Ana SayfaMealler › Ahmet Tekin
AT

Ahmet Tekin

Tefsiri Meal Kuran’ın Anlaşılmasına Doğru
2010
Bu mealle oku
1946 sonbaharında bağlar bozulurken Nevşehir’in Karacauşağı köyünde doğdu. İlkokul’a devam ederken hafızlığı da bitirdi. 1968’de İstanbul İmam Hatip Okulu’ndan birincilikle mezun oldu. 1972’de İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü’nü, 1974‘te İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. 1973‘te Edebiyat Fakültesi’nde Umumi Sosyoloji sertifikası aldı. Hukukta öğrenim gördüğü sırada Hukuk Felsefesi, Hukuk Sosyolojisi ve Hukuk Metodolijisi derslerini seçerek okudu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Kamu Hukuku‘nda doktoraya başladı, tez safhasında bıraktı. Kamu Hukuku, Tefsir ve Hadis Uzma Ayrıntılı bilgi →
Ahmet Tekin meali ile okumaya başla
Nur 1 / 64
1
Bu sûreyi biz indirdik. Kullarımıza meşrûiyet sınırlarını bu sûrede çizdik. Bu sûrede, hükümleri açık âyetler de indirdik. Düşünüp öğüt almanıza vesile olur.
A.Tekin 24:1
2
Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine derilerini incitecek şekilde yüz kırbaç vurun. Allah’a, Allah’a imanın gerektirdiği esaslara ve âhiret gününe iman ediyorsanız eğer, Allah’ın dininde, şeriatın hükümlerini uygulamada, acıma duygusu onları cezalandırmanızı engellemesin. Onların alenen cezalandırılması sırasında, onurlarını kıracak, kamuoyu baskısı ve tepkisi sağlıyacak ölçüde mü’minlerden bir cemaat de hazır bulunsun.
A.Tekin 24:2
3
Zina eden bir erkek, ancak zina eden bir kadın veya ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah’a ortak koşan müşrik bir kadınla evlenebilir. Zina eden bir kadınla da, ancak zina eden bir erkek veya ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah’a ortak koşan müşrik bir erkek evlenebilir: Böyle bir evlilik mü’minlere haram kılınmıştır.
A.Tekin 24:3
4
Namuslu, iffetli, hür kadınlara, zina suçlamasında bulunup, sonra bunu ispat için dört görgü şâhidi getiremeyenlere, derilerini incitecek şekilde, seksen kırbaç vurun ve artık onların şâhitliğini hiçbir zaman kabul etmeyin. Onlar, işte onlar hakça bir düzenin dışına çıkan fâsıklardır, günahkârlardır.
A.Tekin 24:4
5
Ancak bundan sonra, iftiradan, günah işlemekten vazgeçerek Allah’a itaate yönelenlerin, tevbe edip kendilerini düzeltip ıslah-ı nefs edenlerin, din ve dünya işlerini, sosyal ilişkilerini düzelterek, geliştirerek yaşayanların şâhitliğini kabul edin. Allah çok bağışlayıcı, engin merhamet sahibidir.
A.Tekin 24:5
6
Eşlerine zina suçlamasında bulunup da, kendilerinden başka görgü şâhitleri de olmayanların her birinin şâhitliği, kendisinin doğru söyleyenlerden olduğuna dair dört defa Allah adına yemin ederek şâhitlik etmesidir.
A.Tekin 24:6
7
Beşinci defa da, eğer yalan söyleyenlerden ise, Allah’ın lânetinin kendi üzerine olmasını dilemesidir.
A.Tekin 24:7
8
Kadının, kocasının yalan söyleyenlerden olduğuna dair dört defa, Allah adına yemin ve şâhitlik etmesi kendisinden cezayı kaldırır.
A.Tekin 24:8
9
Beşinci defa da, eğer kocası doğru söyleyenlerden ise, Allah’ın gazabının kendi üzerine olmasını dilemesidir.
