2
Hakîm kitâbın âyâtı bunlardır.
3
3,4. Sizi hidâyete sevk ider ve muhsinlere rehnümâ ve namâz kılanlara ve zekât virenlere ve âhirete îmân idenlere rahmet ve ’atâdır.
4
3,4. Sizi hidâyete sevk ider ve muhsinlere rehnümâ ve namâz kılanlara ve zekât virenlere ve âhirete îmân idenlere rahmet ve ’atâdır.
5
Ânlar rableri tarafından hidâyet olunurlar ve felâh bulurlar.
6
İnsanlardan ba’zısı mâlâya’nî hikâyeler satarak diğerlerini Allâh yolundan inhirâf itdirmek isterler, ’ilimleri yokdur, bu âyât ile istihzâ iderler. Böylelerine âşikâr bir ’azâb hazırlanmışdır.
7
Bizim âyâtımız okundığı vakit sanki işitmiyor imiş, kulakları tıkanmış gibi kibir ile başını çevirene ’azâb-ı elîm ihbâr it.
8
8,9. Îmân idüb a’mâl-i sâlihada bulunanlar cennât-ı na’îme nâil olacaklar ve Allâh’ın hak olan va’di mûcibince ilelebed orada kalacaklardır, Allâh ’azîz ve hakîmdir.
9
8,9. Îmân idüb a’mâl-i sâlihada bulunanlar cennât-ı na’îme nâil olacaklar ve Allâh’ın hak olan va’di mûcibince ilelebed orada kalacaklardır, Allâh ’azîz ve hakîmdir.
10
Semâvâtı ve arzı sütunlara istinâd itdirmeksizin yaratdı, sizinle berâber yürümesün diyu arzın üzerinde sâbit dağlar yaratdı, her cinsden hayvânât halk iyledi. Gökden su inzâl idiyoruz, ânınla her cins nebâtdan güzel bir çift husûle getüriyoruz.
11
Bunlar Allâh’ın yaratdığıdır. Ey müşrikler! Şerik tutdığınız putların yapdığını gösteriniz. Evet zâlimler âşikâr bir dalâletdedirler.
12
Lokmân’a ’akıl ve hikmet ihsân itdik ve "Allâh’a karşu müteşekkir ol" didik. Çünki "Şükür iden kendi nefsine hayır işlemiş olur, küfür idenler de kendine fenâlık itmiş olur. Allâh ganî ve sâhib-i şân-ı ’azîmdir.
13
Bir gün Lokman oğluna va’az iderek "Ey oğlum Allâh’a şerîk koşma, çünki müşriklik azîm günâhdır" didi.
14
İnsana peder ve vâlidesine hürmet itmeği vasiyet itdik, vâlidesi ânı karnında taşıdı, pek çok zahmete dûçâr oldı, iki seneden sonra memeden kesdi. Bana ve ebeveynine karşu minnetdâr ol, nihâyet her şey bana rücû’ ider.
15
Senin bilmediğini bana şerîk koş dirler ise itâ’at itme, dünyâda ânlara karşu nâmuskârâne hareket it ve benim yolumı ta’kîb idenlere tâbi’ ol, hepiniz bana rücû’ ideceksiniz, ben de size yapdıklarınızı söyleyeceğim.
16
Lokman oğluna: "Ey oğlum eğer gökde ve arzda bir kayanın içinde bir miskâl sikletinde hardal dânesi saklanmış olsa Allâh tarafından zâhire ihrâc olunur. Çünki Allâh hafâyâyı bilür, her şeyden haberdârdır."
17
17,18,19. Ey oğlum namâz kıl, insânları a’mâl-i haseneye sevk ve seyyiâtdan teb’îd it, sana gelecek musîbetlere sabır iyle! Bunlar vâcibât-ı umûrdandır. İnsanları istihkâr ile ağzını buruşdırma! Etvârın mütekebbirâne olmasun zîrâ Allâh mütekebbir olanları ve tefahhur idenleri sevmez. Yüridiğin vakit adımlarını i’tidâl ile atmağa ve sesini yükseltmemeğe çalış, çünki en çirkin sadâ eşek sadâsıdır" didi.
