Ana SayfaMealler › Besim Atalay
BA

Besim Atalay

Besim Atalay
Besim Atalay meali ile okumaya başla
Neml 1 / 93
1
Tâ, sin; bunlar Kur'anın, açık olan kitabın âyetleridir
B. Atalay 27:1
2
İnanmış olanlara kılavuzdur, müjdedir
B. Atalay 27:2
3
Onlar, namazların kılarlar, zekâtların verirler, ahrete de yakından inan ederler
B. Atalay 27:3
4
Ahrete inanmayan kimselerin işlerini, kendi özlerine hoş gösterdik, başları döndü!
B. Atalay 27:4
5
Kötü azap, işte bu kimselerin, ahrette de bunlar ziyan ederler
B. Atalay 27:5
6
Kur'anı sen hiç şüphesiz hâkim olan, bilgin olan Allah katından aldırdın!
B. Atalay 27:6
7
Hani, Musa ailesine demişti ki: «Ben bir ateş gördüm, ondan size ya bir salık, ya da bir parça alev alıp geleyim de, ısınasınız!»
B. Atalay 27:7
8
Musa ona yaklaşınca, «Kutludur ateşe yakınlaşan, yüresinde bulunan» diye ona çağırdı; evrenlerin sahibi Allah kutsaldır
B. Atalay 27:8
9
«Ey Musa! Emre olan, hakim olan Allah benim
B. Atalay 27:9
10
Musa bırak değneğini!», onun, yılan gibi deprendiğin görünce, geri dönüp gidiyordu arkasına bakmadan, «Musa ! Korkma, peygamberler korkmaz benim katımda»
B. Atalay 27:10
11
Zulmedenler başka, kötülükten sonra, iyiliğe dönenleri Allah bağışlar, Allah yarlıgar
B. Atalay 27:11
12
«Sok elini koynuna, tertemiz, ak pak çıkar; dokuz belge ile sen, Firavun ile ulusuna gidesin, evet, onlar buyrum tutmaz bir derinti oldular !»
B. Atalay 27:12
13
Apaydın belgelerimiz, onlara vardığında, dediler ki: «Bu açık bir büyüdür!»
B. Atalay 27:13
14
Kendileri, yakından bilip, dururlarken — zulmederek, büyüklenerek— onu tanımadılar, göresin, nice oldu sonu fesatçıların
B. Atalay 27:14
15
Hem Davud'a, hem de Süleyman'a bilgi verdik biz, «İnanlı kullarından birçokları üzerine, bizi üstün eyliyen Allaha öğüş!» dediler
B. Atalay 27:15
16
Süleyman, Davud'a mirasçı oldu, dedi ki: «Ey insanlar! Bize kuşların dili öğretilmiştir, bize her şey verildi, işte, açık bir erdem budur»
B. Atalay 27:16
17
Süleyman'ın ordusu, inden, cinden, hem de kuştan toplanmıştı, bölüklere ayrıldılar
B. Atalay 27:17
18
Onlar, karınca deresine vardıklarında, bir dişi karınca dedi onlara: «Ey karıncalar! Yuvanıza giriniz, bilmeksizin, Süleyman'la ordusu sizi çiğnemiyler»
B. Atalay 27:18
19
Karıncanın bu sözünden Süleyman gülümseyip, gülerek dedi ki: «Tanrım! Hem benim için, hem atamçin verdiğin nimetlere şükretmeyi —seni hoşnut kılarak— onat olarak iş görmeyi, bana kolaylat, beni rahmetinle onat kullarının arasına kat»
B. Atalay 27:19
20
Yoklayarak kuşlarını, dedi ki: «Göremem ben ibibiği, yoksa yitti mi?
B. Atalay 27:20
21
Ya ona bir katı azap ederim, ya keserim, ya da açıkçana özür, getire bana»
B. Atalay 27:21
22
Çok geçmeden, o geldi, dedi ki: «Seb'e den senin bilmediğin, çok doğru bir salık getirdim sana
B. Atalay 27:22
23
Gördüm ki bir kadın orda egemen, her şeyi yerindedir, büyük bir tahtı var !
B. Atalay 27:23
24
Hem kendisi, hem de ulusu Allahı bırakarak, güneşe tapınırlar, şeytan da onların yaptıkları şeyleri hoş göstererek, yoldan çıkarmış, onlar doğru yola gitmezler!»
B. Atalay 27:24
25
«Göklerde, yerde, gizli olanı açığa vuran; gizli açık ne yapsalar, hep bilen Allaha ne için secde etmezler?
B. Atalay 27:25
26
Allah O'dur, O'ndan özge Tanrı yok, ulu arşın sahibidir»
B. Atalay 27:26
27
Süleyman dedi ki: «Bakalım ki sen gerçek misin? Yoksa yalancılardan mısın?
B. Atalay 27:27
28
Al şu betiğimi götür onlara, çekil sonra da, bekle, ne yapacaklar?»
B. Atalay 27:28
29
29,30. Seb'e egemeni dedi ki: «Ey öne gelenler! Bana Süleyman'dan, esirgeyen, yarlıgayan, Allah adıyla başlayan bir güzel kitap geldi!
B. Atalay 27:29
30
29,30. Seb'e egemeni dedi ki: «Ey öne gelenler! Bana Süleyman'dan, esirgeyen, yarlıgayan, Allah adıyla başlayan bir güzel kitap geldi!
B. Atalay 27:30