Ana SayfaMealler › İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İH

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu meali ile okumaya başla
Kamer 1 / 55
1
Kalkış günü yaklaşınca ay ikiye ayrılacak.
İ. H. Baltacıoğlu 54:1
2
Onlar bir belge görecek olsalar ondan yüz çevirirler de: "İşte ardı arası kesilmek bilmiyen büyülerden biri daha" derler.
İ. H. Baltacıoğlu 54:2
3
Yalan sayarlar, kendi dürtülerine uyarlar. Ancak her işin bir sonu vardır.
İ. H. Baltacıoğlu 54:3
4
Ant olsun ki onlara kendilerini bundan vazgeçirecek nice yankılar erişmiştir.
İ. H. Baltacıoğlu 54:4
5
Bu yankılardan her biri doruğuna varmış bir doğrunun bilgisidir. Ne yazık ki bu uyarmalar hiç bir işe yaramadı.
İ. H. Baltacıoğlu 54:5
6
Artık sen onlardan yüz çevir. Çağırıcının görülmemiş, işitilmemiş bir azaba çağıracağı o gün,
İ. H. Baltacıoğlu 54:6
7
Onlar gözleri kararmış, oraya buraya dağılmış çekirgeler gibi sinlerinden çıkacaklar,
İ. H. Baltacıoğlu 54:7
8
Allah’ı tanımıyanlar o çağırıcıya doğru boyunlarının uzatıp koşacaklar, "Bu ne çetin bir gün böyle!" diyecekler.
İ. H. Baltacıoğlu 54:8
9
Onlardan önce Nuh ulusu da yalan saydılar, kulumuzu yalancı yerine koydular. Onun için: "Delini bir" dediler. O, işinden alıkonuldu.
İ. H. Baltacıoğlu 54:9
10
Bunun üzerine çalabına yalvardı: "Artık ben yenildim, bana yardım et" dedi.
İ. H. Baltacıoğlu 54:10
11
Bunun üzerine Biz de gökyüzünün kapılarını açtık, oradan sular boşandı.
İ. H. Baltacıoğlu 54:11
12
Yeri yarıp yerden pınarlar fışkırttık. Derken yasanan işin olması için her iki su birbirine karıştı.
İ. H. Baltacıoğlu 54:12
13
Nuh’u, tahtaları biribirine mıhlanmış bir gemiye bindirdik.
İ. H. Baltacıoğlu 54:13
14
Gemi gözlerimizin önünde yüzüyordu. Kendisine nankörlük edilen Nuh’a karşılık olsun diye.
İ. H. Baltacıoğlu 54:14
15
Ant olsun ki Biz bu olyı bir belge olarak bırakmışızdır. Öğütlenenler nerede?
İ. H. Baltacıoğlu 54:15
16
Benim azabım, benim uyarmalarım nasıl olurmuş görsünler.
İ. H. Baltacıoğlu 54:16
17
Ant olsun ki Biz Kur’an’ın anlaşılmasını kolaylaştırdık öğütlenmeleri için. Hani, öğütlenen nerede?
İ. H. Baltacıoğlu 54:17
18
Ad ulusu bütün uyarıcıları yalan saydı. Benim azabım, Benim uyarmalarım nasıl olurmuş görsünler.
İ. H. Baltacıoğlu 54:18
19
Çünkü Biz uğursuzluğu sürüp giden bir günde onların üzerine çok sert bir fırtına göndermiştik.
İ. H. Baltacıoğlu 54:19
20
Öyle bir fırtına ki insanları sanki içi boşalmış hurma kütükleri imişler gibi yerlerinden kaldırıp atıyordu.
İ. H. Baltacıoğlu 54:20
21
Benim azabım, benim uyarmalarım nasılmış görsünler.
İ. H. Baltacıoğlu 54:21
22
Ant olsun ki Biz Kur’an’ın anlaşılmasını kolaylaştırdık, öğütlenmeleri için. Hani, öğütlenenler nerede?
İ. H. Baltacıoğlu 54:22
23
Semut bütün uyarmaları yalan saymıştı.
İ. H. Baltacıoğlu 54:23
24
Şöyle demişlerdi: "Biz bizim gibi bir ademoğluna mı uyacağız? Eğer bunu yapacak olursak besbelli ki sapkınlık etmiş, delilik etmiş oluruz.
İ. H. Baltacıoğlu 54:24
25
Bizim aramızda kendisine kitap gönderilecek bir o mu kaldı? Yok, o utanmazın, yalancının biridir."
İ. H. Baltacıoğlu 54:25
26
Yarın onlar utanmazın, yalancının kim olduğunu göreceklerdir.
İ. H. Baltacıoğlu 54:26
27
İşte onları sınamak için bir dişi deve gönderen Biziz. Artık sen onları gözetle, onların sıkıntılarına katlan.
İ. H. Baltacıoğlu 54:27
28
Onlara şunu anlat ki su aralarında bölünmüştür. Sırası gelen onun başında bulunsun.
İ. H. Baltacıoğlu 54:28
29
Sonra onlar arkadaşlarını çağırdılar. O da bıçağına sarıldı, deveyi kesti.
İ. H. Baltacıoğlu 54:29
30
Benim azabım, benim uyarmalarım nasılmış görsünler.
İ. H. Baltacıoğlu 54:30