18
17,18,19. Ey oğlum namâz kıl, insânları a’mâl-i haseneye sevk ve seyyiâtdan teb’îd it, sana gelecek musîbetlere sabır iyle! Bunlar vâcibât-ı umûrdandır. İnsanları istihkâr ile ağzını buruşdırma! Etvârın mütekebbirâne olmasun zîrâ Allâh mütekebbir olanları ve tefahhur idenleri sevmez. Yüridiğin vakit adımlarını i’tidâl ile atmağa ve sesini yükseltmemeğe çalış, çünki en çirkin sadâ eşek sadâsıdır" didi.
19
17,18,19. Ey oğlum namâz kıl, insânları a’mâl-i haseneye sevk ve seyyiâtdan teb’îd it, sana gelecek musîbetlere sabır iyle! Bunlar vâcibât-ı umûrdandır. İnsanları istihkâr ile ağzını buruşdırma! Etvârın mütekebbirâne olmasun zîrâ Allâh mütekebbir olanları ve tefahhur idenleri sevmez. Yüridiğin vakit adımlarını i’tidâl ile atmağa ve sesini yükseltmemeğe çalış, çünki en çirkin sadâ eşek sadâsıdır" didi.
20
Semâvâtda ve arzda ne var ise Allâh size ittibâ’ itdirmiş oldığını görmüyor mısınız? Zâhirî ve bâtınî eltâfını size ihsân idiyor. Ba’zı insânlar ’ilimsiz, rehbersiz ve tenvîr idici bir kitâba mâlik olmaksızın Allâh hakkında mubâhase iderler.
21
Ânlara: "Allâh’ın gökden inzâl iylediğine ittibâ’ idiniz." dinildiği vakit şeytân ânları ateş ’azâbına da sevk itse yine "Biz ecdâdımızdan gördüklerimize ittibâ’ ideriz" dirler.
22
Kâmilen Allâh’a tevcîh iden muhsindir, sağlam bir kulb yakalamış dimekdir, her umûrun âkıbeti Allâh’a râci’dir.
23
Kâfirlerin küfri seni mahzûn itmesün hepsi bize rücû’ idecekler, biz ânlara yapdıklarını söyleyeceğiz Allâh kalblerinde olanı bilür.
24
Ânların bir müddet-i kalîle içün dünyâdan müstefîd olmalarına müsâ’ade ideceğiz sonra ânlara ağır bir ’azâb çekdireceğiz.
25
Semâvâtı ve arzı kim yaratdı diyu ânlardan sorar isen "Allâh’dır" dirler "Öyle ise Allâh’a hamd olsun" cevâbını vir. Lâkin ekserîsi bilmez.
26
Semâvâtda ve arzda ne var ise ânındır Allâh ganî ve hamde müstehakdır.
27
Yer yüzinde ne kadar ağaç var ise kalem olsa ve Allâh denizi yedi kere büyütüb de mürekkeb yapsa yine Allâh’ın kelimelerini yazmağa kifâyet itmez Allâh ’azîz ve hakîmdir.
28
Sizi yaratdı ve tekrâr diriltecekdir, bu Allâh içün bir âdem yaratmak ve diriltmek gibidir.
29
Allâh’ın gündüzi giceye ve giceyi gündüze idhâl itdiğini görmüyor mısın? Güneş ve ayı sizin içün teshîr itdi. Her biri mu’ayyen bir zamâna kadar muharriklerini ta’kîb idiyorlar Allâh yapdıklarınızdan haberdârdır.
30
Allâh hakdır ve ânın yerine ittihâz iylediğiniz ma’bûdlar bâtıldır, Allâh ’âlî ve kebîrdir.
Sonraki 4 ayet →