Ana SayfaMealler › Ahmet Tekin
AT

Ahmet Tekin

Tefsiri Meal Kuran’ın Anlaşılmasına Doğru
2010
Bu mealle oku
1946 sonbaharında bağlar bozulurken Nevşehir’in Karacauşağı köyünde doğdu. İlkokul’a devam ederken hafızlığı da bitirdi. 1968’de İstanbul İmam Hatip Okulu’ndan birincilikle mezun oldu. 1972’de İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü’nü, 1974‘te İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. 1973‘te Edebiyat Fakültesi’nde Umumi Sosyoloji sertifikası aldı. Hukukta öğrenim gördüğü sırada Hukuk Felsefesi, Hukuk Sosyolojisi ve Hukuk Metodolijisi derslerini seçerek okudu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Kamu Hukuku‘nda doktoraya başladı, tez safhasında bıraktı. Kamu Hukuku, Tefsir ve Hadis Uzma Ayrıntılı bilgi →
Ahmet Tekin meali ile okumaya başla
Secde 1 / 30
1
Elif. Lâm. Mîm.
A.Tekin 32:1
2
Bu Kur’ân, bölüm bölüm indirilen mükemmel kutsal bir kitaptır. Kaynağında, vahyinde, içindeki bilgilerde şüphe yoktur. Âlemlerin, bütün varlıkların Rabbinden gelmiştir.
A.Tekin 32:2
3
Yoksa onu:'Muhammed uydurdu' mu, diyorlar. Hayır! O, senden önce kendilerine sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan birçok uyarıcılar gelmiş toplumları senin de uyarman için, Rabbin tarafından gönderilen gerekçeli, hikmete dayalı, toplumda hakça düzeni gerçekleştirecek hak bir kitaptır. Ola ki, onların doğru yolu tercih etmelerine vesile olur.
A.Tekin 32:3
4
Allah, gökleri, yeri ve bunların arasındaki varlıkları ve imkânları altı günde, altı devirde yaratan, bir de Arş üzerinde, sınırsız kudret ve iktidar makamında, hükümranlığını kurandır. O’nun dışında, kulları durumundakilerden ne bir velî, bir koruyucu, bir otorite, ne de bir aracınız vardır. Hâlâ düşünüp öğüt almayacak mısınız?
A.Tekin 32:4
5
Allah, gökten yere kâinat ve içindeki varlıklarla, dünya ve ötesi ile ilgili ilâhî planlamayı yapıp yürütüyor, hayatın devamını ve aslî düzeni sağlıyor. Sonra bütün işler, sizin hesaplamalarınıza göre, bin yıl tutan bir günde kaydedilmek için O’nun nezdine yükselir.
A.Tekin 32:5
6
İşte, duyu ve bilgi alanı ötesini, gayb âlemini, görülen âlemi bilen O’dur. Kudretli ve hükümrandır. Engin merhamet sahibidir.
A.Tekin 32:6
7
Allah, yarattığı her şeyi güzel, muhkem, bütün inceliklerine riayet ederek yaratan, insanı da çamurdan yaratmaya başlayandır.
A.Tekin 32:7
8
Sonra, onun zürriyetini, neslini, organlarının özelliklerini taşıyan süzülmüş, bir özden, dayanıksız, zayıf bir katre sıvıdan, sperm ve yumurtadan meydana getirendir.
A.Tekin 32:8
9
Bir de, onu yaratılış amacına uygun olarak şekillendiren, rahmetiyle var ettiği düzenin bir bölümü olan ruhundan nûrânî dalgalar halinde onun bütün hücrelerine ruh yayarak hayat veren, onu bilinçlendiren, sizin için kulaklar, gözler, akıllar ve kalpler planlayıp yaratandır. Ne kadar az şükrediyorsunuz?
A.Tekin 32:9
10
'Toprağın içinde kaybolduğumuz zaman mı, gerçekten o vakit, biz mi, yeniden yaratılacağız?' derler. Doğrusu onlar, diriltilerek Rablerinin huzurunda hesaba çekilmeyi, mükâfat ve cezayı inkâr ediyorlar.
A.Tekin 32:10
11
'Sizinle ilgili görevlendirilen ölüm meleği ruhunuzu alarak ölümlerinizi gerçekleştirecek. Sonra Rabbinizin huzuruna götürülüp hesaba çekileceksiniz.' de.
A.Tekin 32:11
12
İslâm’a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsileri, suçluları, günahkârları, Rablerinin huzurunda başları öne eğilmiş olarak:'Ey Rabbimiz, gördük, akıllandık ve dinliyoruz. Şimdi bizi dünyaya geri gönder de, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirelim, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayalım, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olalım, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyelim. Artık, Allah’ın Rasulü’nün tebliğ ettiği Kur’ân’ın ve sünnetin değerini delilleriyle, gerekçeleriyle bilip kesin olarak inandık.' diyecekleri zaman bir görsen.
A.Tekin 32:12
13
Eğer bizim sünnetimiz, düzenimizin yasaları içinde, irademizin tecellisine uygun olsaydı, herkese hidayet nasip eder, doğru, hak yola sevk ederdik. Fakat:'Hür iradelerine ve özgürce seçme hakkına sahiplerken, sana ve Kur’ân’a itibar etmedikleri için dalâleti tercih eden insanlar ve cinlerle, hepsiyle, kesinlikle Cehennemi dolduracağım' şeklindeki kararım da gerekçeli olarak kesinlik kazandı.
