Ana SayfaMealler › Ahmet Tekin
AT

Ahmet Tekin

Tefsiri Meal Kuran’ın Anlaşılmasına Doğru
2010
Bu mealle oku
1946 sonbaharında bağlar bozulurken Nevşehir’in Karacauşağı köyünde doğdu. İlkokul’a devam ederken hafızlığı da bitirdi. 1968’de İstanbul İmam Hatip Okulu’ndan birincilikle mezun oldu. 1972’de İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü’nü, 1974‘te İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. 1973‘te Edebiyat Fakültesi’nde Umumi Sosyoloji sertifikası aldı. Hukukta öğrenim gördüğü sırada Hukuk Felsefesi, Hukuk Sosyolojisi ve Hukuk Metodolijisi derslerini seçerek okudu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Kamu Hukuku‘nda doktoraya başladı, tez safhasında bıraktı. Kamu Hukuku, Tefsir ve Hadis Uzma Ayrıntılı bilgi →
Ahmet Tekin meali ile okumaya başla
Haşr 1 / 24
1
Göklerdeki varlıkların ve imkânların, yerdeki varlıkların ve imkânların tamamı, Allah’ın koyduğu düzen içinde görevlerini yaparak, Allah’ı tesbih ve zikrederler. O kudretli, hikmet sahibi ve hükümrandır.
A.Tekin 59:1
2
O, ehl-i kitaptan inkârda ısrar edenleri, kâfirleri müslümanlara karşı savaşmak için ilk defa bir araya gelerek müttefik güç kurduklarında, yurtlarından çıkarıp sürgüne gönderendir. Siz, onların direnmeden çıkacaklarını sanmamıştınız. Onlar da, kalelerinin kendilerini Allah’tan koruyacağını sanmışlardı. Ama Allah, Allah’ın orduları, onlara beklemedikleri, hesap edemedikleri yerden yüklendi, akıllarına, yüreklerine korku düşürdü. Öyle ki, evlerini, hem kendi elleriyle harap ediyorlar, hem de mü’minlerin elleriyle harabına sebep oluyorlardı. Ey dünyadaki olayları tahlil edip anlayabilen akıl ve basiret sahipleri ibret alın!
A.Tekin 59:2
3
Eğer, Allah onların sicilde sürgün edileceğini yazmamış olsaydı, onları dünyada başka şekilde cezalandıracaktı. Âhirette, ebedî yurtta da, onlara Cehennem azâbı vardır.
A.Tekin 59:3
4
Bu, onların, Allah’a ve Rasulüne karşı gelmeleri, düşmanca davranmaları sebebiyledir. Kim Allah’a, Allah’ın dinine, Allah’ın samimi kullarına düşmanca davranırsa, bilsin ki Allah, düşmanlık etme suçlarına denk, onları adâletle cezalandırma gücüne sahiptir.
A.Tekin 59:4
5
Hurma ağaçlarından herhangi birini kesmeniz veya olduğu gibi kökleri üzerinde dikili bırakmanız hep Allah’ın bilgisi içinde, planına, iradesine uygundur. Ve O’nun, doğru ve mantıklı düşünmenin, hak dinin dışına çıkan fâsıkları, âsileri, bozguncuları rezil etmesi içindir.
A.Tekin 59:5
6
Allah’ın, zahmet çektirmeden onlardan alıp peygamberinin tasarrufuna verdiği ganimetler için, siz at ve deve koşturup yorulmuş değilsiniz. Fakat Allah rasullerini, sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak iradesinin tecellisine tabi kimseler üzerinde, savaşmadan da hakimiyet kurdurur. Allah’ın gücü kudreti her şeye yeter.
