Ana SayfaMealler › Ahmet Tekin
AT

Ahmet Tekin

Tefsiri Meal Kuran’ın Anlaşılmasına Doğru
2010
Bu mealle oku
1946 sonbaharında bağlar bozulurken Nevşehir’in Karacauşağı köyünde doğdu. İlkokul’a devam ederken hafızlığı da bitirdi. 1968’de İstanbul İmam Hatip Okulu’ndan birincilikle mezun oldu. 1972’de İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü’nü, 1974‘te İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. 1973‘te Edebiyat Fakültesi’nde Umumi Sosyoloji sertifikası aldı. Hukukta öğrenim gördüğü sırada Hukuk Felsefesi, Hukuk Sosyolojisi ve Hukuk Metodolijisi derslerini seçerek okudu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Kamu Hukuku‘nda doktoraya başladı, tez safhasında bıraktı. Kamu Hukuku, Tefsir ve Hadis Uzma Ayrıntılı bilgi →
Ahmet Tekin meali ile okumaya başla
Necm 1 / 62
1
Doğmakta olan yıldıza, Kur’ân’a andolsun! Yükselmekte olan yıldıza Muhammed’e andolsun, doğan ve yükselen yıldızlara andolsun!
A.Tekin 53:1
2
Hemşehriniz, arkadaşınız Muhammed, başına buyruk hareket etmedi, hak yoldan uzaklaşmadı, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih etmedi, bâtıla inanmadı, insanlara karşı hiçbir zaman haince bir düşünce taşımadı.
A.Tekin 53:2
3
Size tebliğ ettiği Kur’ân ve açıklamaları, sünneti, arzu ve meyillerine göre, Muhammed’in, aklıyla, mantığıyla düzenlediği sözler-bilgiler değildir.
A.Tekin 53:3
4
Onun tebliğleri, Kur’ân ve sünnet, yalnızca Allah tarafından kendisine iletilen vahiylerdir.
A.Tekin 53:4
5
Kur’ân’ı ve Kur’ân’a vukufu, üstün yaratılışlı, yüksek akıl ve anlayışa, vahyi iletme ve Allah’ın emirlerini icra etme gücüne sahip Cebrâil Muhammed’e öğretti.
A.Tekin 53:5
6
Üstün yaratılışlı, yüksek akıl ve anlayış gücüne sahip Cebrâil, asli hüviyeti ile doğruldu.
A.Tekin 53:6
7
O, en yüksek ufukta idi.
A.Tekin 53:7
8
Sonra yakınına geldi. Nezaketle yaklaşarak peygamberlik görevine başlamasını talep etti.
A.Tekin 53:8
9
İlâhî planın gerçekleşmesi için, Allah’ın Rasulü Muhammed’le söz ve işbirliği yapan Cibril, eşit iki makamda olandan biri veya (bazı konularda) bir ast rütbeli elçisidir.
A.Tekin 53:9
10
Allahın kendisine tevdî ettiği vahiy emanetini, Allah’ı ilâh tanıyan, candan müslüman olarak Allah’a bağlanan, saygılı kulu Muhammed’e vahiy yoluyla iletti.
A.Tekin 53:10
11
Muhammed’in aklı, kalbi, çıplak gözle gördüklerinin aksini düşünmedi, söylemedi.
A.Tekin 53:11
12
Onun görmeye devam ettikleri üzerinde şimdi tartışmaya mı giriyorsunuz?
A.Tekin 53:12
13
Andolsun, onu yüce huzurdan bir diğer inişi sırasında da görmüştü.
A.Tekin 53:13
14
Sidre-i Müntehâ’nın, büyüklüğü, güzelliği, kokusu ölçüsüz Sidre ağacının bulunduğu, akıl ölçülerinin, çirkinliğin bittiği, nihaî sınırın yanında görmüştü.
A.Tekin 53:14
15
Onun yakınındaki Cennet’ül-Me’vâ’nın yanında görmüştü.
A.Tekin 53:15
16
Hani Sidre’yi, Allah’ın nuru ve melekler kaplamıştı.
A.Tekin 53:16
17
Melekler âlemini görürken, aklı ve gözü sorumluluğunun ötesine kaymadı ve edep sınırını aşmadı.
A.Tekin 53:17
18
Andolsun ki, o, Rabbinin âyetlerinin, kudretinin delillerinin en büyüklerinden bazılarını gördü.
A.Tekin 53:18
19
Lât ve Uzza’ya neden taptığınızı hiç düşündünüz mü?
A.Tekin 53:19
20
Üçüncüleri olan ötekini, Menât’ı gördünüz mü?
A.Tekin 53:20
21
Kızlar O’na ait derken, yalnızca erkekleri mi çocuklarınız kabul ediyorsunuz?
A.Tekin 53:21
22
Bu yaptığınız, saygısızca, insafsızca bir ayırım.
A.Tekin 53:22
23
Putlar, sizin ve atalarınızın uydurduğu hayal mahsûlü isimlerden ibaret. Allah onlarla ilgili hiçbir ferman, hiçbir yetki indirmedi. Kendilerine Rableri tarafından hidayet rehberi, kitap ve peygamber geldiği halde, onlar kesinlikle zanna ve nefislerinin arzusuna, ihtiraslarına uyuyorlar.
A.Tekin 53:23
24
Yoksa insanın elde etmek istediği her şeye sahip olabileceğini mi sanıyorsunuz?
A.Tekin 53:24
25
Son hayat da, ilk hayat da, ebedî yurt da, dünya da Allah’ındır, Allaha kulluk ve ibadet içindir, Allahın kudret ve tasarrufundadır.
A.Tekin 53:25
26
Göklerde nice melekler var! Onların şefaatleri, ancak Allah izin verdikten sonra, Allah’ın sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, hoşnut olduğu akıllı ve sorumlu kimseler için fayda sağlar.
A.Tekin 53:26
27
Âhirete, ebedî yurda inanmayanlar, meleklere dişi varlık isimleri takıyorlar.
A.Tekin 53:27
28
Halbuki, onların bu hususta bir değer ifade eden hiçbir bilgileri yok. Sadece zanna, tahmine uyuyorlar. Zan, hakkı, hakikati, kesin bilgiyi ifade bakımından bir değer taşımaz.
A.Tekin 53:28
29
Sen, bizi anmaktan, bizi zikirden, bizim övünç kaynağımız Kur’ân’dan, şeriatımızdan, bize şükürden uzak duran, dünya hayatından başka bir şey istemeyen kimselere yüz verme, onlara karşı tedbir al.
A.Tekin 53:29
30
Bu tür kimselerin ilimleri ancak kendilerini dünya zevkleri ile ilgilendirecek seviyededir. Rabbin, işte O, yolundan İslam’dan uzaklaşanı, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih ederek başına buyruk yaşayanı iyi bilir. Hidayet rehberiyle gösterilen, öğretilen hak yola, İslâm’a girmeye istekli olanları, İslâm’da sebat edenleri de iyi bilir.
A.Tekin 53:30