Ana SayfaMealler › Cemil Said
CS

Cemil Said

Cemil Said
Cemil Said meali ile okumaya başla
Mümin 1 / 85
1
Hâ Mîm. (*)
C. Said 40:1
2
2,3. Kitâb, günâhları ’afv iden, tevbeyi kabûl iyleyen ve ’âsîlere ’azâbı şedîd (aynı zamânda) olan ’azîz ve ’âlim Allâh tarafından nâzil olmuşdur. İn’âm ve ihsânı vâsi’dir, ândan başka Allâh yokdur, her şeyin rucû’u ânadır.(*)
C. Said 40:2
3
2,3. Kitâb, günâhları ’afv iden, tevbeyi kabûl iyleyen ve ’âsîlere ’azâbı şedîd (aynı zamânda) olan ’azîz ve ’âlim Allâh tarafından nâzil olmuşdur. İn’âm ve ihsânı vâsi’dir, ândan başka Allâh yokdur, her şeyin rucû’u ânadır.(*)
C. Said 40:3
4
Kâfirler Allâh’ın âyâtı hakkında mücâdele iderler. Ânların beldelerde kâr u kesbi seni aldatmasun.
C. Said 40:4
5
Ânlardan evvel Nûh’ın kavmi ânı tekzîb itdiler. Ândan sonra da bir çok ümmetler ’aynını yapdılar. Her ümmetin kâfirleri rasûlleri ’aleyhine fesâd tertîb itdi, ânları cebren ellerine almak istiyorlar idi. Bâtıl kuvvetiyle hakka galebe içün mücâdele idiyorlar idi. Lâkin ben anları zabt itdim, tâ ki ’azâbımın nasıl oldığını görsünler.
C. Said 40:5
6
İşte küfür idenlere karşu senin rabbinin hükmi böyle icrâ olunur ânlar ateşe sevk olunacaklardır.
C. Said 40:6
7
7,8,9. ’Arşı taşıyanlar, âna tavaf idenler, Allâh’a inananlar, hamd ve senâ iyleyenler ve mü’minler içün merhametini istid’â iyleyen melekler dirler ki: "Ya rabbî senin rahmetin ve ’ilmin her şeyi ihâta ider sana rücû’ idenleri senin yolunı ta’kîb iyleyenleri ’afv it, ’azâb-ı elîmdem kurtar, va’d itdiğin vecihle ânları ’adn cennetlerine idhâl iyle ve akrabâlarından, zevcelerinden, çocuklarından a’mâl-i sâlihada bulunanları dahî birlikde idhâl it. Sen ’azîz ve hakîmsin ânları seyyiâtdan muhâfaza iyle, senin kıyâmet gününde hakkında rahmetini ihsân ideceğin, necât-ı ’azîme mazhar olur."
C. Said 40:7
8
7,8,9. ’Arşı taşıyanlar, âna tavaf idenler, Allâh’a inananlar, hamd ve senâ iyleyenler ve mü’minler içün merhametini istid’â iyleyen melekler dirler ki: "Ya rabbî senin rahmetin ve ’ilmin her şeyi ihâta ider sana rücû’ idenleri senin yolunı ta’kîb iyleyenleri ’afv it, ’azâb-ı elîmdem kurtar, va’d itdiğin vecihle ânları ’adn cennetlerine idhâl iyle ve akrabâlarından, zevcelerinden, çocuklarından a’mâl-i sâlihada bulunanları dahî birlikde idhâl it. Sen ’azîz ve hakîmsin ânları seyyiâtdan muhâfaza iyle, senin kıyâmet gününde hakkında rahmetini ihsân ideceğin, necât-ı ’azîme mazhar olur."
C. Said 40:8
9
7,8,9. ’Arşı taşıyanlar, âna tavaf idenler, Allâh’a inananlar, hamd ve senâ iyleyenler ve mü’minler içün merhametini istid’â iyleyen melekler dirler ki: "Ya rabbî senin rahmetin ve ’ilmin her şeyi ihâta ider sana rücû’ idenleri senin yolunı ta’kîb iyleyenleri ’afv it, ’azâb-ı elîmdem kurtar, va’d itdiğin vecihle ânları ’adn cennetlerine idhâl iyle ve akrabâlarından, zevcelerinden, çocuklarından a’mâl-i sâlihada bulunanları dahî birlikde idhâl it. Sen ’azîz ve hakîmsin ânları seyyiâtdan muhâfaza iyle, senin kıyâmet gününde hakkında rahmetini ihsân ideceğin, necât-ı ’azîme mazhar olur."
C. Said 40:9
10
Kâfirlere o gün bir sadâ "Allâh’ın size karşu ’adâveti sizin nefsinize nefsinize karşu olan ’adâvetinizden daha büyükdür zîrâ siz îmâna da’vet olundığınız halde îmân itmediniz." diyecekdir.
C. Said 40:10
11
Kâfirler "Yâ rabbî sen bizi iki def’a öldürdün iki def’a diriltdin, buradan kurtulmak içün yol yok mıdır? Biz günâhlarımızı i’tirâf idiyoruz." cevâbını vireceklerdir.
