Ana SayfaMealler › Besim Atalay
BA

Besim Atalay

Besim Atalay
Besim Atalay meali ile okumaya başla
Nisa 1 / 176
1
Ey insanlar! Hepinizi bir kişiden yaratan, ondan eşini de çıkaran, bunlardan da bir hayli erkek, dişi üreten, birbirinizle antlaştığınızda, onun adiyle antlaştığınız Allahtan sakınınız, hısımları sayın, Allah sizin üstünüzde gözeticidir
B. Atalay 4:1
2
Öksüzlere, yetişince mallarını veriniz, kötüyle iyiyi değiştirmeyin, onların mallarını, malınıza karıştırıp yemeyin, bu, büyük bir yazıktır
B. Atalay 4:2
3
Öksüz kızlara karşı adaletten korkarsanız, hoşa gidenlerden iki, üç, dört kadın alabilirsiniz, haksızlıktan korkarsanız, ancak bir tektir, ya da, elinizde olan odalık yeter, işte bu, adalete en yakın olanıdır
B. Atalay 4:3
4
Kadınlara mihirlerin iylikle veriniz, bundan bir şey bağışlarlarsa, sağlıcakla sindirerek yeyiniz
B. Atalay 4:4
5
Beyinsizlere, geçiminiz olan mallarınızı vermeyin, onları yedirip giydiresiniz, tatlı sözlerle onlarla konuşasız
B. Atalay 4:5
6
Evlenme çağınadek, öksüzleri deneyiniz, onlarda yetkinlik gördüğünüzde, mallarını verin kendilerine, «Büyürse malını alırlar» diyerek öksüzlerin mallarını, bol boluna yemeyin, zengin sakınmalı, yoksul olan kimse de, görenekçe yemeli, onlara malların verdiğinizde tanıklar bulundurun, Allah yeter hesapça
B. Atalay 4:6
7
Az olsun, çok olsun, ananın, atanın, hısımların bıraktığı şeylerden hem erkeğin, hem kadının payları var, bu belli bir parçadır
B. Atalay 4:7
8
Uzak hısımlar, öksüzler, yoksul olanlar üleşme anında bulunurlarsa, ondan veriniz, tatlı dille konuşunuz
B. Atalay 4:8
9
Arkaya bir takım zayıf oğul, kız bırakıp da bakılmamaktan korkan kimseler Allahtan çekineler, doğru da söyleyeler
B. Atalay 4:9
10
Hakları olmaksızın öksüzlerin mallarını yiyenler, ancak karınlarına ateş doldururlar, alevli ateşte yanacaklardır
B. Atalay 4:10
11
Allah, çocuklarınız hakkında, buyurur ki, bir erkeğe iki kadın payıdır, eğer kadın ikiden artık olursa, üçte ikisini alırlar malın, kadın bir tek olursa, yarısın alır, ölenin bir çocuğu bulunursa, altıda biri baba ile ana, ölenin çocuğu olmazsa, anası, babası vâris olursa, üçte biri ananın; eğer kardeşleri kalırsa altıda bir ananın, bu işler, vasiyet yerine getirilip, borç ödendikten sonra yapılmalıdır, bilmezsiniz ki babalarınızdan, oğullarınızdan hangisi sizlere daha hayırlı, bu Allahın hükmüdür, Allah bilicidir, Allah bilgedir
B. Atalay 4:11
12
Bir çocuk bırakmadan karınız öldüğünde malın yarısı sizin, çocuğu bulunursa dörtte biri sizindir; bu işler vasiyet yerine getirilip, borç ödendikten sonra, yapılmalıdır; çocuğunuz olmazsa kadınlara dörtte bir, çocuğunuz olursa kadına sekizde bir, bu işler vasiyet yerine getirilip de, borç ödendikten 1 sonra yapılmalıdır; ölenin anası, babası, çocuğu yoksa, onun bir kardeşi, bacısı kalmış olursa, her birisi altıda bir alırlar; eğer bunlar, söylenenden daha artık olursa vasiyeti, borcu çıktıktan sonra üçte bir üleşmede ortak olurlar; zarar görmemesi gerek bunların, bu Allahın size vasiyetidir, Allah bilici, Allah halimdir
B. Atalay 4:12
13
Allahın çizdiği sınırlar işte bu, Allah ile peygamberlerine başeğen kimse, altından ırmaklar akan cennetlere konacak, orda sonsuz kalırlar, bu ulu bir kurtuluş
B. Atalay 4:13
14
Allah ile peygamberine başeğmeyen, Allahın çizdiği sınırı sonsuz aşan, ateşe atılacak, orda sonsuz kalır, bu kimseye horlayıcı azap var
B. Atalay 4:14
