Ana SayfaMealler › Emrah Demiryent
ED

Emrah Demiryent

Emrah Demiryent
Emrah Demiryent meali ile okumaya başla
Müminun 1 / 118
1
Mü’minler kesinlikle felâha (kurtuluşa) ermiştir.
E. Demiryent 23:1
2
Onlar ki, namazlarında huşu içindedirler.
E. Demiryent 23:2
3
Onlar ki, boş şeylerden (Allah’ın razı olmadığı her türlü söz ve davranıştan) yüz çevirirler.
E. Demiryent 23:3
4
Onlar zekâtı (sadakayı) verirler.
E. Demiryent 23:4
5
Ve onlar (harâma karşı) ırzlarını korurlar.
E. Demiryent 23:5
6
Ancak eşleri ve ellerinin altındaki (cariyeleri) bunun dışındadır. Şüphesiz onlar (helâl olan ilişkilerinden dolayı) kınanmazlar.
E. Demiryent 23:6
7
Fakat kim bundan ötesini ararsa, işte onlar haddi aşanlardır.
E. Demiryent 23:7
8
Onlar (mü’minler), emânetleri (en güzel şekilde korur), verdikleri sözleri de mutlaka yerine getirirler.
E. Demiryent 23:8
9
Onlar namazlarını (vaktinde kılarak, erkânına riâyet ve ona devam etmekle) muhafaza ederler.
E. Demiryent 23:9
10
İşte onlar (bu güzel vasıfları taşımakla Firdevs cennetlerine) vâris olanlardır.
E. Demiryent 23:10
11
(Evet, kesinlikle) Onlar Firdevs (cennetlerin) e vâris olacaklar. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
E. Demiryent 23:11
12
Kasem olsun ki, biz (ilk) insanı (Âdem’i), çamurdan (süzülmüş) bir özden yarattık.
E. Demiryent 23:12
13
Sonra onu (Âdem’in neslini) bir nutfe (gözle dahi görülemeyecek kadar küçük olan, azıcık bir meni damlacığı) hâlinde, sağlam bir karar yerine (ana rahmine) yerleştirdik.
E. Demiryent 23:13
14
Sonra o nutfeyi (gözle dahi görülemeyecek kadar küçük olan, azıcık bir meni damlacığı), alaka (aşılanmış yumurta) hâline getirdik. (O) alakayı (aşılanmış yumurtayı) da, bir çiğnemlik et parçasına (benzeyen bir cenine) çevirdik, o bir çiğnemlik et (parçasına benzeyen cenin) i, (kıkırdak ve) kemiklere dönüştürdük ve bu (kıkırdak ve) kemiklere et giydirdik. Sonra (o cansız varlığa, anne karnında iken takdir ettiğimiz zaman gelince, yaratmış olduğumuz rûh ile can vererek) onu bambaşka bir yaratışla (insan) yaptık. Her şeyi yaratmayı takdir ed (ip yarattığı şeyleri maslahatına en uygun olacak şekilde, en ince ayrıntısına kadar düzenley) en Allah’ın şanı ne yücedir.
E. Demiryent 23:14
15
Sonra siz bunun ardından (ecel vaktiniz geldiğinde) muhakkak öleceksiniz.
E. Demiryent 23:15
16
Sonra da siz, şüphesiz, diriliş gününde (yeniden) diriltileceksiniz.
E. Demiryent 23:16
17
Ve kasem olsun ki, sizin üstünüzde yedi yol (yedi kat gök) yarattık. Biz, yaratmaktan (ve yarattığımız varlıklardan) asla gafil değiliz!
E. Demiryent 23:17
18
Biz, gökten (takdir ettiğimiz) belli bir ölçüde (bulutlar vasıtasıyla) su indirdik de (faydalanmanız için) onu yeryüzünde (göllerde, nehirlerde ve yeraltı suları gibi doğal depolarda) tuttuk. Bizim onu (kurutarak) tamamen gidermeye de elbette gücümüz yeter.
E. Demiryent 23:18
19
Onunla (o su vesilesi ile) sizin için hurma bahçeleri ve üzüm bağları meydana getirdik. Bu bağ ve bahçelerde sizin için pek çok meyveler vardır ve siz onlardan yiyorsunuz.
E. Demiryent 23:19
20
(Yine o su ile) Tûr-i Sînâ (dağın) da biten bir ağaç (zeytin ağacı) yarattık ki (meyvesinden) hem yağ hem de yiyenlere katık olur.
E. Demiryent 23:20
21
Şüphesiz hayvanlarda da sizin için (nice) ibret (ler) vardır. Onların karınlarındakinden (sütlerinden) size içiririz. Onlarda sizin için daha birçok faydalar vardır ve onlardan yersiniz.
E. Demiryent 23:21
22
(Karada) onların (hayvanların) üzerinde ve (denizde) gemilerde taşınırsınız.
E. Demiryent 23:22
23
Kasem olsun ki, biz Nûh’u kavmine (peygamber) olarak gönderdik. (Nûh kavmine) dedi ki: “Ey kavmim! Yalnızca Allah’a kulluk edin. Sizin, O’ndan başka ilâhınız yoktur. (Allah’a karşı gelmekten) hâlâ sakınmaz mısınız?
E. Demiryent 23:23
24
Kavminin ileri gelenlerinden kâfir olanlar şöyle dediler: “Bu (Nûh), ancak sizin gibi bir insandır, size üstünlük taslamak istiyor. Eğer Allah dileseydi, elbette (bize peygamber olarak, insan değil) melekler gönderirdi. Biz bunu, (bir insanın peygamber olabileceğini) evvelki atalarımızdan duymadık.
E. Demiryent 23:24
25
Bu, ancak cinnet geçirmiş (delilik belirtileri olan) bir adamdır. Bir süreye kadar (ona katlanıp) gözetleyin bakalım.”
E. Demiryent 23:25
26
(Nûh, dua ederek,) “Rabbim, (kavmimin) beni yalanlamalarına karşı, bana yardım et!” dedi.
E. Demiryent 23:26
27
Biz de ona şöyle vahyettik: “Gözetimimiz altında, sana vahyimizle (bildirdiğimiz şekilde), bir gemi yap. Emrimiz gelip, tandır kaynadığı (yeryüzünde sular coşup fışkırdığı) zaman, her cins canlıdan (erkekli dişili) birer çift, bir de kendileri aleyhinde daha önce hüküm verilmiş (azaba müstahak) olanlar hariç, aileni gemiye al ve zulmedenlerin/kâfirlerin (kurtulması) hakkında bana yalvarma! Şüphesiz onlar suda boğulacaklardır.
E. Demiryent 23:27
28
Sen ve beraberindekiler gemiye yerleşince, ‘Bizi zâlimler topluluğundan kurtaran Allah’a hamdolsun’ de.
E. Demiryent 23:28
29
Sonra da, ‘Ey Rabbim! Bizi hayırlısıyla mübarek bir yere indir, sen konuk edenlerin en hayırlısısın’ de.”
E. Demiryent 23:29
30
Şüphesiz bunda (Nûh’un kıssasında alınacak nice) ibretler vardır. Biz (insanları, âhirette kendi amellerine şahit tutmak üzere) elbette imtihân etmekteyiz.
E. Demiryent 23:30