Ana SayfaMealler › Emrah Demiryent
ED

Emrah Demiryent

Emrah Demiryent
Emrah Demiryent meali ile okumaya başla
Hicr 1 / 99
1
ا (Elif) لٓ (Lâm) رٰ (Râ). Bunlar Kitâb’ın ve apaçık olan Kur’ân’ın âyet-i kerîmeleridir.
E. Demiryent 15:1
2
(Öyle) bir zaman gelecek ki, inkâr edenler, “Keşke biz de müslüman olsaydık!” diye temennide bulunacaklardır.
E. Demiryent 15:2
3
(Resûlüm!) Onları bırak, yesinler, eğlensinler ve boş ümitleri onları oyalaya dursun. Yakında (kendilerini nasıl bir felaketin beklediğini) bilecekler.
E. Demiryent 15:3
4
(Israrla hakkı inkâr etmeleri sebebi ile) helâk ettiğimiz her memleketin, tarafımızdan takdir edilmiş (levh-i mahfûzda kayıtlı) bir ecel yazısı vardır.
E. Demiryent 15:4
5
Hiçbir ümmet, ecelini (bir an) öne alamayacağı gibi, onu (bir an) geciktiremez de.
E. Demiryent 15:5
6
(Müşrikler alay ederek) dediler ki: “Ey kendisine Kur’ân vahyedilen (Muhammed)! Sen kesinlikle bir mecnunsun.
E. Demiryent 15:6
7
Eğer doğru söylüyorsan, (gerçekten peygamber isen) bize melekleri getirsene!”
E. Demiryent 15:7
8
(O haddi aşan kâfirler şunu iyi bilsinler ki) biz, melekleri ancak hak (ve hikmet) ile göndeririz. Ve o zaman da onlara artık mühlet verilmez!
E. Demiryent 15:8
9
Şüphesiz ki o zikri (Kur’ân’ı) biz vahyettik ve onu (her türlü tahrifattan) koruyacak olan da elbette biziz.
E. Demiryent 15:9
10
(Resûlüm!) Kasem olsun ki, senden önceki ümmetlerin içinden de (kendilerine hakkı tebliğ eden) peygamberler gönderdik.
E. Demiryent 15:10
11
Onlara ne zaman bir peygamber gelse, mutlaka onunla alay ederlerdi.
E. Demiryent 15:11
12
İşte böylece *biz onu, (müstahak oldukları üzere) kâfirlerin kalbine sokarız.
E. Demiryent 15:12
13
Onlar (kâfirler) kendilerinden önceki (kâfir) lerin başlarına gelenleri bildikleri halde, O’na (Kur’an) ’a inanmazlar.
E. Demiryent 15:13
14
14-15. Şâyet onlara (müşriklere) gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalar (ve semâlardaki melekleri görmüş olsalardı,) “herhalde gözlerimiz boyandı, daha doğrusu bize büyü yapılmış olmalı!” derlerdi (de onlar yine de îmân etmezlerdi.)
E. Demiryent 15:14
15
14-15. Şâyet onlara (müşriklere) gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalar (ve semâlardaki melekleri görmüş olsalardı,) “herhalde gözlerimiz boyandı, daha doğrusu bize büyü yapılmış olmalı!” derlerdi (de onlar yine de îmân etmezlerdi.)
E. Demiryent 15:15
16
Kasem olsun ki biz, gökte (birtakım) burçlar (yıldız kümeleri) yarattık ve (ibretle) bakanlar için onu (göğü) süsledik.
E. Demiryent 15:16
17
Ve onu (göğü) taşlanmış (kovulmuş) her şeytandan koruduk.
E. Demiryent 15:17
18
Ancak (buna rağmen, semâdaki meleklerin konuşmalarını gizlice dinleyerek) kulak hırsızlığı yapan (bir şeytan) olursa, (o zaman) onu parlak bir alev kovalar (yakalar ve yakar).
E. Demiryent 15:18
19
(Kudretimizle) yeryüzünü yayıp, oraya sabit dağlar yerleştirdik ve orada her şeyden, belli bir ölçüde var ettik.
E. Demiryent 15:19
20
Orada hem sizin için hem de rızıkları size ait olmayanlar için (gerekli) geçim vasıtaları yarattık.
E. Demiryent 15:20
21
*Hiçbir şey yoktur ki, onun hazinesi, bizim nezdimizde olmasın. Ancak biz onu (dilediğimiz zaman, takdir ettiğimiz) belirli bir ölçü ile göndeririz.
E. Demiryent 15:21
22
Biz, (yağmur yüklü bulutlar oluşturmak üzere) rüzgârları aşılayıcı olarak gönderdik ve gökten (bulutlar vasıtasıyla) bir su indirdik de onunla su ihtiyacınızı karşıladık. Onu (yağmur suyunu) toplayıp (bulutlarda) depolayan siz değilsiniz. (O suyu kudretimizle, bulutlarda depolayıp, dilediğimiz yere dilediğimiz miktarda yağdıran biziz.)
E. Demiryent 15:22
23
Hiç şüphesiz biz diriltir, biz öldürürüz ve biz (her şeye gerçek) varisleriz
E. Demiryent 15:23
24
Kasem olsun ki, biz, sizden önce gelip geçenleri de biliriz ve (yine) kasem olsun ki, (kıyamete kadar) geri kalanları da (gelecek olanları da) biliriz.
E. Demiryent 15:24
25
Şüphesiz senin Rabbin, onları (diriltip) mahşerde bir araya getirecektir. Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, her şeyi hakkıyla bilendir.
E. Demiryent 15:25
26
Kasem olsun ki, biz (ilk) insanı, kupkuru bir çamurdan, şekillenmiş (kara) balçıktan yarattık.
E. Demiryent 15:26
27
Cinleri de (Âdem’den) daha önce, (insan vücudundaki gözeneklere) nüfuz edebilen, dumansız bir ateşten yarattık.
E. Demiryent 15:27
28
Hani, Rabbin meleklere (ve cin taifesinden olup da o anda melekler arasında bulunan iblîse şöyle) buyurmuştu: “Ben, kupkuru bir çamurdan, şekillenmiş (kara) balçıktan bir insan yaratacağım.”
E. Demiryent 15:28
29
Ben, onu (sûretini/bedenini) düzenlediğim ve (o bedene) yaratmış olduğum rûh ile can verdiğim zaman, (hürmet kastı ile) hemen ona secde edin!”
E. Demiryent 15:29
30
(Bu emrimiz üzerine) meleklerin hepsi (hürmet kastı ile Âdem’e) secde ettiler.
E. Demiryent 15:30