Ana SayfaMealler › Ahmet Tekin
AT

Ahmet Tekin

Tefsiri Meal Kuran’ın Anlaşılmasına Doğru
2010
Bu mealle oku
1946 sonbaharında bağlar bozulurken Nevşehir’in Karacauşağı köyünde doğdu. İlkokul’a devam ederken hafızlığı da bitirdi. 1968’de İstanbul İmam Hatip Okulu’ndan birincilikle mezun oldu. 1972’de İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü’nü, 1974‘te İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. 1973‘te Edebiyat Fakültesi’nde Umumi Sosyoloji sertifikası aldı. Hukukta öğrenim gördüğü sırada Hukuk Felsefesi, Hukuk Sosyolojisi ve Hukuk Metodolijisi derslerini seçerek okudu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Kamu Hukuku‘nda doktoraya başladı, tez safhasında bıraktı. Kamu Hukuku, Tefsir ve Hadis Uzma Ayrıntılı bilgi →
Ahmet Tekin meali ile okumaya başla
Nahl 1 / 128
1
Allah’ın planı, Peygamberine yardımı, kâfirlere tehdidi gerçekleşiyor. Sakın bunları acele istemeyin. Allah onların, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında kendisine ortak koştukları şeylerden münezzeh ve yücedir.
A.Tekin 16:1
2
Allah, var ettiği, koruduğu, aslî düzenin bir bölümü olan, tabiî, dinî, sosyal, siyasî, ekonomik ve idarî düzeni içeren, ihya eden, insanları ve toplumları pislikten arındıran vahyile, Kur’ân ile meleklerini, sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kullarından bazılarına:'Yalnızca benim hak ilâh olduğum konusunda kullarımı uyarın ve bana sığının, benim emirlerime yapışın, günahlardan arınıp, azâbımdan korunun' diye gönderir.
A.Tekin 16:2
3
Allah gökleri ve yeri, haklı bir gerekçe ile, hikmete dayalı, hesaplı bir düzen içinde yarattı. Onların, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında kendisine ortak koştukları şeylerden çok yüce ve çok büyüktür.
A.Tekin 16:3
4
İnsanı bir katre sıvıdan, meniden yarattı. Yaratıldığı şeye bakmaz da, Rabbine karşı aklınca deliller ileri sürerek, kalbindekini, kafasındakini ustaca ortaya dökerek açıkça düşmanlık eder.
A.Tekin 16:4
5
Hayvanları da o yarattı. Onlardan, soğuktan korunacak eşyalar elde edersiniz. Onlarda sizin için sayısız faydalar vardır. Onlardan bir kısmının da etini yersiniz.
A.Tekin 16:5
6
Akşamleyin getirirken, sabahleyin salıverirken, onlardaki güzellik ve verdikleri zevk sizi cezbeder.
A.Tekin 16:6
7
Bu hayvanlar, ancak güçlükle, meşakkatle varabileceğiniz uzak memleketlere, ağır yüklerinizi taşır. Rabbiniz çok şefkatli, engin merhamet sahibidir.
A.Tekin 16:7
8
Binesiniz diye atları, katırları ve eşekleri yarattı. Bunları zevk için de beslersiniz. Allah sizin bilemeyeceğiniz daha nice şeyleri yaratıyor.
A.Tekin 16:8
9
Bütün insanlara ve cinlere doğru, muhkem, güvenli, hakka götüren yolu, âdil bir şekilde göstermek Allah’ın üzerine borçtur, bu Allah’ın teminatı altındadır. Hayra, lütfa, mükâfata ulaştırmayan, cezaya maruz bırakan sapık yollar da vardır. Allah, sünneti, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olsaydı sizi, hepinizi doğru yola iletirdi.
A.Tekin 16:9
10
O sizin için gökten su indirerek depolayandır. İçtiğiniz suyu oradan sağlıyorsunuz. Hayvanlarınızı otlattığınız bitkiler de o suyla yetişiyor.
A.Tekin 16:10
11
Allah su ile, sizin için, ekinler, sebzeler, zeytinler, hurmalar, üzümler ve diğer meyvaların hepsinden bitirir. İşte bunlarda gelişmeye devam eden, tefekkür-düşünme ağına sahip, faydalı sonuçlar elde edebilen toplumlar için, Allah’ın birliğini ve kudretini gösteren âyetler, birçok konunun çözümüne işaretler vardır.
A.Tekin 16:11
12
Bütün yıldızlar O’nun koyduğu kanunlara boyun eğmişken, Allah geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı da sizin menfaatiniz için kurduğu düzene boyun eğdirdi. Bunlarda ilimle ve tecrübeyle gelişmeye devam eden, eşyanın hakikatini kavrayan, aklını faydalı kullanabilen toplumlar için Allah’ın varlığını ve birliğini ispatlayan deliller, birçok konunun çözümüne, keşfine işaretler vardır.
A.Tekin 16:12
13
Yeryüzünde sizin için, rengârenk yaratıp çoğalttığı, canlı-cansız varlıklarda, bitkilerde de, öğüt alan bir toplum, bir kavim için açık ibretler, uyarılar, ilâhî kudreti ve birliğini gösteren deliller vardır.
