanız da O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda işiten bir toplum için (nice) ibretler vardır.
E. Demiryent 30:23
24
Korku ve ümit kaynağı olarak şimşeği size göstermesi, gökten (bulutlar vasıtasıyla) yağmur indirip onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesi, O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda aklını kullanan bir toplum için (nice) ibretler vardır.
E. Demiryent 30:24
25
Emriyle, göğün ve yerin (bir düzen içinde) durması da O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Sonra sizi yerden (kabirlerinizden) kalkmanız için (İsrâfîl’in ikinci sefer Sûr’a üfürmesi ile) bir kez davet edecek ve siz de hemen ortaya çıkacaksınız. (Tekrar diriltileceksiniz.)
E. Demiryent 30:25
26
Göklerde ve yerde kim varsa yalnızca O’na aittir. Hepsi (ister istemez) O’na boyun eğmektedirler.
E. Demiryent 30:26
27
Her şeyi yoktan var eden ve yaratmaya aralıksız devam eden O’dur. Bu (nları yapmak) *O’na kolaydır. Göklerde ve yerde (tecelli eden) en yüce sıfatlar O’nundur. O, her işinde mutlak galip olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.
E. Demiryent 30:27
28
Allah, (şirkin çirkinliğini anlatmak için) size kendinizden şöyle bir misal verdi: Sizi rızıklandırdığımız şeyler hususunda (mal/mülk ya da servetlerde), kölelerinizden olup da sizinle eşit haklara sahip olan ve birbirinizden çekindiğiniz gibi kendilerinden çekindiğiniz ortaklarınız var mı? Düşünen bir topluluk için âyetleri böyle ayrı ayrı açıklıyoruz.
E. Demiryent 30:28
29
Fakat (Allah’a şirk koşarak kendi nefislerine) zulmedenler hiçbir (ilâhî) bilgiye dayanmaksızın kendi hevâlarına uymuşlardır. Allah’ın, (ısrarla hakkı inkâr ettiği ve hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf etmediği için cüz’î irâdesi ile tercih etmiş olduğu) sapkınlıkta bıraktığı kimseyi, doğru yola kim iletebilir ki? Onların (Allah’ın azabından koruyacak) yardımcıları da olmayacaktır!
E. Demiryent 30:29
30
Hanîf/Muvahhid olarak (tevhid inancı üzere bulunarak) yüzünü (kalben istikametini, bütün peygamberlerin ümmetlerine tebliğ etmiş oldukları tek hak) din (olan, İslâm dinin) e çevir. Allah’ın, insanları onun üzerine yarattığı fıtratına (ki herkes, hakkı anlamaya ve hakkı kabule uygun olarak yaratılmıştır). Allah’ın yaratmasında değişiklik olmaz. İşte dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.
E. Demiryent 30:30