A.Tekin 59:6
7
Allah’ın zahmet çektirmeden, fethedilen köylerin, kasabaların, memleketlerin halkından alıp, ilâhî hükümleri icraya, ülkeyi imara, dünya düzenini kurmaya, sağlamaya memur tek yetkili Rasulullah’ın tasarrufuna verdiği ganimetler, Allah, peygamber, yakınları, yetimler, dullar, çevresi, çaresi olmayan yoksullar, göçmenler ve yolda kalan muhtaç yolcular içindir. Böylece o mallar, içinizden yalnız zenginler arasında dönüp dolaşan bir devlet, bir güç kuvvet, bir servet olmaz. Rasulullah’ın size tevdi ettiği sorumlulukları benimseyin, size ne verirse, ne kadar verirse, razı olarak alın, size vermediği şeyi istemekten sakının, yasakladığı şeyden, onların savunuculuğunu, sözcülüğünü yapmaktan vazgeçin. Allah’a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun. Allah, emirlerine muhalefet ve kendisine karşı isyan suçunuza denk, sizi adâletle cezalandırma gücüne sahiptir.
A.Tekin 59:7
8
Allah’ın ihsan ettiği bu ganimet malları, yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılmış olan, Allah’tan bir lütuf ve rızasını dileyen, Allah’a, Allah’ın dinine, Rasulüne yardım eden, Allah yolunda özgür olarak kulluk ve ibadete devam eden, hicret ederek güç ve gönül birliği yapan fakir muhacirlerindir. İşte sözlerine sadık olanlar bunlardır.
A.Tekin 59:8
9
Bu ganimet malları, daha önce Medine’yi Allah’ın dinine, İslâm’a, devletine yurt olarak hazırlamış ve gönüllerine imanı yerleştirmiş olan kimselerin, baskı zulüm ve işkencenin hakim olduğu memleketlerinden, özgürce Allah’a kulluk ve ibadet etmek, güç ve gönül birliği yapmak için hicret edip kendilerine gelenleri sevenlerin, onlara ilâveten verilen ganimet mallarından dolayı gönüllerinde bir rahatsızlık hissetmeyenlerindir. Kendileri zaruret içinde bulunsalar bile, onları, kendilerine, birbirlerine tercih edenlerindir. Nefsinin cimriliğinden korunanlar, işte onlar kurtuluşa, ebedî nimetlerle mutluluğa erenlerdir.
A.Tekin 59:9
10
Bu ganimet malları, bunların ardından gelen:'Rabbimiz, bizi ve bizden önce iman ile öne geçmiş kardeşlerimizi koruma kalkanına al, bağışla. Kalplerimizde iman edenlere karşı hiçbir kin bırakma. Rabbimiz, sen çok şefkatli, engin merhamet sahibisin.' diyen nesillerindir.
A.Tekin 59:10
11
Müslüman görünerek İslam’a karşı gizli eylem planları ve eylem yapan münafıkların, ehl-i kitaptan inkârda ısrar eden kâfir dostlarına:'Eğer siz yurdunuzdan çıkarılırsanız, biz de sizinle beraber çıkarız. Sizin aleyhinize olacak bir konuda, asla kimseyle işbirliği yapmayız. Eğer siz, savaşmak mecburiyetinde bırakılırsanız, mutlaka size yardım ederiz.' dediklerini görmüyor musun? Allah, onların yalancı olduklarına şâhitlik eder.
A.Tekin 59:11
12
Andolsun ki, eğer onlar yurtlarından çıkarılsalar, bunlar, onlarla beraber çıkmazlar. Savaşa girmiş olsalar, onlara yardım etmezler. Yardım etmek durumunda kalsalar, kesinlikle arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra kendilerine yardım da edilmez.
A.Tekin 59:12
13
Sizin, münâfıkların ve yahudilerin yüreklerinde meydana getirdiğiniz dehşet, korku, Allahtan korkularından daha fazladır. Bu, onların anlayışı kıt bir toplum olması sebebiyledir.
A.Tekin 59:13
14
Onlar müstahkem şehirlerde veya siperler arkasında bulunmaksızın, müttefik orduları bile kursalar, korkularından sizinle savaşamazlar. Yahudiler’in ve münâfıkların kendi aralarındaki savaşları ise şiddetlidir. Sen onların birlik halinde olduğunu sanırsın. Halbuki kalplerinin atışları farklı, kafaları karışık, düşünceleri darmadağınıktır. Bu, onların akıllarını faydalı kullanamayan, gelişmemiş, cahil bir toplum olmalarından ileri gelmektedir.
