2
Sizin arkadaşınız, ne sapıttı, ne de azdı !
4
Ancak, ona vahyolunan bir vahiydir
5
Onu, ona çok kuvvetli birisi öğretmiştir
8
Sonra yaklaştı, salındı
9
Sonra da yaklaştırılan iki yay gibi oldu, daha da yakın
10
İmdi Allah vahiy eyledi kuluna, vahiy ettiği nesneyi
11
Gördüğünü gönlü yalanlamadı
12
Gördüğü şey hakkında, yine çekişir misiz?
13
13,14,15. En son, sedir ağacının yanında, Onu başka bir kez daha görmüştü, barınak cenneti yanında idi
14
13,14,15. En son, sedir ağacının yanında, Onu başka bir kez daha görmüştü, barınak cenneti yanında idi
15
13,14,15. En son, sedir ağacının yanında, Onu başka bir kez daha görmüştü, barınak cenneti yanında idi
16
Sedir ağacını neler kaplamış neler!
17
Göz ne şaştı, ne de taştı
18
Kendi Tanrısının belgelerinden en büyüklerini görmüştür
19
Bana Lâti Uzzâ'yı, sonra üçüncü olan Menat'ı bildirir misiniz?
20
Erkek sizin, dişi dahi onun mu?
21
İşte haksız bir üleşme !
22
Ancak, bunlar hem sizin, hem de atalarınızın taktıkları birer ad
23
Allah bu yolda bir tutak indirmemiştir, onlar ancak zana, kendi havalarına uymaktadırlar, Tanrıları katından onlara doğru yol gelmiş idi
24
Her umduğu şeye insan erer mi?
26
Göklerde bir nice melekler vardır; hoşnut olup, dilediği kimseye —Allah izin vermedikçe— şefaat etseler de bir fayda vermez
27
Ahrete inanı bulunmayanlar, meleklere dişilerin adlarını takarlar
28
Bu yolda bunların bilgisi yoktur, uymuş oldukları ancak zanlarıdır, zan ise, hakka karşı hiçbir işe yaramaz
29
Bizi anmaktan yüz çeviren kimseden, yalnız dünya dirliğini dileyenden yüz döndüresin
30
Bu gibilerin, işte bilgileri bu kadar erer, yoldan sapıtanı, doğru yola gideni Allah çok iyi bilir
Sonraki 30 ayet →