Ana SayfaMealler › Cemil Said
CS

Cemil Said

Cemil Said
Cemil Said meali ile okumaya başla
Maide 1 / 120
1
Ey mü’minler! Akâidinize sâdık olunız sürünüzü teşkîl iden hayvânâtı ekl itmek size mübahdır. Lâkin hacı libâsını lâbis oldığınız vakit avda öldürülmesi memnû’ olan hayvânâtı ekl itmeyiniz. SAllâh dilediği gibi hüküm ider.
C. Said 5:1
2
Ey mü’minler haccın şerâit ve ’ibâdâtını ve şeh-i harâmın hürmetini bozmayınız kurbâna ve ânın işârâtına ri’âyet idiniz. Beytü’l Harâm’da Allâh’ın ’inâyet ve rızâsını tahsîl içün çalışanlara hürmet idiniz. Hac bitdikden sonra sayd idebilürsiniz. Mescidü’l Harâm’dan sizi uzaklaşdırmağa uğraşanlar ’aleyhindeki kininiz sizi haksız mu’âmelâta sevk itmesün biri birinize karşu takvâda ve fezâil husûsunda mu’âvenet idiniz lâkin fenâlıkda ve haksızlıkda yardım itmeyiniz Allâh’dan korkınız çünki Allâh’ın ’azâbı şedîddir.
C. Said 5:2
3
Ölmüş hayvân eti ve kan ve hınzır eti ve Allâh’dan gayrı bir isimle (yani besmelesiz) öldürülmüş her hayvânın eti ve boğulmuş veyâ tokmakla öldürülmüş ve yâhud düşerek veyâ boynuz darbesiyle gebermiş veyâ vahşî hayvân tarafından kısmen yenilmiş ve kesilerek temizlenmemiş hayvân etleri size harâmdır. Oklar vâsıtasıyla tefe’ül iderek bu etleri taksîm itmeyiniz bu bir fıskdır sizin dîninizi inkâr idenler me’yûs olacaklardır ânlardan korkmayınız benden korkınız. Bugün dininizi ikmâl ve hakkınızdaki ni’metimi itmâm itdim size İslâm dînini virdim açlık hasebiyle sû-i niyete makrûn olmaksızın didiklerimize muhâlefeten bir şey ekl iden ’afva mazhar olur zîrâ Allâh gafûr ve rahîmdir.
C. Said 5:3
4
Sana helâl olan şeyleri soracaklardır. Di ki: "İyi şeyler size helâldir." Ta’lîm itdirdiğiniz hayvânât ile sayd itdikleriniz ve Allâh’dan size bildirilen ’ilim ile urdığınız av etleri size helâldir. Bu av mahsûllerini besmele ile ekl idiniz Allâh’dan korkınız zîrâ Allâh seri’ul hisâbdır.
C. Said 5:4
5
Bugün her iyi şey size helâldir, ehl-i kitâbın gıdâsı size ve sizinkiler ânlara helâldir, mü’minlerin ve sizden evvel kitâba nâil olanların nâmuslı kızlarını nikâhlarını virmek şartıyla tezvîc idebilürsiniz âşikâr ve gizli zinâdan ictinâb idiniz ahkâm-ı İslâmiyeyi inkâr idenler amellerinin mükâfâtını gâib iderler ve âhiretde bedbaht olurlar.
C. Said 5:5
6
Ey mü’minler, namâz kılacağınız vakit yüzünizi ve ellerinizi dirseklere kadar yıkayınız başınıza mesh viriniz ve ayaklarınızı topuklara kadar yıkayınız. Kadınlarınız ile münâsebât-ı cinsiyede bulundığınız vakit temizleniniz [1] hasta veyâ seyhatde bulundığınız zamân su bulamaz iseniz yüzünizi ve ellerinizi temiz bir toprakla ovınuz, Allâh size ağır yük tahmîl itmek istemez fakat sizi pâk idüb hakkınızdaki ni’metlerini tezyîd iyler tâ ki müteşekkir olasınız.
C. Said 5:6
7
Bu lütuflarını tahattur idiniz ve siz: "İşitdik ve itâ’at itdik" didiğiniz zamân mîsâk-ı yâd iyleyiniz, Allâh’dan korkınız zîrâ kalblerinizin içini bilür.
C. Said 5:7
8
Ey mü’minler şehâdetde bulundığınız vakit Allâh’a karşu doğrı olınız ve kin ve garaz sizi haksızlığa sevk itmesun ’âdil olunuz adâlet takvaya yakındır, Allâh’dan korkınız zîrâ a’mâlinizi bilür.
C. Said 5:8
9
Îmân idenlere ve a’mâl-i sâlihada bulunanlara Allâh’ın va’adleri vardır, mağfiret ve ’azîm mükâfât ânları bekler.
