Ana SayfaMealler › Cemil Said
CS

Cemil Said

Cemil Said
Cemil Said meali ile okumaya başla
Şura 1 / 53
1
Hâ Mîm.
C. Said 42:1
2
’Ayn Sîn Kâf.
C. Said 42:2
3
’Azîz ve hakîm olan Allâh senden evvel gelenlere oldığı gibi sana vahy iyledi.
C. Said 42:3
4
Semâvâtda ve arzda ne var ise ânındır ’âlî ve ’azîmdir.
C. Said 42:4
5
’Azametine karşu az kaldı gökler arzların fevkinde yarılacaklardı. Melekler hamd iderler dünyâ sükânı içün istiğfâr iylerler. Allâh gafûr ve rahîmdir.
C. Said 42:5
6
Allâh kendinden başkalarını velî ittihâz idenleri taht-ı nezâretinde tutar. Yâ Muhammed! Sen ânların ’aleyhine tedbir almağa me’mûr değilsin.
C. Said 42:6
7
Sana Kur’ân’ı ’arabca vahy iyledik ki şehirlerin vâlidesini (Mekke’yi) ve civâr ahâlîyi haberdâr idesin ve geleceğine şek ve şübhe olmayan kıyâmet gününi ânlara ihtâr idesin o gün insânların bir kısmı cehenneme gidecekdir.
C. Said 42:7
8
Eğer Allâh istese idi yalnız bir millet yaratır idi fakat istediğine rahmet idecek ve zâlimlerin hiç velîsi hiç bir müdâfi’i bulunmayacakdır.
C. Said 42:8
9
Allâh’dan başkasını velî mi ittihâz idecekler? Hakîki velî Allâh’dır o yaşatır o öldürür o her şeye kâdirdir.
C. Said 42:9
10
İhtilâfları ne olur ise olsun hüküm yalnız Allâh’ındır, O Allâh rabbimdir. Ben âna tevekkül itdim ve âna rücû’ ideceğim.
C. Said 42:10
11
Semâvâtın ve arzın bânîsi olan Allâh sizden oldığı gibi hayvânâtdan da çiftler yaratdı ve bu vecihle sizi teksîr idiyor. Allâh’ın misli yokdur her şeyi işidir, görir.
C. Said 42:11
12
Semâvât ve arzın anahtarları andadır istediğine bir mikdâr virir çünki her şeyin (hayırlısını) bilür.
C. Said 42:12
13
Sizin içün bir dîn te’sîs ve Nûh’a beyân iyledi. Yâ Muhammed! Sana vahy iden de odur, bu dîni İbrâhîm’e, Mûsâ’ya ve ’Îsâ’ya vahy itmişdik bu dîne ri’âyet idiniz fırkalara taksîm olmayınız bu dîn müşriklere büyük bir elem oldı. Allâh senin da’vet itdiğin bu dîn içün istediğini intihâb iyler ve kendine rücû’ idenleri hidâyete sevk ider.
C. Said 42:13
14
’İlme nâil oldukları vakit sâika-i hased ile fırkalara taksîm olundılar. Allâh’ın ’azâbını vakt-i mu’ayyene ta’lîk iden kelâmı sebkat itmiş olmaya idi ânların haklarında hüküm olunur idi, ehl-i kitâbdan sonra Kur’ân’a vâris oldılar fakat şübhe idiyorlar bu şübhe töhmete ilkâ idici bir şübhedir.
C. Said 42:14
15
Sen ânları bu dine da’vet it, o almış oldığın emir mûcibince müstakîmâne hareket iyle, ânların üzerlerine mümâşât itme, ânlara di ki: "Ben Allâh’ın inzâl iylediği kitâba inanırım, sizin beyninizde ’âdilâne hükm itmek içün emir aldım, Allâh benim ve sizin rabbinizdir. Benim de a’mâlim vardır sizin de a’mâliniz vardır, beynimizde hüccete hâcet yokdur. Allâh hepimizi cem’ idecek çünki hepimiz âna rücû’ ideceğiz.