A.Tekin 24:9
10
Allah’ın size lütfu ve merhameti olmasaydı, Allah insanları tevbeye itaate sevk edip tevbeleri kabul eden, hikmet sahibi ve hükümran olmasaydı, haliniz nice olurdu?
A.Tekin 24:10
11
Peygamberin eşine, bu ağır iftirayı atanlar, iffetsizlik suçlamasında bulunanlar, şüphesiz sizin içinizden bir gruptur. Bunu kendiniz için kötü bir olay sanmayın. Aksine o sizin için hayırlı bir olaydır. Onlardan her bir kişiye, bilerek ne günah işlemişse onun karşılığı olan ceza uygulanacaktır. Onlardan elebaşılık yapıp, bu günahın, vebalin büyümesine yol açan kimse için de çok büyük bir azap vardır.
A.Tekin 24:11
12
Bu iftirayı işittiğinizde, erkek ve kadın mü’minlerin birbirleriyle ilgili hayırlı düşüncelerde, hüsn-ü zanlarda bulunarak:'Bu apaçık bir iftiradır' demeleri gerekmez miydi?'
A.Tekin 24:12
13
İftiracıların da bu konuda dört görgü şâhidi getirmeleri gerekmez miydi? Mademki şâhitleri getiremediler, öyleyse onlar, Allah nezdinde yalancıların ta kendileridir.
A.Tekin 24:13
14
Eğer dünyada ve âhirette, ebedî yurtta Allah’ın lütfu ve merhameti üstünüzde olmasaydı, içine daldığınız bu iftiradan dolayı size mutlaka büyük bir azap isabet ederdi.
A.Tekin 24:14
15
Çünkü siz bu iftirayı, dilden dile birbirinize aktarıyor, hakkında bilgi sahibi olmadığınız, ciddi, kesin bilgiye dayalı delilinizin bulunmadığı şeyi, ağızlarınızda geveleyip duruyorsunuz. Bunun önemsiz olduğunu sanıyorsunuz. Halbuki, bunun doğurduğu günah ve zarar Allah katında çok büyüktür.
A.Tekin 24:15
16
Onu duyduğunuzda:'Bunu konuşup yaymamız bize yakışmaz. Hâşâ! Bu çok büyük bir iftiradır.' demeli değil miydiniz?
A.Tekin 24:16
17
Eğer inanmış insanlarsanız, Allah, bir daha buna benzer davranışları tekrarlamaktan sizi sakındırıp uyarıyor, sorumluluklarınızı hatırlatıyor.
A.Tekin 24:17
18
Allah âyetleri, şer’î hükümleri, üstün ahlâk kurallarını size açıklıyor. Allah işin iç yüzünü çok iyi bilir. Hikmet sahibi ve hükümrandır.
A.Tekin 24:18
19
İman edenler arasında büyük günahların, hayâsızlığın, gayrimeşrû ilişkilerin, zinanın kural-sınır tanımızlığın, cimriliğin, ahlâksızlığın yayılmasını isteyen kimseler, gruplar için dünyada da, âhirette, ebedî yurtta da can yakıp inleten müthiş bir azap vardır. Onların gerçek niyetlerini Allah bilir, siz bilemezsiniz.
A.Tekin 24:19
20
Üzerinizde Allah’ın lütuf ve merhameti olmasaydı, Allah çok şefkatli ve merhametli olmasaydı, haliniz nice olurdu?
A.Tekin 24:20
21
Ey iman nimetine kavuşanlar, şeytanın, şeytan tıynetli ahlâksız azgınların, şeytanî güçlerin peşlerine takılmayın, izlerinden gitmeyin. Kim şeytanın, şeytan tıynetli ahlâksız azgınların, şeytanî güçlerin peşlerine takılır, izlerinden giderse, bilesiniz ki onlar, meşrû olmayan şehevî fiilleri, gayri meşrû ilişkileri, zinayı, iffetsizliği, haddi aşmayı, cimriliği, ahlâksızlığı, şeriatın suç saydığı, haram kıldığı, mü’minlerin tasvip etmediği, icrasında hayır görmediği şeyleri emrederek, şeriata aykırı bir düzen kurar. Eğer üzerinizde Allah’ın lütuf ve merhameti olmasaydı içinizden hiç kimse temize çıkamazdı, vicdanını arındıramazdı. Fakat Allah, sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu varlıkları arındırır. Allah her şeyi işitir ve her şeyi bilir.