C. Said 5:9
10
Küfür ile bizim âyetlerimizi inkâr idenler ateşde yanacaklardır.
C. Said 5:10
11
Ey mü’minler Allâh’ın ni’metlerini zikr idiniz müşrikler kollarını sizin üzerinize kaldırdıkları zamân Allâh ânların kollarını çekdi. Allâh’dan korkınız hakîki mü’minler Allâh’a tevekkül iderler.
C. Said 5:11
12
Allâh Benî İsrâîl’in mîsâkını kabûl itdi. Ânlara oniki âmir gönderdi. Didi ki: "Ben sizinle berâber olacağım namâz kılar iseniz, zekât virir iseniz ve gönderdiğim rasûllere îmân ider iseniz, o rasûllere yardım ider iseniz, Allâh’a bir güzel karz virir iseniz, sizin seyyiâtınıza mağfiret ideceğim ve sizi nehirler ile sulanmış cennetlere idhâl iyliyeceğim" Fakat bu ihtârâtdan sonra dahî küfür idenler doğrı yoldan ayrıldılar.
C. Said 5:12
13
Mîsâklarını nakz itdiler. Biz de ânlara la’net itdik, kalblerini katılaşdırdık kitâbların kelimelerini tahrîf idiyorlar ve kendilerine öğretilen şeylerin bir kısmını unutuyorlar. Ânların hîlelerini zâhire ihrâc itmekden fâriğ olmıya pek çoğı hâinlik idiyorlar. Fakat sen ânlara ’afv ve safh ile mu’âmele it Allâh muhsinleri sever.
C. Said 5:13
14
Biz nasârâyız diyenlerin dahî mîsâklarını aldık. Fakat ânlar da bizim âyetlerimizin bir kısmını unutdılar, biz ânların beynine ’adâvet ve buğz ilkâ iyledik kıyâmet güni Allâh ânlara yapdıklarını bildirecekdir, cezâsını virecekdir.
C. Said 5:14
15
Ey ehl-i kitâb! Bizim rasûlümüz sizin ihfâ iylediğiniz bir çok şeyleri zâhire çıkardı ve bir çoklarını da ’afv itdi. Allâh’dan size nûr ve kitâb-ı mübîn (Kur’an) geldi.
C. Said 5:15
16
Bu kitâb ile Allâh selâmet yolunda rızâsına tâbi’ olanları irşâd idecekdir. Ânları zulumâtdan nûra ihrâc idecek ve doğrı yola sevk iyliyecekdir.
C. Said 5:16
17
Meryem’in oğlı Mesîh Allâh’dır diyenler küfr iderler ânlara di ki: "Allâh Mesîh’i ve vâlidesi Meryem’i ve kürre-i arzdaki bütün ümmetleri helâk itse kim mâni’ olabilür." Semâvât ve arz ve diğer mevcûdât Allâh’ın mülkidir istediğini yapar, her şeye kâdirdir.
C. Said 5:17
18
Yahûdîler ve Nasârâ "Biz Allâh’ın evlâdı ve sevgilisiyiz" didiler ânlara di ki: "Öyle ise günâhlarınızdan dolayı niçün size ’azâb idiyor? Siz halk itdiği insânların bir kısmısınız" Allâh dilediği gibi ’afv ider ve ’azâb iyler. Allâh semâvâtın ve arzın ve diğer mevcûdâtın mâlikidir. Her şey âna rücû’ idecekdir.
C. Said 5:18
19
Ey Ehl-i Kitâb! Bizim rasûlümüz size peygamberler bulunmadığı hengâmda ahkâm-ı İslâm’ı bildirecekdir. "Allâh’ın va’adlerini ve tehdîdlerini bize bildirecek rasûl gelmiyor" diyemiyeceksiniz işte rasûl içinizdedir, Allâh her şeye kâdirdir.
C. Said 5:19
20
20, 21, 22. Mûsâ kavmine "Ey kavmim Allâh’ın size olan ni’metlerini tahattur idiniz sizin içinizden enbiyâ zuhûr itdi. Allâh size büyük ni’metler virdi size itdiği lütufları kimseye yapmadı. Ey kavmim size Allâh’ın ta’yîn itdiği arz-ı mukaddese dâhil olunuz geriye dönmeyiniz. Sizi felâket istikbâl ider." didiği vakit "Yâ Mûsâ orada bir kavm-i cabbâr oturuyor. Ânlar orada bulundukca biz girmeyiz ânlar çıkarlar ise biz dâhil oluruz" didiler.
