Ana SayfaMealler › Cemil Said
CS

Cemil Said

Cemil Said
Cemil Said meali ile okumaya başla
Mearic 1 / 44
1
1-3. Birisi ’azâb-ı vâki’i istedi. Kâfirlere ’azâb, bülend derece sâhibi olan Allâh’ındır. Kimse bu ’azâbı def’ idemez.
C. Said 70:1
2
1-3. Birisi ’azâb-ı vâki’i istedi. Kâfirlere ’azâb, bülend derece sâhibi olan Allâh’ındır. Kimse bu ’azâbı def’ idemez.
C. Said 70:2
3
1-3. Birisi ’azâb-ı vâki’i istedi. Kâfirlere ’azâb, bülend derece sâhibi olan Allâh’ındır. Kimse bu ’azâbı def’ idemez.
C. Said 70:3
4
4,5. Melekler ve rûh ellibin senelik yolı önünde kat’ ideceklerdir. Yâ Muhammed! Ânların (’azâb suâli ile) istihzâlarına halîmâne sabr iyle.
C. Said 70:4
5
4,5. Melekler ve rûh ellibin senelik yolı önünde kat’ ideceklerdir. Yâ Muhammed! Ânların (’azâb suâli ile) istihzâlarına halîmâne sabr iyle.
C. Said 70:5
6
6,7. Kâfirler kıyâmet gününi imkândan ba’îd görirler, biz ânı yakın göririz.
C. Said 70:6
7
6,7. Kâfirler kıyâmet gününi imkândan ba’îd görirler, biz ânı yakın göririz.
C. Said 70:7
8
8-14. Semânın erimiş tunç gibi ve dağların kırmızıya boyanmış yün parçaları gibi olacağı gün akrabâ karşulaşdırıldıkları halde biri birine hiç bir suâl sormayacakdır. O vakit mücrim ’azâbdan kurtulmak içün çocuklarını, zevcesini, birâderini, kendini seven akrabâsını, dünyâda bulunan bütün mahlûkâtı fedâ itmek isteyecekdir.
C. Said 70:8
9
8-14. Semânın erimiş tunç gibi ve dağların kırmızıya boyanmış yün parçaları gibi olacağı gün akrabâ karşulaşdırıldıkları halde biri birine hiç bir suâl sormayacakdır. O vakit mücrim ’azâbdan kurtulmak içün çocuklarını, zevcesini, birâderini, kendini seven akrabâsını, dünyâda bulunan bütün mahlûkâtı fedâ itmek isteyecekdir.
C. Said 70:9
10
8-14. Semânın erimiş tunç gibi ve dağların kırmızıya boyanmış yün parçaları gibi olacağı gün akrabâ karşulaşdırıldıkları halde biri birine hiç bir suâl sormayacakdır. O vakit mücrim ’azâbdan kurtulmak içün çocuklarını, zevcesini, birâderini, kendini seven akrabâsını, dünyâda bulunan bütün mahlûkâtı fedâ itmek isteyecekdir.
C. Said 70:10
11
8-14. Semânın erimiş tunç gibi ve dağların kırmızıya boyanmış yün parçaları gibi olacağı gün akrabâ karşulaşdırıldıkları halde biri birine hiç bir suâl sormayacakdır. O vakit mücrim ’azâbdan kurtulmak içün çocuklarını, zevcesini, birâderini, kendini seven akrabâsını, dünyâda bulunan bütün mahlûkâtı fedâ itmek isteyecekdir.
C. Said 70:11
12
8-14. Semânın erimiş tunç gibi ve dağların kırmızıya boyanmış yün parçaları gibi olacağı gün akrabâ karşulaşdırıldıkları halde biri birine hiç bir suâl sormayacakdır. O vakit mücrim ’azâbdan kurtulmak içün çocuklarını, zevcesini, birâderini, kendini seven akrabâsını, dünyâda bulunan bütün mahlûkâtı fedâ itmek isteyecekdir.
C. Said 70:12
13
8-14. Semânın erimiş tunç gibi ve dağların kırmızıya boyanmış yün parçaları gibi olacağı gün akrabâ karşulaşdırıldıkları halde biri birine hiç bir suâl sormayacakdır. O vakit mücrim ’azâbdan kurtulmak içün çocuklarını, zevcesini, birâderini, kendini seven akrabâsını, dünyâda bulunan bütün mahlûkâtı fedâ itmek isteyecekdir.
C. Said 70:13
14
8-14. Semânın erimiş tunç gibi ve dağların kırmızıya boyanmış yün parçaları gibi olacağı gün akrabâ karşulaşdırıldıkları halde biri birine hiç bir suâl sormayacakdır. O vakit mücrim ’azâbdan kurtulmak içün çocuklarını, zevcesini, birâderini, kendini seven akrabâsını, dünyâda bulunan bütün mahlûkâtı fedâ itmek isteyecekdir.
C. Said 70:14
15
15-18. Fakat hâyır; muvaffak olamayacakdır. Âteş, dünyâda hakîkate yüz çevirüb giden ve emvâl cem’ idüb hasîslik iden her âdemi yakalayacakdır.
C. Said 70:15
16
15-18. Fakat hâyır; muvaffak olamayacakdır. Âteş, dünyâda hakîkate yüz çevirüb giden ve emvâl cem’ idüb hasîslik iden her âdemi yakalayacakdır.
