Ana SayfaMealler › Ahmet Tekin
AT

Ahmet Tekin

Tefsiri Meal Kuran’ın Anlaşılmasına Doğru
2010
Bu mealle oku
1946 sonbaharında bağlar bozulurken Nevşehir’in Karacauşağı köyünde doğdu. İlkokul’a devam ederken hafızlığı da bitirdi. 1968’de İstanbul İmam Hatip Okulu’ndan birincilikle mezun oldu. 1972’de İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü’nü, 1974‘te İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. 1973‘te Edebiyat Fakültesi’nde Umumi Sosyoloji sertifikası aldı. Hukukta öğrenim gördüğü sırada Hukuk Felsefesi, Hukuk Sosyolojisi ve Hukuk Metodolijisi derslerini seçerek okudu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Kamu Hukuku‘nda doktoraya başladı, tez safhasında bıraktı. Kamu Hukuku, Tefsir ve Hadis Uzma Ayrıntılı bilgi →
Ahmet Tekin meali ile okumaya başla
Tur 1 / 49
1
Tûr’a (dağa) andolsun!
A.Tekin 52:1
2
Satır satır yazılmış kitaplara andolsun!
A.Tekin 52:2
3
Yayılmış ince derilere, yazılmış kitaplara andolsun!
A.Tekin 52:3
4
Akın akın ziyâret edilen, mâmur, hareketli, canlı Kâbe-i Muazzama’ya, Beytü’l-ma’mûr’a andolsun!
A.Tekin 52:4
5
Yükseltilmiş tavana, semâya, uzaya andolsun!
A.Tekin 52:5
6
Yanan dolu denizlere, okyanuslara andolsun!
A.Tekin 52:6
7
Rabbinin azâbı, mutlaka gerçekleşecektir.
A.Tekin 52:7
8
O’na engel olacak hiçbir şey yoktur.
A.Tekin 52:8
9
Göğün sarsılıp çalkalandığı gün, vay onların hâline.
A.Tekin 52:9
10
Dağların peşpeşe yürüdüğü gün, vay onların hâline.
A.Tekin 52:10
11
O gün, kitapları, peygamberleri, âhireti yalanlayanların vay hâline!
A.Tekin 52:11
12
Hayatları boyunca daldıkları bâtıl bataklık içinde, bilgisizce ileri geri konuşarak oynayıp duran, kitapları, peygamberleri, âhireti yalanlayanların vay hâline!
A.Tekin 52:12
13
Cehennem ateşine itilip, atıldıkları gün: 'İşte yalanladığınız azap' denilir.
A.Tekin 52:13
14
'İşte yalanlayıp durduğunuz ateş, Cehennem budur.'denilir.
A.Tekin 52:14
15
'Bu da mı büyüleyerek aklı etki altına alan bir aldatmaca? Yoksa siz azâbı göremiyecek kadar kör müsünüz?'
A.Tekin 52:15
16
Yaslanın o ateşe. İster tahammül edin, isterseniz tahammülsüz davranarak ağlayıp sızlanın. Sizin için değişen bir şey olmayacak. İşlediğiniz amellerin cezasını elbette çekeceksiniz.
A.Tekin 52:16
17
Allah’a sığınıp, emirlerine yapışarak günahlardan arınıp, azaptan korunanlar, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü’minler, Cennetlerde ve nimetler içindedirler.
A.Tekin 52:17
18
Rablerinin, kendilerine ihsan ettiği nimetler ve imkanlarla zevk ü safa sürerek dünyadaki amellerinin mükâfatını topluyorlar. Rableri, onları kaynayan köpüren Cehennemin azâbından koruyacak.
A.Tekin 52:18
19
Yeyiniz, içiniz, işlediğiniz devamlı, bilinçli amellere karşılık afiyet olsun.
A.Tekin 52:19
20
Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak yeyin için. Biz onları, iri, güzel gözlü, ceylan gözlü hurilerle everdik.
A.Tekin 52:20
21
İman edenlerin, nesilleri de iman ile kendilerine tâbi olanların, işte biz onların nesillerinin mükâfatını da, atalarının mükâfatına denk tuttuk. Atalarının devamlı, bilinçli amellerinin mükâfatından da, bir şey eksiltmedik. Sonuçta ehliyeti hâiz herkes işlediği amellerin, hak ettiklerinin karşılığında sorumlu tutuluyor, kendisini rehin ediyor.
A.Tekin 52:21
22
Onlara, canlarının çektiğinden meyvalar ve kebaplar ikram etmekteyiz.
A.Tekin 52:22
23
Cennet’te birbirlerine boş konuşturmayan, saçmalamaya sevk etmeyen, bile bile günaha sokmayan, dolu kadehler sunarlar.
A.Tekin 52:23
24
Kabuğunda saklı, gün yüzü görmemiş inciler gibi, hizmetlerine verilmiş gençler etraflarında dönüp dolaşırlar.
A.Tekin 52:24
25
Cennettekiler dünyadaki hayatlarıyla ilgili birbirlerine dönüp sorarlar.
A.Tekin 52:25
26
'Daha önce biz, kabilemiz, aşiretimiz içinde bile, ilâhî azaptan korkarak Allah’ın emirlerine itina gösterirdik.'derler.
A.Tekin 52:26
27
'Allah bize lütfetti de, vücuda işleyen, kavurucu cehennem azâbından bizi korudu.'
A.Tekin 52:27
28
'Biz, bundan önce devamlı O’na kulluk ve ibadet ediyor, ona yalvarıyorduk. İhsan ve kerem sahibi, engin merhamet sahibi olan O’dur.'
A.Tekin 52:28
29
Öğüt ver, tebliğ görevini yapmaya devam et. Rabbinin, sana ihsan ettiği vahyi, peygamberlik nimeti sebebiyle, sana kâhin de, cinlere mahkûm olmuş biri de, deli de diyemezler. Sen kâhin de, cinlere mahkûm olmuş biri de, deli de değilsin.
A.Tekin 52:29
30
Yoksa onlar:'O bir şâirdir. Onun, zamanın ıstırap veren felâketlerine uğramasını bekliyoruz.' mu diyorlar.
A.Tekin 52:30