C. Said 5:20
21
20, 21, 22. Mûsâ kavmine "Ey kavmim Allâh’ın size olan ni’metlerini tahattur idiniz sizin içinizden enbiyâ zuhûr itdi. Allâh size büyük ni’metler virdi size itdiği lütufları kimseye yapmadı. Ey kavmim size Allâh’ın ta’yîn itdiği arz-ı mukaddese dâhil olunuz geriye dönmeyiniz. Sizi felâket istikbâl ider." didiği vakit "Yâ Mûsâ orada bir kavm-i cabbâr oturuyor. Ânlar orada bulundukca biz girmeyiz ânlar çıkarlar ise biz dâhil oluruz" didiler.
C. Said 5:21
22
20, 21, 22. Mûsâ kavmine "Ey kavmim Allâh’ın size olan ni’metlerini tahattur idiniz sizin içinizden enbiyâ zuhûr itdi. Allâh size büyük ni’metler virdi size itdiği lütufları kimseye yapmadı. Ey kavmim size Allâh’ın ta’yîn itdiği arz-ı mukaddese dâhil olunuz geriye dönmeyiniz. Sizi felâket istikbâl ider." didiği vakit "Yâ Mûsâ orada bir kavm-i cabbâr oturuyor. Ânlar orada bulundukca biz girmeyiz ânlar çıkarlar ise biz dâhil oluruz" didiler.
C. Said 5:22
23
Allâh’dan korkan ve Allâh’ın in’âmına nâil olan iki kişi "Şehrin kapusına kadar gidiniz, oradan dâhil olur olmaz gâlib olursunuz eğer mü’min iseniz Allâh’a tevekkül idiniz" didi.
C. Said 5:23
24
Yine kavmi: "Yâ Mûsâ oradaki halk çıkmadıkca kat’iyyen oraya girmeyiz sen rabbin ile git muhârebe it biz burada kalacağız" didiler.
C. Said 5:24
25
Mûsâ, Yâ rabbi didi, benim hükmüm yalnız kendime ve birâderime geçiyor benimle bu fâsık kavmin beynini fasl it. [1]
C. Said 5:25
26
Ânın üzerine Allâh Mûsâ’ya "Bu arzdan ânlar kırk sene mahrûm olacaklar ve çölde kalacaklardır, sen bu fâsık kavim içün endişenâk olma." didi.
C. Said 5:26
27
27, 28, 29. Yâ Muhammed kurbân viren Âdem ’aleyhisselâmın oğullarının hikâyesini ânlara anlat. Birinin kurbânı kabûl olundı diğerininki kabûl olunmadı bu sonraki kardaşına "Ben seni öldüreceğim" didi. O da "Ben ne yapayım Allâh yalnız kendinden korkan âdemlerin kurbânını kabûl ider. Beni katl itmek içün elini uzatsan bile ben elimi seni katl itmek içün uzatmıyacağım. Çünki ben âlemin rabbi olan Allâh’dan korkarım. Sen benim ve kendinin günâhlarımızı yalnız yüklen ve zâlimlerin mükâfâtı olan "ehl-i cehennem ol" cevâbını virdi.
C. Said 5:27
28
27, 28, 29. Yâ Muhammed kurbân viren Âdem ’aleyhisselâmın oğullarının hikâyesini ânlara anlat. Birinin kurbânı kabûl olundı diğerininki kabûl olunmadı bu sonraki kardaşına "Ben seni öldüreceğim" didi. O da "Ben ne yapayım Allâh yalnız kendinden korkan âdemlerin kurbânını kabûl ider. Beni katl itmek içün elini uzatsan bile ben elimi seni katl itmek içün uzatmıyacağım. Çünki ben âlemin rabbi olan Allâh’dan korkarım. Sen benim ve kendinin günâhlarımızı yalnız yüklen ve zâlimlerin mükâfâtı olan "ehl-i cehennem ol" cevâbını virdi.
C. Said 5:28
29
27, 28, 29. Yâ Muhammed kurbân viren Âdem ’aleyhisselâmın oğullarının hikâyesini ânlara anlat. Birinin kurbânı kabûl olundı diğerininki kabûl olunmadı bu sonraki kardaşına "Ben seni öldüreceğim" didi. O da "Ben ne yapayım Allâh yalnız kendinden korkan âdemlerin kurbânını kabûl ider. Beni katl itmek içün elini uzatsan bile ben elimi seni katl itmek içün uzatmıyacağım. Çünki ben âlemin rabbi olan Allâh’dan korkarım. Sen benim ve kendinin günâhlarımızı yalnız yüklen ve zâlimlerin mükâfâtı olan "ehl-i cehennem ol" cevâbını virdi.
C. Said 5:29
30
O ise hırsına tâbi’ olarak birâderini katle kadar vardı, dûçâr-ı hüsrân oldı.
C. Said 5:30