A.Tekin 59:14
15
Müşriklerin ve müslüman görünerek İslâm’a karşı gizli eylem planları ve eylem yapan münâfıkların durumu, kendilerinden bir müddet önce geçmiş ve mü’minlere karşı yaptıkları kötülük planlarının cezasını tatmış olanların durumu gibidir. Onlara can yakıp inleten, müthiş bir de azap vardır.
A.Tekin 59:15
16
Müslüman görünerek İslâm’a karşı gizli eylem planları ve eylem yapan münâfıkların durumu, tıpkı şeytanın durumu gibidir. Şeytan insana:'İnkâr et, nankörlük et' der. İnkâr edip nankörlük edince de:'Benim seninle ilgim yok, senden uzağım. Ben, âlemlerin, bütün varlıkların Rabbi Allah’tan korkarım.' der.
A.Tekin 59:16
17
Nihayet aldatan şeytanla aldanan insanın sonu, içinde ebedî kalacakları ateş olacaktır. İşte bu, inkârda, isyanda ısrar eden, baskı, zulüm ve işkenceyle temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen, hakka riayet etmeyen zâlimlerin cezasıdır.
A.Tekin 59:17
18
Ey iman nimetine kavuşanlar, Allah’a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun. Herkes, yarına, âhirete neler hazırladığını kontrol etsin. Allah’a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun. Allah işlediğiniz gizli-açık bütün amellerden haberdardır.
A.Tekin 59:18
19
Allah’ı, Allah’ın emirlerini, şeriatını unutan ve bu yüzden, Allah’ın kendilerine kendi haklarını, birbirlerinin haklarını, kimliklerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. Onlar, işte onlar doğru ve mantıklı düşünmenin, hak dinin dışına çıkan fâsıktırlar, âsi ve bozguncudurlar.
A.Tekin 59:19
20
Cehennem ehli ile Cennet ehli bir olmaz. Cennet ehli, işte onlar mutlu kimselerdir.
A.Tekin 59:20
21
Eğer biz bu Kur’ân’ı bir dağa indirip, Kur’ân’daki emir ve hükümlerden dağı sorumlu tutsaydık, Allah’ın büyüklüğünün, ilminin, tedbirinin şuuruna ererek, dağın parçalandığını görürdün. İnsanların iyiliği, kurtuluşu için böyle misaller veriyoruz. Ola ki düşünürler.
A.Tekin 59:21
22
O, kesinlikle hak ilâh olan Allah’tır. Duyu ve bilgi alanı ötesini, gayb âlemini ve görülen âlemi bilendir. O, sınırsız rahmeti ve engin merhameti ile hayat veren, yaşatan, koruyan, rahmetine, merhametine, lütfuna, mükâfatlarına ve hayırlara mazhar eden, Rahman ve rahim olan Allah’tır.
A.Tekin 59:22
23
O, kesinlikle hak ilâh olan Allah’tır. Mülkün sahibi ve tek hâkimidir. Her türlü noksanlıktan, ayıptan münezzeh, en büyük kutsaldır. Âfetten, kederden, dertten, zevalden uzak, bütün varlıkların selâmet kaynağıdır. İman, emniyet ve güven veren, güvenilen bir varlıktır. Görüp gözeten, koruyan, hakkı belirleyen ölçüyü koyan ve murakabe edendir. Kudret sahibi, hükümran ve üstündür. Dilediği icraatı yapan, gücüne karşı konulmayandır. Büyüklük, ululuk ve azamet sahibidir. Allah, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında, Allah’a ortak koşan müşriklerin ortak koştukları şeylerden münezzehtir.
A.Tekin 59:23
24
O, yaratan, varlıkları ayırıcı özelliklerle düzenli, sağlıklı, âhenkli ve dengeli yaratmaya devam eden, mahlûkata dilediği, planladığı gibi, çehre, vücut hatları ve şekil veren Allah’tır. En güzel isimler O’nundur. Göklerdeki ve yerdeki varlıkların ve imkânların tamamı onun koyduğu düzen içinde görevlerini yaparak O’nun şanını yüceltmektedir, O’nu zikretmektedir. O, hikmet sahibi, kudretli ve hükümrandır.
A.Tekin 59:24
Haşr suresi tamamlandı