15
Kadınlarınızdan, fuhuş edenlerçin içinizden dört tanık isteyin, dört tanık bulunmazsa, kadın ölünceye dek, ya da Allah bir yol açıncaya dek, onları evde tutun
B. Atalay 4:15
16
İçinizden, zina eden iki kişiyi incitiniz, eğer tövbe ederlerse, halleri düzelirse bırakınız onları; Allah bağışlayıcı, Allah yarlıgayıcı
B. Atalay 4:16
17
Allahın katında gerçekten tövbe, bilmezlikle günah işlemiş olup, hemen tövbe eden bir kimsenin tövbesidir; bu gibi kimseleri Allah bağışlar, Allah bilgin, Allah bilgedir
B. Atalay 4:17
18
Ölüm gelene değin, günahlar işleyenlerin ölüm yaklaştığında: «Tövbe ettim şimdi» diyenlerin tövbeleri, tövbe değildir, kâfir olduğu halde ölen kimselerin tövbeleri de böyledir, bunlar için ağrıtıcı azap hazırlamışız
B. Atalay 4:18
19
Ey inanmış olanlar! Kadınları zorla miras almanız doğru değildir, hiçbirisi açıkça fuhuş etmedikçe, verdiğiniz şeylerin bir takımını geri almakçin sıkıştırmayın, onlarla hoş geçinin, eğer beğenmezseniz, beğenmemiş olduğunuz bir şeyde, Allah, büyük bir iylik yaratmış olabilir
B. Atalay 4:19
20
Bir kadını bırakıp, başka bir kadın almak istiyorsanız, ilk kadına çekiyle vermiş olsanız dahi, bir nesne geri almıyasınız, açık günah ederek, kadını lekeleyip de, verdiğiniz nesneyi almak mı istersiniz?
B. Atalay 4:20
21
Onu nice alırsınız? Baş başa yaşadınız, kadınlar da sizden en sağlam söz almıştı
B. Atalay 4:21
22
Geçen geçti, atalarınızın almış bulundukları kadınları, siz de almayın, bu bir fuhuştur, alçaklıktır, kötü de bir yoldur
B. Atalay 4:22
23
Analarınız, kızlarınız, bacılarınız, bibileriniz, teyzeleriniz, kardeş kızları, süt anaları, süt kardeşleri, karınızın anası, karınızdan olan üvey kızınız, sizlere haram oldu, karınız bulunmıyan bir kadının kızı, helaldir size, kendi öz oğlunuzun karıları haramdır, iki kız kardeşi bir arada almayın, geçen başkadır, Allah bağışlayıcı Allah yarlıgayıcı
B. Atalay 4:23
24
Tutsak olanlardan başka, evli bir kadını almak, size haramdır, Allahın hükmü budur, gerisiyse helaldir, zina etmiyerek, korunmak üzere, malınızdan faydalanmak, hakkınız sizin, gönenmek istediğiniz bir kadının mihrini verin, bundan başka aranızda uzlaşılan şeyde bir günah yoktur, Allah bilicidir, Allah bilgedir
B. Atalay 4:24
25
Sizden birinin, inanlılardan hür bir kadın almak için gücün yetmezse, inanlı olanlardan, odalık alabilir, Allah bilir sizin inanlılardan, birbirinizden peyda oldunuz, odalık olanları, velisinin izniyle almalısınız, bunların mihrini de görenekçe veresiniz, onlar korunalar, zina etmeyeler, oynaş da tutmayalar, evlendikten sonra, fahişelik yaparlarsa, bunlara hür kadınların yarı cezası verilmelidir, odalık almak, günaha girmekten korkan içindir, sabrederseniz size daha hayırlı, Allah bağışlayıcı, Allah yarlıgayıcı
B. Atalay 4:25
26
Allah size her şeyi apaçık kılmak, sizden öncekilerin yollarını göstermek, sizleri bağışlamak dileğindedir, Allah bilicidir, Allah bilge
B. Atalay 4:26
27
Allah sizi bağışlamak diliyor, şehvete uyanlarsa, sizleri büsbütün saptırmak istiyorlar
B. Atalay 4:27
28
Allah diler yükünüzü yeğnitmek, çünkü insan zayıf yaratılmıştır
B. Atalay 4:28
29
Ey inanmış olanlar! Gönül hoşluğiyle alışveriş yapmaksızın, aranızda bir takım boş şeylerle, mallarınızı yemeyin, kendinizi öldürmeyin, Allah sizi yarlıgar
B. Atalay 4:29
30
Kim taşkınlık ederek, zulmeylerse biz onu ateşe yandıracağız, bu, Allaha kolaydır
B. Atalay 4:30