A.Tekin 24:21
22
İçinizden lütuf ve servet sahibi kimseler akrabaya, çevresi, çaresi olmayan yoksullara, Allah yolunda özgürce Allah’a kulluk ve ibadet etmek, güç ve gönül birliği yapmak için hicret edenlere, mallarından hiçbir şey vermeyeceklerine dair yemin etmesinler. Sorgusuz sualsiz affetsinler. Azarlamadan, kınamadan kusurlarını görmezlikten gelsinler. Allah’ın sizi koruma kalkanına almasını, bağışlamasını arzu etmez misiniz? Allah çok bağışlayıcı, engin merhamet sahibidir.
A.Tekin 24:22
23
Namuslu, kötülüklerden habersiz, dalgın ve düşüncesizce davranan mü’min kadınlara zina suçlamasında bulunanlar dünyada ve âhirette, ebedî yurtta lânetlenmişlerdir. Onlara büyük bir ceza vardır.
A.Tekin 24:23
24
İşlemeye devam ettikleri amellerine, dilleri, elleri ve ayaklarının aleyhlerinde şâhitlik edeceği gün onlara büyük bir ceza vardır.
A.Tekin 24:24
25
O gün, Allah onların hesaplarının, hayırlı amellerinin ve itaatlerinin, günahlarının ve isyanlarının karşılığını adâletle hakkaniyetle tamı tamına verecektir. Onlar da, Allah’ın bizâtihî varlığında şüphe olmayan, apaçık Hak, gerçek ve âdil bir ilâh olduğunu anlayacaklar.
A.Tekin 24:25
26
Kötü kadınlar, kötü erkeklere; kötü erkekler ise kötü kadınlara; temiz, lekesiz kadınlar temiz erkeklere; temiz, lekesiz erkekler de temiz kadınlara yaraşır. İşte bu temiz olanlar, kötü söylenti çıkaranların, iftira atanların dillerine doladıkları şeylerle ilgileri olmayanlardır. Koruma kalkanına alınırlar, onlara bağışlanma, bol ve güzel rızıklar vardır.
A.Tekin 24:26
27
Ey iman edenler, dostça geldiğinizi fark ettirip izin almadıkça, ev halkına selam vermedikçe kendi evinizden başka evlere girmeyin! Böylesi sizin için daha hayırlıdır. Herhalde bunu düşünüp anlarsınız.
A.Tekin 24:27
28
Evde kimse bulamazsanız, size izin verilinceye kadar o eve girmeyin. Eğer size:'Geri dönün' denilirse hemen geri dönün. Bu sizin için daha nezih, daha temiz ve günahtan arınmış bir davranıştır. Allah işlemeye devam ettiğiniz amelleri biliyor.
A.Tekin 24:28
29
İçinde kendinize ait eşyanın bulunduğu, şahsî mesken olarak kullanılmayan, kamuya açık faydalandığınız binalara girmenizde herhangi bir günah, vebal yoktur. Allah sizin iyi veya kötü niyetle, açıkça yaptıklarınızı da, gizleyerek yaptıklarınızı da bilir.
A.Tekin 24:29
30
Mü’min erkeklere söyle: Hain bakışlardan sakınıp, zerâfetlerini koruyarak önlerine baksınlar. Irzlarını, namuslarını korusunlar, bellerine sahip olsunlar. Bu kendileri için daha nezih, günahtan ve haramdan daha arınmış bir davranıştır. Allah onların hile ile kurduğu gizli-açık düzenlerden, tuzaklardan, ilişkilerden haberdardır.
A.Tekin 24:30