C. Said 40:11
12
İşte size Allâh’ın yegâne Allâh oldığı söylendiği vakit inanmayub da Allâh’a şirk koşdığınız içün hâliniz böyle olacakdır. Hükm-ü kat’î ’âlî ve kebîr olan Allâh’ındır." dinilecekdir.
C. Said 40:12
13
Âyâtını size izhâr iden ve size semâdan rızık gönderen odur. Fakat yalnız Allâh’a itâ’at iden tefekkür ider.
C. Said 40:13
14
Kâfirlere ne kadar kerîh gelir ise gelsün siz hulûs ile Allâh’a ’ibâdet idiniz.
C. Said 40:14
15
Allâh en büyük derecelerden yüksek ’arş-ı a’lâ sâhibidir. Emriyle ’ibâdından istediğine kıyâmet gününi ihbâr içün rûh telkîn (vahy) ider.
C. Said 40:15
16
O gün insânlar mezârlarından çıkacaklar ve a’mâllerinden hiç biri Allâh’ın nazarından kaçmayacakdır. Kudret; vâhid ve kahhâr olan Allâh’ındır.
C. Said 40:16
17
O gün her nefs istihkâk kesb itdiğine nâil olacakdır, o gün hiç zulüm olmayacakdır, Allâh’ın hesâbı serî’dir.
C. Said 40:17
18
Yâ Muhammed! O güni ânlara ihtâr it, o gün kâfirlerin kalbleri boğazlarına gelecek ve ânları boğulmak derecesine getürecekdir. Zâlimler ne bir dost ve ne de sözi dinlenir bir şefî’ bulamayacaklardır.
C. Said 40:18
19
Allâh hâin gözleri ve kalblerde gizli olanları bilür.
C. Said 40:19
20
Allâh her şeye ’adâletle hükm ider. Allâh’a koşdukları şerîkler hiç bir şeye hükm idemezler. Allâh her şeyi işidir ve görir.
C. Said 40:20
21
Yeryüzünde seyahat itmediler mi? Kendilerinden evvel gelenlerin ’âkıbetlerini görmediler mi? Evvelkiler kuvvetleri ile ve arz üzerinde bırak(dı)kları âsâr ile kendilerinden daha metânetli idiler fakat Allâh ânları günâhları içün tecziye itdi ve kimse Allâh’a karşu ânları müdâfa’a idemedi.
C. Said 40:21
22
Çünki ânların arasına âşikâr mu’cizeler ile rasûller gönderildi yine îmân itmediler Allâh’ın ’azâbı şedîddir.
C. Said 40:22
23
Mûsâ’yı mu’cizeler ile âşikâr bir hüccetle gönderdik.
C. Said 40:23
24
Fir’avn, Hâmân ve Kârûn "Bu bir sihirbaz ve yalancıdır" didiler.
C. Said 40:24
25
Nezdlerine gidüb bizim tarafımızdan hak ve hakîkati söylediği vakit "Bu îmân idenleri katl idiniz yalnız kadınlarını bırakınız" diyu bağırdılar lâkin kâfirlerin hîleleri ancak dalâletdir.
C. Said 40:25
26
Fir’avn "Bırakınız Mûsâ’yı katl ideyim o hâlâ rabbine du’â itsün, korkarım ki bu sizin dîninizi değişdirecek ve memleketinizde fesâd çıkaracak" didi.
C. Said 40:26
27
Mûsâ "Ben hesâb gününe inanmayan mütekebbirlere karşu benim ve ’aynı zamânda sizin rabbiniz olan Allâh’a ilticâ iderim." didi.
C. Said 40:27
28
Fir’avn’ın ’âilesi meyânında îmânını gizli tutan bir mü’min "Ben rabbim olan Allâh’a ’ibâdet iderim diyân ve bize âşikâr mücizeler getüren bir âdemi katl mi ideceksiniz? Eğer yalan söylüyor ise belâsını bulur fakat doğrı söylüyor ise sizi tehdîd itdiği felâketlerden birini üzerinize getürir, zîrâ Allâh haddini tecâvüz idenleri ve yalan söyleyenleri tarîk-i hidâyete sevk itmez."
C. Said 40:28
29
Ey kavmim! Bugün iktidâr sizdedir. Memleketiniz ma’mûrdur lâkin Allâh’ın gadabına uğrar isek bizi kim halâs idecek?" didi. Fir’avn "Ben ne göriyor isem size de ânı gösteriyorum ben sizi tarîk-i hidâyete sevk idiyorum." cevebını virdi.
C. Said 40:29
30
30,31. O vakit o mü’min ânlara didi ki: "Ey kavmim! Sizin içün fırkaların, Nûh, ’Ad ve Semûd akvâmının ve ânları ta’kîb idenlerin güni gibi size de bir gün geleceğinden korkuyorum. Halbuki Allâh ’ibâdına zulüm itmez."
C. Said 40:30