Ana SayfaMealler › Cemil Said
CS

Cemil Said

Cemil Said
Cemil Said meali ile okumaya başla
Muhammed 1 / 38
1
Îmân itmeyüb diğerlerini de tarîk-i mustakîmden inhirâf itdirenlerin a’mâllerini Allâh ibtâl ider.
C. Said 47:1
2
Îmân idenlerin ve a’mâl-i sâlihada bulunanların ve rabbinden Muhammed’e nâzil olan hak kelâma inananların Allâh seyyiâtını ’afv idecek ve hallerini ıslâh iyleyecekdir.
C. Said 47:2
3
Bu böyle olacakdır. Çünki küfür idenler bâtıla i’tikâd itdiler ve îmân idenler rablerinden gelen hakka tâbi’ oldılar, işte Allâh insânlara böyle mesel darb ider.
C. Said 47:3
4
Muhârebede kâfirlere rast geldiğiniz vakit boyunlarını urınız hepsini imhâ idiniz ve esîrleri emîn sûretde bağlayınız. Sonra muhârebe bitdiği vakit yâ bilâ-’ivaz ve yâhud fidye-i necât ile serbest bırakınız. Böyle hareket idiniz. Eğer Allâh istemiş olsa idi cenksiz ânları tenkîl iderdi. Lâkin Allâh sizi tecziye itmek üzere muhârebeye sevk iyliyor. Allâh yolunda şehîd olanların âsârını Allâh zâyi’ itdirmez.
C. Said 47:4
5
5,6. Ânları tarîk-i hidâyete sevk, hallerini ıslâh ve ta’rîf itdiği cennete idhâl iyleyecekdir.
C. Said 47:5
6
5,6. Ânları tarîk-i hidâyete sevk, hallerini ıslâh ve ta’rîf itdiği cennete idhâl iyleyecekdir.
C. Said 47:6
7
Ey mü’minler! Allâh’a müzâheret iderseniz Allâh da size nusret ve kademlerinize kuvvet bahş ider.
C. Said 47:7
8
Kâfirlerin helâk olması ve ’amellerinim ibtâl idilmesi mukarrerdir.
C. Said 47:8
9
Bunun sebebi Allâh’dan nâzil olanları kerhen telâkkî iylemeleridir. ’Amelleri hebâ olacakdır.
C. Said 47:9
10
Arz üzerinde gezmediler mi? Allâh’ın kendilerinden evvelkileri nasıl kahr iylediğini ve ’âkıbetleri ne oldığını görmediler mi? Kâfirler de ’aynı ’âkıbete uğrayacakdır.
C. Said 47:10
11
Zîrâ Allâh mü’minlerin velîsidir ve kâfirlerin velîsi yokdur.
C. Said 47:11
12
Allâh; îmân idüb a’mâl-i sâlihada bulunanları nehirler ile iskâ idilmiş bağçelere idhâl idecekdir. (*)
C. Said 47:12
13
Seni çıkardıkları Mekke’den daha mu’azzam ne kadar karyeleri helâk iyledik, kimse imdâdlarına yetişemedi.
C. Said 47:13
14
Rabbin âyâtına ittibâ’ iden ile sû-i a’mâline ve hevesâtına tâbi’ olan ’aynı mu’âmeleye mazhar olur mı?
C. Said 47:14
15
Allâh’dan korkanlara va’d olunan cennetde hiç suyı ta’affün itmeyen nehirler, ta’âmı hiç bozulmayan süt ve tatlı meşrû’bat ve saf bal nehirleri ve her dürlü meyveleri vardır. Muttakîlerin günâhları rableri tarafından ’afv olunacakdır. Halbuki ebedî ateş ’azâbına mahkûm olanın meşrû’batı bağırsağını yakacak bir kaynar su olacakdır.
C. Said 47:15
16
Yâ Muhammed! Ânlardan ba’zıları gelüb seni dinlerler. Halbuki senin yanından gitdikden sonra sâhib-i ’ilim olanlara "Bu ne söylüyor?" dirler. Ânların kalbleri üzerine Allâh mühür vaz’ itmişdir, hevâ ve heveslerine tâbi’ olurlar.
C. Said 47:16
17
Tarîk-i hidâyeti ta’kîb idenlere Allâh yardım ider. Neden ictinâb itmeleri lâzım geldiğini Allâh ânlara gösterir.
C. Said 47:17
18
Neye intizâr idiyorlar? Bağteten gelecek olan sâ’ate mi? Zâten o günün ba’zı ’alâmâtı belürdi, lâkin bu haberler ânlara fâide virmez.
C. Said 47:18
19
Allâh’dan başka Allâh oldığını bil, ândan kendi günâhlarının ve kadın, erkek bilcümle mü’minlerin günâhlarının ’afvını taleb it. Allâh sizin kâffe-i harekâtınızı ve nerede mekân kılacağınızı bilür.
C. Said 47:19
20
20,21. Mü’minler "Kâşki cihâd hakkında bir sûre nâzil ola idi" dirler. Lâkin muhârebeyi emr iden kat’iyyu’l müfâd bir sure nâzil oldığı vakit kalbleri marîz olanların sana ölüm korkusıyla bîtâb düşmüş gibi bakdıklarını görirsin. Halbuki itâ’at ve ’azîm izhârıyla Allâh’a sadâkât haklarında daha hayırlı olur.
C. Said 47:20
21
20,21. Mü’minler "Kâşki cihâd hakkında bir sûre nâzil ola idi" dirler. Lâkin muhârebeyi emr iden kat’iyyu’l müfâd bir sure nâzil oldığı vakit kalbleri marîz olanların sana ölüm korkusıyla bîtâb düşmüş gibi bakdıklarını görirsin. Halbuki itâ’at ve ’azîm izhârıyla Allâh’a sadâkât haklarında daha hayırlı olur.
C. Said 47:21
22
(Ey Münâfıklar) Hâkim olsanız eski fezâhatınıza ’avdet ile rû-yı arzda fesâd çıkarmak, kat-’ı irhâm ve sefk-i dimâ iylemek sizden me’mûl değil midir?
C. Said 47:22
23
Bunlar Allâh’ın la’net itdiği ve kör ve sağır bırakdıklarıdır.
C. Said 47:23
24
Bunlar Kur’ân’ı işidüb tefekkür itmezler mi? Yoksa kalblerinin üzerine kilid mi konulmuşdur?
C. Said 47:24
25
Tarîk-i hidâyet kendilerine gösterildikden sonra eski dalâletlerine ’avdet idenleri şeytân tahrîk ve sevk ider.
C. Said 47:25
26
Allâh’ın inzâl iylediği kitâba nefretle bakanlara: "Biz size ba’zı şeylerde itâ’at idelim" dirler. Allâh ânların gizli fikirlerini bilür.
C. Said 47:26
27
Melekler ânların ervâhını kabz idüb yüzlerine ve arkalarına urdukları vakit halleri ne olacakdır?
C. Said 47:27
28
Allâh’ın istemediği şeyleri icrâ ve Allâh’ın râzı oldığı şeylerden ictinâb idenlerin mücâzâtı böyle olacakdır. Allâh ânların a’mâlini ibtâl idecekdir.
C. Said 47:28
29
Kalbleri mariz olanlar fenâlıkları Allâh tarafından meydâna çıkarılmaz mı zan idiyorlar?
C. Said 47:29
30
Eğer istese idik ’alâmetleri sana gösterir, sana bildirir idik. Sen ânları sözlerinin edâsından teşhis idersin. Allâh a’mâlinizi bilür.
C. Said 47:30