Ana SayfaMealler › Cemil Said
CS

Cemil Said

Cemil Said
Cemil Said meali ile okumaya başla
İbrahim 1 / 52
1
Elif Lâm Râ. Bu kitâbı sana insânları zulümâtdan nûra intikâl itdirmek, Allâh’ın izniyle sa’âdet ve şükrân yoluna sevk itmek içün gönderdik.
C. Said 14:1
2
Semâvâtda ve arza ne var ise Allâh’ındır. Kâfirlere ’azâb-ı şedîd muntazırdır.
C. Said 14:2
3
Dünyâ hayâtını âhiret hayâtına tercîh idenler, insânları Allâh yolundan ayıranlar, eğri yollara sapdırmak isteyenler derin bir dalâletdedirler.
C. Said 14:3
4
Gönderdiğimiz rasûllerin kâffesi kavimlerinin lisânıyla mütekellimdirler. Allâh kimi ister ise dalâlete, kimi ister ise hidâyete sevk ider. ’Azîz ve hakîmdir.
C. Said 14:4
5
Mûsâ’yı mu’cizeler ile gönderdik "Kavmini zulmetden nûra intikâl itdir. Âna eyyâm-ı güzeşte vekâyi’ini anlat" didik sabırlı ve şekûr olan her âdem bu âyâtı anlar.
C. Said 14:5
6
Mûsâ kavmine didi ki: "Allâh’ın size ihsân itdiği ni’metleri düşününüz sizi Fir’avn ’avenesinin ’azâbından kurtardı. O Fir’avn ki erkek çocuklarınızı katl itdiriyor yalnız kızlarınızı bırakıyordı. Bu belâdan halâsınız rabbinizin ’azîm bir lütfudur.
C. Said 14:6
7
Rabbiniz: "Şükür ider iseniz lütuflarımı tezyîd iderim. Fakat küfür ider seniz ’azâbınız şedîd olur." buyuruyor.
C. Said 14:7
8
Yine Mûsâ didi ki: "Siz küfür itseniz, bütün kürre-i arz küfür itse Allâh yine ganî ve pür-şân ve şerefdir."
C. Said 14:8
9
Sizden evvelki kavimlerin Nûh, ’Âd ve Semûd kavimlerinin târihlerini işitmediniz mi? Ânlardan sonra gelenlerin ’adedini ancak Allâh bilür. Bu kavimlere gönderilen hüccetler ve mu’cizeler ile peygamberleri me’mûriyetlerini bildirdiler. Lâkin ânlar ellerini ağızlarına götürerek "Sizin me’mûriyetinize inanmıyoruz ve sizin da’vet itdiğiniz dîn hakkında büyük şübhemiz vardır." didiler.
C. Said 14:9
10
Rasûller: "Semâvâtı ve arzı halk iden ve günâhlarınızı ’afv itmek içün sizi da’vet iyleyen ve ecel-i müsemmâya kadar size mühlet viren Allâh hakkında şübheniz var mıdır?" cevâbını virdiler. Didiler ki: "Siz de bizim gibi insânlarsınız siz bize ecdâdımızın tapdıkları ma’bûdlardan bize yüz çevirtmek istiyorsunuz bize zâhir mu’cize gösteriniz."
C. Said 14:10
11
Rasûller: "Evet biz de sizin gibi insânlarız lâkin Allâh ’ibâdından kime ister ise lütuflarını âna ihsân ider biz sizin istediğiniz mu’cizeyi getüremeyiz. Bu ancak Allâh’ın izniyle olabilür. Mü’minler ancak Allâh’a tevekkül iderler."
C. Said 14:11
12
"Niçün Allâh’a tevekkül itmeyeceksiniz? Hidâyete sevk iden odur. Sizin tahkîrâtınıza sabır ve tahammül idiyoruz. Mütevekkil olanlar ancak Allâh’a i’timâd iylerler."
C. Said 14:12
13
13, 14. Kâfirler "Yâ bizim dinimize ’avdet idiniz ve yâhud sizi memleketimizden çıkarırız." didiler. O vakit Allâh rasûllerine "Zâlimleri mahv ideceğim ânların memleketinde ânlardan sonra siz iskân ideceksiniz benden ve benim tehdîdlerimden havf idenlerin mükâfâtı budur." buyurdı.
