Ana SayfaMealler › Ahmet Tekin
AT

Ahmet Tekin

Tefsiri Meal Kuran’ın Anlaşılmasına Doğru
2010
Bu mealle oku
1946 sonbaharında bağlar bozulurken Nevşehir’in Karacauşağı köyünde doğdu. İlkokul’a devam ederken hafızlığı da bitirdi. 1968’de İstanbul İmam Hatip Okulu’ndan birincilikle mezun oldu. 1972’de İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü’nü, 1974‘te İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. 1973‘te Edebiyat Fakültesi’nde Umumi Sosyoloji sertifikası aldı. Hukukta öğrenim gördüğü sırada Hukuk Felsefesi, Hukuk Sosyolojisi ve Hukuk Metodolijisi derslerini seçerek okudu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Kamu Hukuku‘nda doktoraya başladı, tez safhasında bıraktı. Kamu Hukuku, Tefsir ve Hadis Uzma Ayrıntılı bilgi →
Ahmet Tekin meali ile okumaya başla
Cin 1 / 28
1
'Bana, cinlerden kalabalık bir ekibin Kur’ân’ı dinlediği, herkesi hayretler içinde bırakan, bütün ilâhî kitaplardaki dinî-ilmî esasları içeren, okunan bir kitap, Kur’ân dinledik, dedikleri vahyedildi.' de.
A.Tekin 72:1
2
'Doğru, huzurlu ve aydınlık yola ileten bir kitap. Biz o kitaba, Kur’ân’a iman ettik. Hiç kimseyi, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Rabbimize asla ortak koşmayacağız.'
A.Tekin 72:2
3
'Şanı yüce olan Rabbimiz, sınırsız bir gücün, kudretin, imkânın sahibidir. Ne eş, ne de oğul edinmiştir.'
A.Tekin 72:3
4
'Bizim beyinsizimiz, akılsızımız, Allah adına saçma sapan şeyler söylüyordu.'
A.Tekin 72:4
5
'Biz, insanların ve cinlerin Allah adına asla yalan uydurmayacağını, Allah’a iftira etmeyeceğini biliyorduk.'
A.Tekin 72:5
6
'Şu bir gerçek ki, insanlardan bazı erkekler, cinlerden bazı erkeklere sığınırlar, onların şımarıklıklarını artırırlardı.'
A.Tekin 72:6
7
'Onlar da, sizin zannetiğiniz gibi, Allah’ın hiç kimseyi asla peygamber olarak özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere görevlendirmeyeceğini zannediyorlardı.'
A.Tekin 72:7
8
“Doğrusu biz cinler, göğü yokladık, fakat onu sert bekçilerle, alev hüzmeleri ile doldurulmuş bulduk.”
A.Tekin 72:8
9
'Halbuki daha önce, biz göğün bazı bölgelerinde, haber dinlemek için oturacak yerler bulup oturuyorduk. Fakat şimdi, kim bilgi hırsızlığı yapmak isterse, kendisini gözetleyen kor halinde düşen gök cisimleriyle, alevlerle karşılaşıyor.'
A.Tekin 72:9
10
'Yeryüzündeki akıllı ve sorumlu varlıklara kötülük mü yapılmak isteniyor, yoksa Rableri onlara huzurlu, aydınlık bir hayat mı diledi, bilemiyoruz.'
A.Tekin 72:10
11
'Bizden bir kısmı dindar, ahlâklı, hayır-hasenat sahibi, mü’min, sâlih kimseler. Bir kısmı da bunlardan aşağıda olmak üzere, muhtelif cemaatler halindeyiz.'
A.Tekin 72:11
12
'Biz yeryüzünde Allah’ı âciz bırakamayacağımızı, koyduğu kanunların dışına çıkarak yakamızı kurtaramayacağımızı kaçarak da elinden kurtulamayacağımızı, anladık.'
A.Tekin 72:12
13
'Biz hidayet rehberi olan Kur’ân’ı, peygamberi işitince ona iman ettik. Kim Rabbine iman ederse, amellerinin değerinin düşürülmesinden, mükâfatının eksik verilmesinden, haklarına tecavüzden, zulüm ve haksızlık edilmesinden korkmaz.'
