Ana SayfaMealler › Cemil Said
CS

Cemil Said

Cemil Said
Cemil Said meali ile okumaya başla
Sebe 1 / 54
1
Semâvâtda ve arzda ne var ise sâhibi olan Allâh’a hamd olsun. Âhiretde dahî ânın kudretine hamd olsun Allâh hakîm ve her şeyden haberdârdır.
C. Said 34:1
2
Arza her ne girse arzdan her ne çıksa semâdan her ne nüzûl itse ve semâya her ne su’ûd itse Allâh bilür. Rahîm ve gafûrdur.
C. Said 34:2
3
Kâfirler "Sâ’at gelmeyecek" [1] dirler. Ânlara cevâben di ki: " ’Âlem-i gaybı bilen ve nazarından bir zerre vezni bile kaçmayan rabbin nâmına yemîn iderim ki sâ’at gelecekdir. Semâvâtda ve arzda kitâb-ı mübeyyende muharrer olmayan zerreden küçük veyâ büyük hiç bir şey yokdur."
C. Said 34:3
4
Îmân idenlere ve a’mâl-i sâlihada bulunanlara Allâh mağfiret idecek ve mebzûl rızık virecekdir.
C. Said 34:4
5
Bizim âyâtımızı ibtâle çalışanlar elîm bir ’azâb ile tecziye olunacaklardır.
C. Said 34:5
6
Sâhib-i ’ilim olanlar rabbin tarafından sana gönderilen kitâbın hak oldığını ve bu kitâbın ’azîz ve hamîd olan Allâh’ın yoluna sevk iylediğini görirler.
C. Said 34:6
7
7,8. Küfür idenler makâm-ı istihzâda "Size, parçalandıkdan ve her tarafınız çüridikden sonra yeniden halk olunacağınızı haber viren bir âdem gösterelim mi? Bu âdem yâ Allâh’a iftirâ idiyor ve yâhud mecnûndur" diyorlar. Ânlara di ki "Âhirete inanmayanlar ’azâba dûçâr olacaklar ve derin bir dalâletdedirler."
C. Said 34:7
8
7,8. Küfür idenler makâm-ı istihzâda "Size, parçalandıkdan ve her tarafınız çüridikden sonra yeniden halk olunacağınızı haber viren bir âdem gösterelim mi? Bu âdem yâ Allâh’a iftirâ idiyor ve yâhud mecnûndur" diyorlar. Ânlara di ki "Âhirete inanmayanlar ’azâba dûçâr olacaklar ve derin bir dalâletdedirler."
C. Said 34:8
9
Önlerindekini ve ardlarındakini, semâyı ve arzı görmüyorlar mı? Eğer biz istese idik ânları yere geçirir idik ve yâhud semâdan bir kıt’a başlarına düşürür idik. Îmân itmeğe kâdir olan her âdem içün bu bir ’alâmetdir.
C. Said 34:9
10
10,11. Biz Dâvud’a kendimizden bir hâssa virdik (güzel ses) "Ey dağlar ve kuşlar tegannîde Dâvud ile hem-âhenk olunuz" didik. Ânın altında demiri yumuşatdık ve "Bundan zırh gömleği yap halkalarının tenâsübüne dikkat it, ma’iyyetin ile berâber ’amel-i sâlih işle ben sizin yapdıklarınızı göriyorum" didik.
C. Said 34:10
11
10,11. Biz Dâvud’a kendimizden bir hâssa virdik (güzel ses) "Ey dağlar ve kuşlar tegannîde Dâvud ile hem-âhenk olunuz" didik. Ânın altında demiri yumuşatdık ve "Bundan zırh gömleği yap halkalarının tenâsübüne dikkat it, ma’iyyetin ile berâber ’amel-i sâlih işle ben sizin yapdıklarınızı göriyorum" didik.
C. Said 34:11
12
Rüzgârı Süleymân’ın emrine münkâd kıldık. Bir ay sabahleyin ve bir ay akşam esiyor idi. Biz ânın içün erimiş bakırı çeşme gibi akıtdık rabbinin müsâ’adesiyle cinler gözlerinin önünde çalışıyorlar idi. Ânın emrinden inhirâf iden âteş-i ’azâba dûçâr olur idi.
C. Said 34:12
13
Cinler ânın içün istediği inşâatı, sarayları, kal’aları, mescidleri inşâ ve havuz gibi geniş şeyler, geyet muhkem kazganlar i’mâl idiyorlardı. Ânlara: "Ey Dâvud ahfâdı bize müteşekkir olunuz ’ibâdımdan şükür idenler ne kadar azdır" didik.