A.Tekin 16:13
14
O, taze et, balık yiyesiniz, takındığınız süs eşyalarını çıkarasınız diye denizi de faydalanmanız için kurduğu düzene boyun eğdirendir. Gemilerin, filoların denizde suyu yararak gittiklerini görüyorsun. Bunlar lütfundan rızık aramanız, deniz ticareti yapmanız içindir. Umulur ki şükrünüze vesile olur.
A.Tekin 16:14
15
Allah yeryüzüne, sizi sarsmaması için ağır baskılı, oturaklı, derin temellere dayalı dağlar, yolunuzu bulmanız için de ırmaklar ve yollar yerleştirdi.
A.Tekin 16:15
16
Daha nice alâmetler, işaretler yerleştirdi. Onlar, yıldızlardan istifade ederek yollarını ve kıbleyi tayin ederler.
A.Tekin 16:16
17
O halde yaratan, hiç yaratmayan gibi mi olur? Hâlâ ibret alıp düşünmüyor musunuz?
A.Tekin 16:17
18
Allah’ın nimetlerini saymaya kalksanız sayamazsınız. Allah, kullarını koruma kalkanına alır, çok bağışlayıcı, engin merhamet sahibidir.
A.Tekin 16:18
19
Allah gizlediğiniz inançlarınızı, niyetlerinizi, maksatlarınızı ve amellerinizi de, alenen yaptıklarınızı, açığa vurduklarınızı da bilir.
A.Tekin 16:19
20
Allah’ı bırakıp, kulları durumundakilerden taptıkları, yalvardıkları putlar hiçbir şey yaratamazlar. Onlar da yaratılanlar arasındadır.
A.Tekin 16:20
21
Hep cansızdırlar. Diri değildirler. Ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.
A.Tekin 16:21
22
İlâhınız bir tek tanrıdır. Âhirete, ebedî yurda iman etmeyecek olanların akılları, kalpleri inkârcı, kendileri de gururlu, kibirli, serkeş ve zorba kimselerdir.
A.Tekin 16:22
23
Hiç şüphesiz, Allah onların gizledikleri sırlarını ve niyetlerini, halkı yanıltan fısıltılar yayarak yaptıkları faaliyetleri de, açığa vurdukları sözlerini ve fiillerini, alenen yaptıklarını da bilir. Allah büyüklük taslayarak serkeşlik ve zorbalık edenleri sevmez.
A.Tekin 16:23
24
Onlara:'Rabbiniz ne indirdi?' denilince:'Öncekilerin efsânelerini' derler.
A.Tekin 16:24
25
Kıyamet gününde, kendi günahlarını tam olarak taşımaları ve yüklenecekleri sorumluluğu, karşılaşacakları cezayı bilmedikleri için başlarına buyruk hale getirerek, hak yoldan uzaklaşmalarına, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihlerine imkân sağladıkları kimselerin günahlarından da bir kısmını yüklenmeleri için öyle derler. Bakın, yüklenecekleri günahlar ne kötüdür.
A.Tekin 16:25
26
Onlardan öncekiler de peygambere, dine, dindarlara karşı sinsi planlar yapmışlardı. Allah onların binalarını temellerinden söktü. Üstlerindeki tavan da, tepelerine çöktü. Bu azap onlara farkedemedikleri bir yerden gelmişti.
A.Tekin 16:26
27
Bir de, Kıyamet gününde Allah onları rezil rüsvay eder, 'Hani uğrunda mü’minlere düşman kesildiğiniz ilâhlığımda, otoritemde, mülkümde, tasarruflarımda ortak saydığınız varlıklar nerede?' der. Kendilerine ilim verilen, konuyu bilen peygamberler ve mü’minler:'Şüphesiz, bu gün rezillik rüsvaylık ve kötü muamele, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirlere, nankörleredir' derler.
A.Tekin 16:27
28
Küfürle, inkârla, haksızlıkla, din düşmanlığı ile kendilerine, birbirlerine haksızlık ve zulmederlerken meleklerin ruhlarını alarak ölümlerini gerçekleştirdikleri kimseler ölüm sırasında ilâhî iradeye boyun eğerek:'Biz, bilinçli olarak küfür, şirk, haksızlık, din düşmanlığı gibi günah olan davranışlar içinde değildik, zulmetmemiştik' diyerek teslim bayrağı çekerler. Melekler onlara:'Neler yaptığınız belli. Allah sizin işlemekte olduğunuz amelleri biliyor.' derler.
A.Tekin 16:28
29
'O halde, içinde ebedî kalacağınız Cehennem’in kapılarından girin. Büyüklük taslayarak serkeşlik, zorbalık ve diktatörlük yapanların devamlı ikametgâhları ne kötüdür.'
A.Tekin 16:29
30
Allah’a sığınıp, emirlerine yapışarak, günahlardan arınıp, azaptan korunanlara, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davrananlara, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü’minlere:'Rabbiniz ne indirdi?' denilir.'Hayır indirdi, âyetleri hayırlarla dolu Kur’ân’ı indirdi.' derler. Bu dünyada iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan mü’minlere, devlet nimeti, güzel mükâfatlar, yardımlar, fetihler ve ganimetler var. Âhiret yurdu, ebedî yurt ise daha hayırlıdır. Takvâya dayalı düzeni benimseyenlerin, Allah’a sığınıp emirlerine yapışanların, günahlardan arınıp, azaptan korunanların, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davrananların, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü’minlerin yurdu ne güzeldir.
A.Tekin 16:30