Ana SayfaMealler › Besim Atalay
BA

Besim Atalay

Besim Atalay
Besim Atalay meali ile okumaya başla
Sebe 1 / 54
1
Göklerde, yerde bulunan her şey kendisinin olan Allaha öğüş; son gün de öğüş O'nun, O bilgedir, O haberli
B. Atalay 34:1
2
Yere giren, yerden çıkan, gökten inen, göğe ağan, her şeyi bilir; O yarlıgar, O bağışlar
B. Atalay 34:2
3
Kâfirler derler ki: «Bizim için kıyamet yok!», diyesin ki: «Evet! görünmezi bilen Tanrım hakkıyçin, o size gelecektir, göklerde, yerde zerre ağırlığında olan şey de, ondan ırak değildir, zerreden küçük de, büyük de hepsi belli olan kitap içredir
B. Atalay 34:3
4
İnanarak yararlı iş görenlere ödül verecek, onlar için bağış var, güzel azık da vardır
B. Atalay 34:4
5
Âciz kılmak dileğiyle, bizim âyetlerimize karşı gelmek üzere ileri gidenlere, ağrıtıcı, acıtıcı azap varidi
B. Atalay 34:5
6
Tanrından, sana gelen şeyin hak olduğunu, onun emre olan, öğülmüş olan Allahın yoluna ilettiğini bilgisi olanlar bilir
B. Atalay 34:6
7
Kâfir olanlar derler ki: «Bütün bütün parçalandıktan sonra, yeni baştan dirilip geleceğinizi haber veren kimseyi size gösterelim mi?»
B. Atalay 34:7
8
O, Allaha iftiracı mı? Yoksa O deli midir? Hayır, hayır ahrete inanı bulunmıyanlar azaba uğrarlar, onlar koyu sapkınlıktadırlar!
B. Atalay 34:8
9
Onlar önlerindekini, artlarındakini, göğü, yeri görmezler mi? İsteseydik, onları yere geçirirdik, ya da üzerlerine gökten kesek düşürürdük, yönelen her kul için bunda bir ibret vardır
B. Atalay 34:9
10
Katımızdan erdem verdik, Davud'a; «Ey dağlar! Ey kuşlar! Davud ile birlikte tespih ediniz!», Onun için demiri de yumuşattık!
B. Atalay 34:10
11
«Uzun zırhlar yapasın, kalkanları ölçesin, yararlı iş göresin, ben görürüm yaptığınız bir şeyi»
B. Atalay 34:11
12
Süleyman için de yele başeğdirdik, sabahleyin bir aylık, akşamleyin bir aylık yol almaktaydı, ona bakır pınarını akıttık; Tanrısının izniyle, eli altında cinler çalışmaktaydı, onlardan birisi emrimizden çıkarsa, alevli azabı ona tattırır idik !
B. Atalay 34:12
13
Onlar, onunçün dilediği kaleleri, heykelleri havuz gibi tepsileri, yerinden kalkamıyan kazanları da yapıyorlardı, ey Davud'un ailesi! Şükredesiniz, benim kullarımdan şükredenler az bulunur
B. Atalay 34:13
14
Biz ona, ölümü hükmeyleyince, ancak onun öldüğünü değneğini yiyen kurt, onlara göstermişti; o yere düştüğünde, anlaşıldı ki cinler belirsizi bilselerdi, horlayıcı azaba katlanmış olmazlardı
B. Atalay 34:14
15
Seb'e ulusunun yurtlarında ibret vardır, sağda, solda iki bahçe bulunurdu, «Tanrınızın azığından yiyerek, ona şükür edesiniz, ne güzel bir kent, ne de bağışçı bir Tanrı!»
B. Atalay 34:15
16
Onlar yüz döndüler, büvetlerin selini üstlerine gönderdik, her iki bahçeyi de, acı yemişli, ılgın ağaçlı, az da köknarlı iki bahçeye çevirdik
B. Atalay 34:16
17
Kâfir olduklarından onlara ceza verdik biz, iyilik bilmezlerden başkalarına biz ceza verir miyiz?
B. Atalay 34:17
18
Onlar ile, kutlu kıldığımız kentler arasında, birbirine yakın kentler yaratmıştık, geziyi de ölçümledik, gece, gündüz orada emniyetle gezesiniz
B. Atalay 34:18
19
Dediler ki: «Tanrımız! Yolculuğun konaklarımızı, uzaklaştır sen», zulmetmiş oldular kendilerine, biz onları destan ettik, büsbütün de batırdık, her sabredip şükredene bunda belgeler vardır
B. Atalay 34:19
20
Onlar için, iblis'in sanısı doğru çıkmıştır, inanmış olanlardan bir bölükten başkası, ona uyucu oldu
B. Atalay 34:20
21
Onlar üzerinde, onun etkisi yoktur, ikircimlik içinde bulunan kimselerden, ahrete inananı ayırt etmek içindir, Allah gözetici her bir nesneyi
B. Atalay 34:21
22
Diyesin ki: «Allahtan ayrı Tanrı saydığınız şeyleri çağırasınız?» göklerde, yerde de zerre ağırlığında, bir şeyleri yok, buralarda hiçbir ortakları yok, onlardan yardım eden dahi bulunmaz
B. Atalay 34:22
23
İzin verilmiş olan kimselerden başkasına, onun yanında şefaat fayda vermez, yüreklerinden korku gidince: «Tanrınız ne dedi?» diye sorarlar, derler ki: «Tanrımız hakkı söyledi», 0 yücedir, O büyük!
B. Atalay 34:23
24
Diyesin ki: «Göklerden, yerden size azık veren kim?», diyesin ki: «Allahtır; biz mi, yoksa siz mi ancak doğru yoldaşız? Ya da açık sapkınlıkta?»
B. Atalay 34:24
25
Diyesin ki: «Bizim günahımızdan, sizler sorulmazsınız, sizin günahınızdan, bize de soru gelmez!»
B. Atalay 34:25
26
Diyesin ki: «Tanrımız bizi bir arada toplayacak, sonra da, hakla hüküm ederek ayıracaktır, O'dur en açıcı, O'dur bilici»
B. Atalay 34:26
27
Diyesin ki: «O'na ortak tutmuş olduklarınızı bana gösterin!»; öyle değil, emre olan, bilge olan Allah O'dur
B. Atalay 34:27
28
Biz ancak seni bütün insanlara hem müjdeci, hem de kocundurucu olarak göndermişizdir, insanların pek çoğuysa bilmezler!
B. Atalay 34:28
29
Onlar derler ki: «Gerçekseniz işbu va'it ne zaman?»
B. Atalay 34:29
30
Diyesin ki: «Size söz verilmiş olan günde ne bir saat geri kalırsınız, ne bir saat ileri geçersiniz»
B. Atalay 34:30