C. Said 70:16
17
15-18. Fakat hâyır; muvaffak olamayacakdır. Âteş, dünyâda hakîkate yüz çevirüb giden ve emvâl cem’ idüb hasîslik iden her âdemi yakalayacakdır.
C. Said 70:17
18
15-18. Fakat hâyır; muvaffak olamayacakdır. Âteş, dünyâda hakîkate yüz çevirüb giden ve emvâl cem’ idüb hasîslik iden her âdemi yakalayacakdır.
C. Said 70:18
19
19-21. İnsân sabırsız yaradılmışdır. Felâkete düşdiği vakit müstağrak-ı ye’s ve sa’âdete nâil oldığı vakit küstah olur.
C. Said 70:19
20
19-21. İnsân sabırsız yaradılmışdır. Felâkete düşdiği vakit müstağrak-ı ye’s ve sa’âdete nâil oldığı vakit küstah olur.
C. Said 70:20
21
19-21. İnsân sabırsız yaradılmışdır. Felâkete düşdiği vakit müstağrak-ı ye’s ve sa’âdete nâil oldığı vakit küstah olur.
C. Said 70:21
22
22-25. Allâh’dan korkanlar, dâimâ ’ibâdet idenler, emvâlinin bir kısmını sadaka viren ve muhtâc olanlara tahsîs iyleyenler içün böyle olmayacakdır..
C. Said 70:22
23
22-25. Allâh’dan korkanlar, dâimâ ’ibâdet idenler, emvâlinin bir kısmını sadaka viren ve muhtâc olanlara tahsîs iyleyenler içün böyle olmayacakdır..
C. Said 70:23
24
22-25. Allâh’dan korkanlar, dâimâ ’ibâdet idenler, emvâlinin bir kısmını sadaka viren ve muhtâc olanlara tahsîs iyleyenler içün böyle olmayacakdır..
C. Said 70:24
25
22-25. Allâh’dan korkanlar, dâimâ ’ibâdet idenler, emvâlinin bir kısmını sadaka viren ve muhtâc olanlara tahsîs iyleyenler içün böyle olmayacakdır..
C. Said 70:25
26
26-35. Dîn gününi tasdîk idenler, rabbin ’azâbına dûçâr olmayacağından kimsenin emîn olamayacağını düşünerek Allâh’ın ’azâbından havf iyleyenler, ferclerini muhâfaza idenler ve zevceleri ve cariyelerinden mâ’adâ kimse ile zinâ itmeyenler, kendilerine tevdî’ idilen emânetlere hıyânetde bulunmayanlar, ta’ahhüdâtını îfâ idenler, şehâdetlerinde muhikk ve metîn olanlar, ve erkân ve âdâbıyla ’ibâdet idenler kemâl-i ikrâm ile cennete dâhil olacaklardır. (*)
C. Said 70:26
27
26-35. Dîn gününi tasdîk idenler, rabbin ’azâbına dûçâr olmayacağından kimsenin emîn olamayacağını düşünerek Allâh’ın ’azâbından havf iyleyenler, ferclerini muhâfaza idenler ve zevceleri ve cariyelerinden mâ’adâ kimse ile zinâ itmeyenler, kendilerine tevdî’ idilen emânetlere hıyânetde bulunmayanlar, ta’ahhüdâtını îfâ idenler, şehâdetlerinde muhikk ve metîn olanlar, ve erkân ve âdâbıyla ’ibâdet idenler kemâl-i ikrâm ile cennete dâhil olacaklardır. (*)
C. Said 70:27
28
26-35. Dîn gününi tasdîk idenler, rabbin ’azâbına dûçâr olmayacağından kimsenin emîn olamayacağını düşünerek Allâh’ın ’azâbından havf iyleyenler, ferclerini muhâfaza idenler ve zevceleri ve cariyelerinden mâ’adâ kimse ile zinâ itmeyenler, kendilerine tevdî’ idilen emânetlere hıyânetde bulunmayanlar, ta’ahhüdâtını îfâ idenler, şehâdetlerinde muhikk ve metîn olanlar, ve erkân ve âdâbıyla ’ibâdet idenler kemâl-i ikrâm ile cennete dâhil olacaklardır. (*)
C. Said 70:28
29
26-35. Dîn gününi tasdîk idenler, rabbin ’azâbına dûçâr olmayacağından kimsenin emîn olamayacağını düşünerek Allâh’ın ’azâbından havf iyleyenler, ferclerini muhâfaza idenler ve zevceleri ve cariyelerinden mâ’adâ kimse ile zinâ itmeyenler, kendilerine tevdî’ idilen emânetlere hıyânetde bulunmayanlar, ta’ahhüdâtını îfâ idenler, şehâdetlerinde muhikk ve metîn olanlar, ve erkân ve âdâbıyla ’ibâdet idenler kemâl-i ikrâm ile cennete dâhil olacaklardır. (*)
C. Said 70:29
30
26-35. Dîn gününi tasdîk idenler, rabbin ’azâbına dûçâr olmayacağından kimsenin emîn olamayacağını düşünerek Allâh’ın ’azâbından havf iyleyenler, ferclerini muhâfaza idenler ve zevceleri ve cariyelerinden mâ’adâ kimse ile zinâ itmeyenler, kendilerine tevdî’ idilen emânetlere hıyânetde bulunmayanlar, ta’ahhüdâtını îfâ idenler, şehâdetlerinde muhikk ve metîn olanlar, ve erkân ve âdâbıyla ’ibâdet idenler kemâl-i ikrâm ile cennete dâhil olacaklardır. (*)
C. Said 70:30