Ana SayfaMealler › İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İH

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu meali ile okumaya başla
İsra 1 / 111
1
Uluların o Allah’ı ki kendisine belgelerimizden bir nicesini göstermek için kulunu geceleyin Mescid_i Haram’dan alıp, dolayını kutlulandırdığımız Mescid-i Aksa’ya götürdü. Çünkü O işiticidir, görücüdür.
İ. H. Baltacıoğlu 17:1
2
Biz Musa’ya Kitap verdik. Onu İsrailoğullarına yol gösterici yaptık. Benden başkalarını gözetici edinmeyin diye.
İ. H. Baltacıoğlu 17:2
3
Ey, Nuh ile birlikte gemiye bindirdiğimiz insanların soyundan gelenler! Doğrusu Nuh şükredici bir kuldu.
İ. H. Baltacıoğlu 17:3
4
Biz Kitap’ta İsrailoğullarına bildirdik ki: "Siz ne de olsa ortalığı iki defa bozguna uğratacaksınız. Ne de olsa büyüklendikçe büyüklendikçe büyükleneceksiniz.
İ. H. Baltacıoğlu 17:4
5
O iki cezadan ilkinin günü gelince en sert dövüşen kullarımızı üzerinize gönderdik. Onlar evlerinizin arasına kadar sokuldular. Böylece ceza verilmiş oldu."
İ. H. Baltacıoğlu 17:5
6
Sonra onları yenme gücünü tekrar size verdik. Size mallar, çocuklar vererek yardım ettik. Sizi topluluk olarak da çoğalttık.
İ. H. Baltacıoğlu 17:6
7
Eğer iyilik ederseniz kendinize etmiş olursunuz. Eğer kötülük ederseniz yine kendinize etmiş olursunuz. Öbür ceza günü gelince de onlar size kötülük etsinler, tapınaklarınıza ilkin girdikleri gibi girsinler, yendiklerini yok etsinler diye üzerinize gönderdik.
İ. H. Baltacıoğlu 17:7
8
Ola ki çalabınız size acıya. Eğer siz dönecek olursanız Biz de döneriz. Biz Cehennem’i tanımzlar için zından kıldık.
İ. H. Baltacıoğlu 17:8
9
Gerçekten bu Kur’an’ın ilettiği yol en doğru yoldur. İnananlara, iyilik işliyenlere müjdele, işte onlar için büyük bir karşılık vardır.
İ. H. Baltacıoğlu 17:9
10
Gerçekten o kimseler ki öbür dünyaya inanmazlar, onlar için de acıklı bir azap düzülmüştür.
İ. H. Baltacıoğlu 17:10
11
İnsan nasıl iyiliği üzerine çekmek isterse, kötülüğü de öylece üzerine çekmek ister. Çünkü insan acelecidir.
İ. H. Baltacıoğlu 17:11
12
Gece ile gündüzü iki belge yaptık. Sonra gece belgesini yok edince de yerine gündüz belgesini gösterici kıldık. Çalabınızın bol vergisinden diliyesiniz, hem de yıllarınızı sayasınız, sayışlarınızı da bilesiniz diye. Biz her nesneyi de uzun uzadıya anlattık.
İ. H. Baltacıoğlu 17:12
13
Herkesin ettiğini kendi boynuna doladık. Dirilme günü herkes için bir Kitap çıkaracağız. Herkesin kitabı kendisine açık olarak erecektir.
İ. H. Baltacıoğlu 17:13
14
"Kitabını oku da bugün kendi hesabını kendin gör" denecek.
İ. H. Baltacıoğlu 17:14
15
Her kim doğru yolu tutarsa kendi için tutmuş olur. Herkim de iğri yola saparsa yine kendine karşı sapmış olur. Hiçbir günahlı başkasının günahını yüklenmez. Biz önce bir elçi göndermedikçe de azaba uğratıcı değilizdir.
İ. H. Baltacıoğlu 17:15
16
Biz bir ili yok etmeyi diledik mi, önce oranın ileri gelenlerine buyruklarımızı bildiririz. Bunun üzerine onlar o ili karıştırmıya başlarlar. Artık o ili azaba uğratmak gerekir. Bunu üzerine Biz de onu yerin dibine geçiririz.
İ. H. Baltacıoğlu 17:16
17
Biz Nuh’tan sonra nice insan soylarını yok ettik. Senin çalabının, kullarının günahlarından bilgili, görücü olması yeter.
İ. H. Baltacıoğlu 17:17
18
Herkim bu çarçabuk geçen dünyayı dileyecek olursa orada dilediğimiz kadarını dilediğimize çabucacık veririz. Sonra da onu Cehennem’e sokarız. O kimse buraya yerilmiş, sürülmüş olarak gider.
İ. H. Baltacıoğlu 17:18
19
Herkim de inanarak öbür dünyayı diler, bunun için de gereği gibi çalışacak olursa, işte bu gibilerin bu çalışması değerlenmiş olur.
İ. H. Baltacıoğlu 17:19
20
Biz hepsine, onlara da, bunlara da senin çalabının vergisi kimseden esirgenmiş değildir.
İ. H. Baltacıoğlu 17:20
21
Bak, Biz onları biribirinden nasıl da üstün kıldık. Şüphesiz öbür dünyada basamakların daha yüksekleri, üstünlüklerin de daha büyükleri vardır.
İ. H. Baltacıoğlu 17:21
22
Sakın Allah ile birlikte başkasını tanrı edinme, yoksa yerildiğin, kendi başına bırakıldığın gündür.
İ. H. Baltacıoğlu 17:22
23
Senin çalabın kendinden başkasına tapmayın, ananıza, babanıza karşı iyi davranın diye buyurdu. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi yanında kocayacak olursa, sakın onlara of! Bile deme. Sakın onları paylama, onlara hep tatlı söyle.
İ. H. Baltacıoğlu 17:23
24
Onlara acı da alçak gönüllülüğünün kanatlarını yerlere kadar indir. Şöyle de: "Çalabım! Onlar beni küçükken nasıl yetiştirdilerse, Sen de onları öyle esirge."
İ. H. Baltacıoğlu 17:24
25
Sizin çalabınız içinizde olanları en iyi bilendir. Eğer siz iyi olursanız, Allah da kendine dönenleri yarlıgayıcıdır.
İ. H. Baltacıoğlu 17:25
26
Yakınlara, yoksullara, yolda kalanlara hakkını ver. Malını sakın saçıp savurma.
İ. H. Baltacıoğlu 17:26
27
Çünkü saçıp savuranlar şeytanların yoldaşları olmuşlardır. Şeytan ise çalabına karşı en büyük nankörlüğü yapmıştır.
İ. H. Baltacıoğlu 17:27
28
Çalabından umduğun esirgeyicilik erişinceye kadar yardım edemiyecek olursan, hiç olmazsa onlara tatlı sözler söyle.
İ. H. Baltacıoğlu 17:28
29
Elini ne sıkı tut, ne de büsbütün aç. Yoksa hem dile düşersin, hem de eli boş kalırsın.
İ. H. Baltacıoğlu 17:29
30
Gerçekten senin çalabın kimi dilerse onun azığını genişletir de daraltır da. Çünkü O kullarının her oluşundan bilgili, görücü olandır.
İ. H. Baltacıoğlu 17:30