1
1-6. Tûr-i Sînâ, bir tomara yazılmış kitâb, ma’mûr ma’bed, sakf-ı bülend, dalgalı deniz hakkı içün yemîn iderim
2
1-6. Tûr-i Sînâ, bir tomara yazılmış kitâb, ma’mûr ma’bed, sakf-ı bülend, dalgalı deniz hakkı içün yemîn iderim
3
1-6. Tûr-i Sînâ, bir tomara yazılmış kitâb, ma’mûr ma’bed, sakf-ı bülend, dalgalı deniz hakkı içün yemîn iderim
4
1-6. Tûr-i Sînâ, bir tomara yazılmış kitâb, ma’mûr ma’bed, sakf-ı bülend, dalgalı deniz hakkı içün yemîn iderim
5
1-6. Tûr-i Sînâ, bir tomara yazılmış kitâb, ma’mûr ma’bed, sakf-ı bülend, dalgalı deniz hakkı içün yemîn iderim
6
1-6. Tûr-i Sînâ, bir tomara yazılmış kitâb, ma’mûr ma’bed, sakf-ı bülend, dalgalı deniz hakkı içün yemîn iderim
7
Allâh’ın ’azâbı vâki’dir.
8
Kimse âna mâni’ olamaz.
9
9-12. Semânın temevvüc ile döndiği, dağların seyr ü sefer itdiği gün hayf rasûllerimizi tekzîb idenlerin, bâtıl nutuklar îrâd iyleyenlerin hâline!
10
9-12. Semânın temevvüc ile döndiği, dağların seyr ü sefer itdiği gün hayf rasûllerimizi tekzîb idenlerin, bâtıl nutuklar îrâd iyleyenlerin hâline!
11
9-12. Semânın temevvüc ile döndiği, dağların seyr ü sefer itdiği gün hayf rasûllerimizi tekzîb idenlerin, bâtıl nutuklar îrâd iyleyenlerin hâline!
12
9-12. Semânın temevvüc ile döndiği, dağların seyr ü sefer itdiği gün hayf rasûllerimizi tekzîb idenlerin, bâtıl nutuklar îrâd iyleyenlerin hâline!
13
Ogün ânlar cehennem ateşine atılacaklar.
14
Kendilerine "İşte yalan zan itdiğiniz ateş" dinilecek.
15
Bu bir sihir mi yoksa bir şey görmüyor mısınız?
16
Bu ateş ile yanınız! Bu ’azâba yâ sabr idiniz yâ itmeyiniz, sizin içün te’sîri birdir. İşte bu ’azâb yapdıklarınızın cezâsıdır.
17
17,18. Allâh’dan korkanlar cennet-i na’îmde rabbinizin hediyeleriyle mütena’’im olacaklardır. Rableri ânları ateş ’azâbından masûn ider.
18
17,18. Allâh’dan korkanlar cennet-i na’îmde rabbinizin hediyeleriyle mütena’’im olacaklardır. Rableri ânları ateş ’azâbından masûn ider.
19
Âfiyetle ekl idiniz, içiniz! Bu sizin a’mâlinizin mükâfâtıdır.
20
Ânlar saf saf serîrlerde oturacaklar ve iri siyah gözli hûriler ile tezvîc olunacaklardır.
21
Îmân idüb de zürriyetleri de kendilerine ittibâ’ idenler çocuklarına kavuşacaklardır. Ânların a’mâl-i hasenesinden hiç bir şey gâib olmayacakdır. Herkes kendi a’mâli ile merhûndur.
22
Biz ânlara arzu itdikleri meyveleri ve etleri mebzûlen vireceğiz.
23
Meşrû’bat kasesi dolaşdırılacak ve hiç bir münâsebetsizliği ve günâhı mûcib olmayacakdır.
24
Ânların etrâfında sadefde beslenmiş inciler gibi gılmânlar dolaşacakdır.
25
Biri birilerine karşu oturub suâller te’âtî ideceklerdir.
26
"Biz vaktiyle ’âilelerimiz içün müşfik idik."
27
"Allâh da bizim içün müşfik oldı, bizi zehir gibi ’azâbdan masûn iyledi."
28
"Vaktiyle biz Allâh’a ’ibâdet ider idik. Allâh müşfik ve rahîmdir."
29
(Yâ Muhammed!) Rabbinin lütfuyla sen va’zında devâm it, sen ne bir kâhin ne de bir mecnûnsun.
30
30,31. "Bu bir şâ’irdir, cilve-i devrâna muntazır olalım" dirler ise "Peki muntazır olun, ben de sizin ’âkıbetinize muntazır olurum" cevâbını vir.
Sonraki 19 ayet →