1
Kalkış gününe ant ederim,
2
kendini durmadan kınayan kimseye ant ederim,
3
insan onun kemiklerini derleyip toplıyamıyacağımızı mı sanıyor?
4
Oysaki onun parmaklarını hep bir boyda yaratmıya bile Bizim gücümüz yeter.
5
Ancak, kişi hep dürtülerine uymak ister.
6
«Kalkış ne vakit olacak.» diye sorar.
9
güneşle ay biraraya gelince.
10
O gün kişi: «Kaçacak yer kandedir?» der.
11
Yok, sığınacak yer bulunmıyacaktır.
12
O gün sığınacak yer ancak senin çalabının katı olacaktır.
13
O gün insana ne iyilik işlediyse, ne kötülük işlediyse hepsi bildirilecektir.
14
Daha doğrusu kişi kendini herkesten daha iyi bilir,
15
bütün engellerini ileri sürmüş olsa bile.
16
Onu çarçabuk okuyacağım diye dilini dolaştrma.
17
Çünkü onu derlemek de, okutmak da Bize düşer.
18
Onun için Biz sana Kur’an’ı nasıl okuyorsak sen de onu öyle oku.
19
Sonra işte apaçık anlatmak Bize düşer.
20
Yok, doğrusu, siz gelip geçici olan bu dünyayı seviyorsunuz da,
21
öbür dünyayı bırakıyorsunuz.
22
O gün kimi yüzler parlıyacak,
24
Kimi yüzler de pusaracak,
25
bel kemiğini kırıyorlar sanacak.
26
Yok, öyle değil. Can tenden ayrılacak olunca,
27
denilecek: «Bir iyileştirici yok mu?»
28
Gerçekten bir ayrılış olduğunu iyice anlıyacaktır.
29
Ayakları biribirine dolaşacaktır.
30
Ogün gidiş yalnız çalabına olacak.
Sonraki 10 ayet →