C. Said 42:15
16
Allâh’a itâ’at itdikden sonra Allâh üzerine münâkaşa idenlerin hüccetleri bâtıldır. Allâh’ın gazabı ve ’azâb-ı şedîd ânlar içündir.
C. Said 42:16
17
Kitâbı ve mîzân-ı ’adli inzâl iden odur, sâ’atin karîb olub olmadığını kim sana bildirebilür? Belki karîbdir.
C. Said 42:17
18
Âna inanmayanlar (makâm-ı istihzâda) isti’câl idiyorlar. İnananlar düşündükce titreyorlar çünki sahîh geleceğini biliyorlar, bu sâ’atin vurûdundan şübhe idenler ne kadar ba’îd bir dalâletdedirler?
C. Said 42:18
19
Allâh ’ibâdına karşu lütufkârdır istediğine rızık virir, kavî ve ’azîzdir.
C. Said 42:19
20
Âhiret tarlasına ekenlerin tarlalarını büyülteceğiz, dünyâ tarlasına ekenler de rızka nâil olacaklardır. Fakat ânların âhiretde nasîbi yokdur.
C. Said 42:20
21
Allâh’a şerîk koşdukları ma’bûdlar ile mi Allâh’ın izin virmediği dîni telkîn idecekler? Eğer Allâh ’azâbı te’hîr itmemiş ola idi çokdan zâlimler mahkûm olur idi çünki ânlara ’azâb-ı elîm mukarrerdir.
C. Said 42:21
22
Bir gün zâlimlerin ’amellerinden dolayı titrediklerini göreceksin ’azâb ânlara irişecekdir. Lâkin îmân idüb a’mâl-i sâlihada bulunanlar cennetin şukûfezârlarında ikāmet idecekler ve rableri tarafından her arzularına nâil idileceklerdir. Bu bir lütf-u ’azîmdir.
C. Said 42:22
23
İşte Allâh îmân idüb a’mâl-i sâlihada bulunanlara bunları tebşîr idiyor. Ânlara di ki: "Size olan teblîgâtım içün ücret olarak yalnız Kur’ân’a muhabbetinizi istiyorum" A’mâl-i hasenede bulunanların hasenâtını tezyîd ideceğiz. Allâh gafûr ve hasenâta karşu şekûrdür.
C. Said 42:23
24
(Muhammed) Allâh’a iftirâda bulundı, yalan uydurdı mı diyecekler? Allâh istese senin kalbine mühür urır idi çünki bâtılı ref’ ve kelimâtının hakîkatini izhâr ider, kalblerin esrârını bilür.
C. Said 42:24
25
’İbâdının tevbesini kabûl ve seyyiâtını ’afv iden odur, yapdıklarınızı kâmilen bilür.
C. Said 42:25
26
Îmân idüb a’mâl-i sâlihada bulunanların du’âsını kabûl ve ânlara lütuflarını ibzâl ider. Kâfirlere ’azâb-ı şedîd mukarrerdir.
C. Said 42:26
27
Eğer Allâh insânlara bol bol erzâk ihsân ide idi arz üzerinde insânlar mütekebbir ve müfsid olurlar idi halbuki istediği ve takdîr itdiği nisbetde virir. Zîrâ ’ibâdının ahvâlinden haberdârdır, ânları görir.
C. Said 42:27
28
İnsânların ümîdlerini kat’ itdikleri bir zamânda kesretli bârân gönderen odur. Bu vecihle rahmetini ibzâl idiyor. Pür-şân ve şeref bir hâmîdir.
C. Said 42:28
29
Semâvâtın ve arzın ve ânlarda olan hayvânâtın yaratılması Allâh’ın mu’cizelerindendir. İstediği vakit ânları cem’a kâdirdir.
C. Said 42:29
30
Size ’ârız olan musîbetleri kendiniz celb idiyorsunuz. Lâkin çoğını ’afv idiyor.
C. Said 42:30