C. Said 34:13
14
Vefât itmesini takdîr iylediğimiz vakit en evvel yerde sürinen bir ağaç kurdı haber almış ve ânın ’asâsını kemirmiş idi. Yere düşünce cinler keyfiyet-i vefâtdan haberdâr oldılar. Eğer evvelce bu sırrı keşf ide idiler o kadar zamân bu zahmetlere katlanmazlardı.
C. Said 34:14
15
Sebe’ ahâlîsinin meskenlerinde sağda ve solda, Allâh’ın kudretine delîl olan iki bağçeleri var idi. Biz ânlara: "Rabbinizin ihsân itdiği rızıkdan ekl idiniz, gâyet güzel beldeniz var ve rabbiniz gafûrdur" didik.
C. Said 34:15
16
Lâkin ânlar hakîkatden yüz çevirdiler. Biz de sedlerini seller ile yıkdık ve iki bağçeleri yerine acı meyve husûle getiren nabak ve ılgun ağaçlarını muhtevî ve az meyveli iki bostan virdik.
C. Said 34:16
17
Küfür idenleri bu vechile tecziye ideriz ve bu cezâ ancak küfrân-ı ni’met cezâsıdır.
C. Said 34:17
18
Sebe’ şehriyle bereket virdiğimiz diğer şehirler beyninde ma’mûr karyeler ve mükemmel bir yol virdik "Gice, gündüz emn ve selâmetle seyahat idiniz" didik.
C. Said 34:18
19
Lâkin ânlar "Yâ rabbenâ beynimize [1] daha büyük mesâfeler vaz’ it" didiler, nefislerine zulm iylediler. Biz ânlardan sonra gelenlerin ahvâlini hikâye hâline getürmek içün bunları her tarafa dağıtdık. Bu sabırlı ve şükür iden âdemler içün bir ders-i ’ibretdir.
C. Said 34:19
20
İblîs bunları iyi tanımışdı. Bir kaç mü’minden gayrısı âna ittibâ’ iylediler.
C. Said 34:20
21
Halbuki ânların üzerinde hiç bir nüfûzı yok idi. Biz içlerinde âhirete inananlar ile şübhe idenleri bilmek istiyor idik, senin rabbin her şeye nezâret ider.
C. Said 34:21
22
Ânlara di ki: "Allâh’dan mâ’adâ tapdığınız putları da’vet idiniz, ânların semâvât ve arzda zerre kadar iktidârı yokdur ve bunların halkında aslâ müşâreketleri yokdur, Allâh’a zahîr olamazlar.
C. Said 34:22
23
Allâh izin virmez ise ânların şefâ’atinden de fâide yokdur. Kalblerinden havf mündefi’ oluncaya kadar intizâr idecekler ve sonra biri birilerine: "Rabbiniz ne didi?" diyecekler. "Hakla mü’minlere şefâ’ate izin virdi" cevâbını alacaklar, Allâh ’âlî ve kebîrdir.
C. Said 34:23
24
25,26. Ânlara di ki: "Size semâvât ve arzdan rızık gönderen kimdir? Allâh’dır, ben veyâ siz kimimiz hidâyetde kimimiz âşikâr bir dalâletdeyiz. Bizim cürümlerimizin hesâbı sizden ve sizin a’mâlinizin hesâbı bizden suâl olunmaz."
C. Said 34:24
25
25,26. Ânlara di ki: "Size semâvât ve arzdan rızık gönderen kimdir? Allâh’dır, ben veyâ siz kimimiz hidâyetde kimimiz âşikâr bir dalâletdeyiz. Bizim cürümlerimizin hesâbı sizden ve sizin a’mâlinizin hesâbı bizden suâl olunmaz."
C. Said 34:25
26
"Rabbimiz bizi cem’ idecek ve beynimizde icrâ-yı ’adâlet iyleyecekdir, kâdir ve ’âlîdir."
C. Said 34:26
27
"Allâh’a koşdığınız şerîklerin sıfatı nedir? Bana gösteriniz, Allâh’ın şerîki yokdur, ’azîz ve hâkimdir".
C. Said 34:27
28
Seni insânlara tebşîrâtda ve aynı zamânda tehdîdâtda bulunmak içün gönderdik. Lâkin insânların ekserîsi bilmezler.
C. Said 34:28
29
"Bu va’d olunan kıyâmet ne vakit olacak doğrı sözli isen söyle" diyorlar.
C. Said 34:29
30
Ânlara di ki: "O gün va’desi geldiği vakit ne bir sâ’at te’hîr ve ne bir sâ’at ta’cîl idemezsiniz"
C. Said 34:30