C. Said 14:13
14
13, 14. Kâfirler "Yâ bizim dinimize ’avdet idiniz ve yâhud sizi memleketimizden çıkarırız." didiler. O vakit Allâh rasûllerine "Zâlimleri mahv ideceğim ânların memleketinde ânlardan sonra siz iskân ideceksiniz benden ve benim tehdîdlerimden havf idenlerin mükâfâtı budur." buyurdı.
C. Said 14:14
15
O vakit rasûller Allâh’dan yardım istediler ve cebbâr ve ’anûd olan kâfirler kâmilen mahv oldılar.
C. Said 14:15
16
Sonra cehenneme dâhil oldılar, orada murdâr bir su içdiler.
C. Said 14:16
17
Bu suyı yudum yudum içerler ve güç yutarlar. Ölüm her tarafdan hücûm ider, fakat ölmezler, müdhîş ’azâb husûle gelir.
C. Said 14:17
18
Kâfirlerin a’mâli bir furtınalı havada rüzgâra kapılan küllere benzer. Bu a’mâlin zerresini bulmazlar. Ânların ’amelleri derîn bir dalâletdir.
C. Said 14:18
19
Görmüyor musunuz ki Allâh semâvât ve arzı hakkıyla yaratdı. Eğer ister ise sizi mahv ider ve yeni mahlûkât yaratır.
C. Said 14:19
20
Bu Allâh’ın kudretine göre kolaydır.
C. Said 14:20
21
Cemî’ insânlar Allâh’ın huzûrına çıkacaklar. Arzdaki za’îfler kavîlere: "Biz hep size tâbi’ oluyor idik, bizi Allâh’ın ’azâbından biraz olsun kurtaramaz mısınız?" dirler. Ânlar da "Allâh bizi hidâyete sevk ide idi biz de size rehber olur idik. Çekdiğimiz ’azâbdan şikâyet itmek veyâ sabır ile tahammül iylemek hep birdir. Bizim içün halâsa çâre yokdur" cevâbını virirler.
C. Said 14:21
22
Her şey bitdikden sonra şeytân ânlara dir ki: "Allâh size hakîki va’adde bulundı. ben de size va’adde bulundum, lâkin ben sizi aldatdım, benim elimde başka iktidâr yok idi. Ben sizi çağırdım, siz de icâbet itdiniz. Bana ’itâbda bulunmayınız, kendi kendinize ’itâb idiniz. Ben size ne mu’âvenet idebilürim, ne de sizin mu’âvenetinizden müstefîd olabilürim. Beni Allâh’a şerîk tutdığınızı ben inkâr ve ândan teberrî iderim." Zâlimler ancak ’azâb-ı elîme müstehakdırlar.
C. Said 14:22
23
Îmân idenler ve a’mâl-i sâlihada bulunanlar nehirler ile iskâ idilmiş cennetlere idhâl idilecekler ve rablerinin izniyle orada ilelebed kalacaklar ve selâm ile karşılanacaklardır.
C. Said 14:23
24
Allâh kelimât-ı tayyibeyi (güzel sözleri) neye benzetir biliyor mısınız? Bunlar kökleri arzın içinde kaviyyen tesbît idilmiş ve dalları köklere kadar çıkmış ağaçdır.
C. Said 14:24
25
Bu ağaç Allâh’ın izniyle her mevsimde meyve virir. Allâh insânlara düşünsünler diyu misâl ile beyânatda bulunur.
C. Said 14:25
26
Kelimât-ı habîse fenâ bir ağaç gibidir ki kökü arzın yüzüne yakındır ve hiç bir karârı yokdur. [1]
C. Said 14:26
27
Allâh akvâl-i sâbite ile mü’minleri dünyâda ve âhiretde takviye ve zâlimleri de dalâlete sevk ider. Allâh istediğini yapar.
C. Said 14:27
28
Allâh’ın ni’metlerine karşu küfür iderek kavimlerini mahva sevk iden bu âdemleri görmüyor mısın?
C. Said 14:28
29
Cehennemde yanacaklar! Ne müdhîş karârgâhdır.
C. Said 14:29
30
İnsânları Allâh yolundan çevirmek içün Allâh’a şirk koşuyorlar. Ânlara di ki: "Dünyâda eğleniniz, âhiretde meskeniniz ateş olacakdır.
C. Said 14:30