A.Tekin 72:13
14
'İçimizde İslâm’ı yaşayan müslümanlar da var. Hak yoldan sapan zalimler de var. Müslüman olanlar, işte onlar doğru huzurlu ve aydınlık yolu arayanlardır.'
A.Tekin 72:14
15
'Hak yoldan sapan zâlimler ise Cehennem’e odun oldular.'
A.Tekin 72:15
16
Şayet doğru, muhkem, güvenli yolda, İslâmî hayat tarzında, itaatte daim olsalardı, elbette onlara, gökten bol su indirir, yeryüzündeki kaynaklardan çağlayan sular akıtır, onları servete sâmâna boğardık.
A.Tekin 72:16
17
Onları bu yolla denemek için akıtırdık. Kim, Rabbinin övünç kaynağı kitabından, Kur’ân’dan, zikirden, şeriattan yüz çevirir, Kur’ân öğrenimini, öğretimini, şeriatı, Allah’ı zikri engelleyici tedbirler alırsa Rabbi onu, devamlı artan dehşetli cezalara çarptırır, azaplara uğratır.
A.Tekin 72:17
18
Secdelere varırken kullandığı organlar da, mescitler, secde edilen yerler de Allah’ındır. Allah ile birlikte herhangi bir kimseye kulluk ve ibadet etme, yalvarma.
A.Tekin 72:18
19
Allah’ı ilâh tanıyan, candan müslüman olarak Allah’a bağlanan saygılı kulu Muhammed, tebliğ için ne zaman meydanlara çıkıp, davete başlasa, âşikâre ibadet etse, Allah’a dua ve niyazda bulunsa, cinler dinlemek için üşüşürler, neredeyse, onun üzerinde keçeleşecekler, müşrikler de peygamberleri engellemek için etrafını kuşatırlar.
A.Tekin 72:19
20
Rasûlüm sen de: 'Ben ancak Rabbime kulluk ve ibadet ederim, dua ederim. İlâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında O’na hiçbir kimseyi ortak koşmam, gizli şirke düşmem, başka otoriteleri kabul etmem.' de.
A.Tekin 72:20
21
'Ben size zarar verme yetkisine sahip değilim, size huzurlu ve aydınlık bir hayat sağlamak, hidayete erdirmek de benim yetkim dahilinde değil..
A.Tekin 72:21
22
'Tebliğ görevimi, peygamberlik vazifemi yapmazsam, Allah’ın azâbından, beni asla kimse kurtaramaz. O’nun dışında, kulu durumundakilerden sığınacak kimse de bulamam.' de.
A.Tekin 72:22
23
'Ancak Allah’tan geleni, Kur’ân’ı tebliğ ederek, peygamberlik görevimi yerine getirerek azaptan kurtulabilirim. Allah ve Rasulüne, Kur’âna ve sünnete karşı gelenlere, âsî olanlara Cehennem ateşi vardır. O ateşte ebedî kalırlar.'
A.Tekin 72:23
24
Nihayet tehdit edildikleri şeyi, kıyameti, azâbı gördükleri zaman kimin yardım edeninin zayıf ve az olduğunu öğrenecekler.
A.Tekin 72:24
25
'Tehdit edildiğiniz şey, yakın mıdır, yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koyar, onu bilemem.' de.
A.Tekin 72:25
26
O, duyu ve bilgi alanı ötesini, gayb âlemini bilir. Sırlarına hiç kimseyi vâkıf etmez.
A.Tekin 72:26
27
Ancak, kendisinden razı olduğu Rasulü sırlarına vâkıf olabilir. Çünkü, onun önüne arkasına, sağına soluna, gözeteci, koruyucu melekler dizer.
A.Tekin 72:27
28
Rableri, meleklerin ve peygamberlerin tebliğine memur ettiği konuları, tebliğ görevlerini ifalarını; onların sorumluluğuna verilenleri, yanlarında olup bitenleri ilmiyle kudretiyle çepeçevre kuşatarak, her şeyi bir bir sayarak kaydip belirlemesi için onların etrafına koruyucu melekler dizer.
A.Tekin 72:28
Cin suresi tamamlandı