A.Tekin 32:13
14
O gün onlara:'Bu güne kavuştuğunuzda, hesabını vereceğiniz sorumlulukları unutmanız sebebiyle şimdi cezanızı tadın bakalım. Aslına bakarsanız, biz de sizi, size rahmetimizle muameleyi unuttuk. İşlediğiniz ameller dolayısıyle ebedî azâbı tadın.' diyeceğiz.
A.Tekin 32:14
15
İtaati gurur-kibir meselesi yapmayanlar, âyetlerimizle kendilerine öğüt verildiği zaman, âyetlerimize kesinlikle iman ederler. Sübhânallahi ve bihamdihî diyerek secdeye kapanırlar, Rablerini hamd ile tesbih ederler.
A.Tekin 32:15
16
Korkuyla ve umutla Rablerine kulluk ve ibadet ederlerken, yalvarırlarken, yanları yataklardan uzak kalır. Kendilerine rızık ve servet olarak verdiklerimizden Allah yolunda karşılık beklemeden, gönüllü harcarlar, insanların ihtiyaçlarını görürler.
A.Tekin 32:16
17
Hiç kimse, kendileri için saklanan göz aydını olacak, mutlu edecek nimetlerin ne olduğunu bilmez. Bunlar işlemeye devam ettikleri, devamlı bilinçli, amaçla örtüşen niyete dayalı, cârî-kalıcı amellerin mükâfatıdır.
A.Tekin 32:17
18
Öyle ya, mü’min olan kimse, hak dinin, doğru ve mantıklı düşünmenin dışına çıkan fâsık, âsi, bozguncu kimse gibi midir? Bunlar elbette bir olamazlar.
A.Tekin 32:18
19
İman ederek, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenler, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanlar, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanlar, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenlerin, işlemeye devam ettikleri amelleri sebebiyle, yerleşip ağırlanacakları, huzur içinde kalacakları cennet konakları vardır.
A.Tekin 32:19
20
Doğru ve mantıklı düşünmenin, hak dinin dışına çıkan fâsıkların, âsilerin, bozguncuların mekânları ise ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde geri çevrilirler, kendilerine:'Yalanlayıp durduğunuz, Cehennem azâbını tadın' denilir.
A.Tekin 32:20
21
En büyük azaptan, cehennem azâbından önce, onlara korku, esâret, zillet, açlık, hastalık, deprem, âfet gibi en yakın felâketlerden tattıracağız. Olur ki, şirkten ve isyandan vazgeçip imana dönerler.
A.Tekin 32:21
22
Kendilerine, Rabbinin âyetleri tebliğ edildikten, hatırlatıldıktan sonra, âyetlerin öğretilmesine, ilkelerin toplumlarında benimsenmesine, yaşanmasına engel olanlardan, kâinatta açıkça gözüken delillere bakarak ibret almaktan yüz çevirenlerden daha zâlim kimler olabilir? Biz İslâm’a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsilere, suçlulara, günahkârlara, lâyık oldukları cezayı vereceğiz.
A.Tekin 32:22
23
Andolsun ki, biz Mûsâ’ya kutsal kitabı verdik. Sen de Kur’ân’a kavuşacağından şüphe etme. Onu, Tevrat’ı İsrailoğulları’na hidâyet rehberi olarak hazırladık.
A.Tekin 32:23
24
Sebatkâr davrandıkları, sabrederek mücadeleye devam edip, âyetlerimizi gerekçeleriyle kavrayıp kesinlikle inandıkları devirde, onların içinden, yaptığımız planın gereği, bizim düzenimizi uygulayarak doğru yola sevkeden rehberler, önderler, imamlar yetiştirdik.
A.Tekin 32:24
25
Rabbin onların ihtilâf çıkarmakta oldukları konularda, Kıyamet günü, aralarında ayrı ayrı hesaplarını görerek hükmünü icra edecektir.
A.Tekin 32:25
26
Halen yurtlarında gezip dolaştıkları, kendilerinden önceki nice nesilleri helâk edişimiz, hakka yönelmeleri için onlara aydınlatıcı, yeterli bilgi vermedi mi? Bunlarda elbette kudretimizi gösteren deliller vardır. Hâlâ öğüt alarak, düşünerek kulak vermeyecekler mi?
A.Tekin 32:26
27
Kupkuru yerlere, toprağa suyu ulaştırdığımızda, hayvanlarının ve kendilerinin yiyeceği ekini, sebzeyi ve otu çıkardığımızı, yetiştirdiğimizi görmediler mi? Hâlâ da görmeyecekler mi?
A.Tekin 32:27
28
'Eğer iddianızda doğru iseniz, bahsettiğiniz zafer ne zaman, Mekke’nin fethi ne zaman, ebedî âlemin kapısının açıldığı gün, diriliş ve karar günü ne zaman?' diyorlar.
A.Tekin 32:28
29
'Zafer kazandığımız gün, Mekke’nin fethedildiği gün, ebedî âlemin kapısının açıldığı gün, diriliş ve karar günü, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlere, o gün edecekleri iman fayda vermeyecek. Kendilerine mühlet tanınmayacak, tevbe etmelerine, özür dilemelerine fırsat verilmeyecek, merhamet nazarıyla bakılmayacak, göz açtırılmayacaktır.' de.
A.Tekin 32:29
30
Artık sen onlarla ilgilenme, onlara karşı tedbir al ve tehdidin gerçekleşeceği karar gününü bekle. Onlar da seni bertaraf edecekleri, sana galip gelecekleri günü beklemektedirler.
A.Tekin 32:30
Secde suresi tamamlandı