Ana SayfaMealler › Ahmet Tekin
AT

Ahmet Tekin

Tefsiri Meal Kuran’ın Anlaşılmasına Doğru
2010
Bu mealle oku
1946 sonbaharında bağlar bozulurken Nevşehir’in Karacauşağı köyünde doğdu. İlkokul’a devam ederken hafızlığı da bitirdi. 1968’de İstanbul İmam Hatip Okulu’ndan birincilikle mezun oldu. 1972’de İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü’nü, 1974‘te İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. 1973‘te Edebiyat Fakültesi’nde Umumi Sosyoloji sertifikası aldı. Hukukta öğrenim gördüğü sırada Hukuk Felsefesi, Hukuk Sosyolojisi ve Hukuk Metodolijisi derslerini seçerek okudu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Kamu Hukuku‘nda doktoraya başladı, tez safhasında bıraktı. Kamu Hukuku, Tefsir ve Hadis Uzma Ayrıntılı bilgi →
Ahmet Tekin meali ile okumaya başla
Kamer 1 / 55
1
Kıyamet yaklaştı ve ay yarıldı.
A.Tekin 54:1
2
Onlar, imana sevk eden, hakkı tasdik ettiren bir âyet, bir mûcize görseler, engelleme tedbirleri alarak yüz çevirirler. Hâlâ:'Eskiden beri devam edegelen, aklı etki altına alan bir aldatmaca, bir yalan.' derler.
A.Tekin 54:2
3
Ortaya konulan ilâhî plan mutlaka gerçekleşip hedefine vardığı halde, onlar peygamberleri yalanladılar, şahsî arzu ve ihtiraslarına uydular.
A.Tekin 54:3
4
Andolsun ki, onlara, kötülükten, şirkten vazgeçirecek nice örnek olayların bilgileri gelmiştir.
A.Tekin 54:4
5
Bu Kur’ân, derin hikmetlerle dolu, sağlıklı ve ahlâklı bir toplum düzeni sağlayan, gerçekleştireceği hedefe ulaştıran bilgileri içerir. Fakat sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan uyarıcılar inkârda ısrar edenlere fayda vermiyor.
A.Tekin 54:5
6
Sûr’a üfürerek davet eden İsrâfil’in, görülmedik müthiş bir şeye davet ettiği gün, sen de onlardan uzak dur.
A.Tekin 54:6
7
Kâfirler, bakışları, korku ve saygıdan perişan bir halde, savrulan çekirge sürüleri gibi kabirlerden çıkarlar.
A.Tekin 54:7
8
Davet edene, İsrafil’e doğru kabirlerden boyunlarını uzatarak, fırlayarak çıkarlar. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirler:'Bu zor bir gündür.' derler.
A.Tekin 54:8
9
Onlardan önce Nuh kavmi de Nûh’u yalanladı. Bizi ilâh tanıyan, candan müslüman olarak bize bağlanan, saygılı kulumuzu yalanlamakta ısrar ettiler. 'Cinlere mahkûm olmuş biridir, delidir.' dediler. Nûh’a bağırıp çağırıldı, tebliği engellendi, eza ve cefa edilerek kovuldu.
A.Tekin 54:9
10
Bunun üzerine Nuh Rabbine:'Ben yenik düştüm, bana yardım et, bana yaptıklarından dolayı onları cezalandır.' diye dua etti.
A.Tekin 54:10
11
Biz de, derhal, göğün kapılarını açtık. Kapılardan nehir gibi sular aktı.
A.Tekin 54:11
12
Yeryüzünde kaynaklar fışkırttık. Her iki su, takdir edilmiş bir planın icrası için birleşmişti.
A.Tekin 54:12
13
Nûh’u da, levhalardan demir ve tahta çivilerle perçinlenerek yapılmış gemilerde taşıdık.
A.Tekin 54:13
14
İnkâr edilen, nankörlük edilen Nûh’a bir mükâfat olmak üzere, gemiler gözlerimizin önünde, himayemizde akıp gidiyordu.
A.Tekin 54:14
15
Bu gemileri bir ibret, bir kalıntı olarak bıraktık. Düşünen ibret alan var mı hiç?
A.Tekin 54:15
16
Benim azâbım, sorumluluk, hesap ve ceza konusundaki uyarılarım nasılmış gördüler.
A.Tekin 54:16
17
Andolsun, biz Kur’ân’ı okunarak ibadet edilsin, öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Düşünen, öğüt alan, okuyarak ibadet eden var mı hiç?
A.Tekin 54:17
18
Âd kavmi de, peygamberlerini yalanladı. Sonunda benim azâbım, sorumluluk, hesap ve ceza konusundaki uyarılarım nasılmış gördüler.
A.Tekin 54:18
19
Biz onların üstüne, uğursuzluğu devam eden bir günde, dondurucu bir rüzgârı görevlendirerek estirdik.
A.Tekin 54:19
20
İnsanların kafalarını koparan bir rüzgar estirdik. İnsanlar sanki kökünden sökülmüş hurma gövdeleri gibi yere serilmişti.
A.Tekin 54:20
21
Benim azâbım, sorumluluk, hesap ve ceza konusundaki uyarılarım nasılmış, gördüler.
A.Tekin 54:21
22
Andolsun biz Kur’ân’ı okunarak ibadet edilsin, öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. Düşünen, öğüt alan, okuyarak ibadet eden var mı hiç?
A.Tekin 54:22
23
Semûd kavmi de sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan uyarıcıları yalanladı.
A.Tekin 54:23
24
'İçimizden, gücünden korkulmayan zavallı bir insana mı uyacağız? O takdirde biz apaçık bir yanılgıya düşmüş, ahmaklık ve delilik etmiş oluruz.' dediler.
A.Tekin 54:24
25
'Vahiy, aramızdan ona, Sâlih’e mi indirildi? O küstah bir yalancıdır.' dediler.
A.Tekin 54:25
26
Yarın, kabirde ve mahşerde kimin küstah, yalancı olduğunu öğrenecekler.
A.Tekin 54:26
27
'Onları imtihan etmek, güç durumda bırakmak için dişi deveyi gönderen biziz. Sen, onların âkıbetlerinin nereye varacağını gözle ve onların eza ve cefalarına karşı da, sabrederek mücadeleye devam et, metanetli ol.' dedik.
A.Tekin 54:27
28
Onlara, suyun, aralarında paylaştırıldığını haber ver. Her biri, kendi içme sırasında gelsin.
A.Tekin 54:28
29
Hep birlikte, bağırarak arkadaşlarını, liderlerini çağırdılar. O da, bundan cüret alarak kılıcını kaptı ve deveyi bacaklarından biçerek öldürdü.
A.Tekin 54:29
30
Daha sonra azâbım, sorumluluk, hesap ve ceza konusundaki uyarılarım nasıl oldu, gördüler.
A.Tekin 54:30