Ana SayfaMealler › Bahaeddin Sağlam
BS

Bahaeddin Sağlam

Bahaeddin Sağlam meali ile okumaya başla
Zümer 1 / 75
1
Kitabın (bu Kur’anın) indirilişi; izzet, kudret ve hikmet sahibi olan Allah katındadır.
B. Sağlam 39:1
2
Biz gerçekten sana bu kitabı hak olarak indirdik. Artık din ve ubudiyeti Allah’a has kılarak, O’na ibadet et.
B. Sağlam 39:2
3
Gerçekten katıksız din ve ibadet Allah’ındır. O’nun dışında mabudlar edinenler ise: “Biz ancak, bizi Allah’a yakınlaştırsın diye, onlara ibadet ediyoruz” (diyorlar.) Şüphesiz Allah, onların ihtilaf ettikleri konularda onları yargılayacaktır. Hiç Şüphesiz Allah, nankör ve yalancı olanları doğru yola iletmez.
B. Sağlam 39:3
4
Eğer Allah, evlat edinmek istemiş olsaydı, yarattıklarından istediğini seçecekti. O, bundan çok münezzehtir. O, birliğiyle bütün kâinatı kuşatmıştır, her şeye egemen olandır.
B. Sağlam 39:4
5
Hak ile gökleri ve yeri yaratmıştır. Geceyi gündüze sarıyor, gündüzü de geceye. Ve O, güneş ve ayı musahhar edendir. Her birisi belli bir süreye kadar akmaktadır. Bilin ki O, izzet, kudret ve bağışlama sahibidir.
B. Sağlam 39:5
6
Tek bir nefisten (hücreden) sizi yaratmaya başladı. Sonra eşini ondan kıldı. (O hücreyi ikiz doğuracak şekilde yaptı.) Ve sizin için sekiz çift davar indirdi.(*) (Onların çiftleri de insanınki gibi ikiz olarak gelişmişler. Yani) Allah sizi analarınızın karnında dönem dönem, üç karanlık içinde yaratıyor. [Demek şimdiki yaradılış, ilk yaradılışın bir tekrarıdır.] İşte sahibiniz olan Allah, bu işleri yapandır. Bütün mülk ve idare O’nundur. O’ndan başka ilah yoktur. Artık nasıl haktan dönüyorsunuz?
B. Sağlam 39:6
7
Eğer Allah’ı inkâr edip nankörlük yaparsanız, bilin ki Allah, asla size muhtaç değildir. Fakat kulları için, onların nankör olmalarını istemez. Eğer O’na şükrederseniz, sizin için onu ister. Ve hiçbir günahkâr, başkasının günahını yüklenmez. Sonra hepinizin dönüşü, Rabbinize olacaktır. O, yaptıklarınızın iç yüzünü size haber verecektir. Şüphesiz O, gönüllerde saklı olan her şeyi çok iyi bilendir.
B. Sağlam 39:7
8
İnsana bir zarar dokunduğu zaman, Rabbine yönelerek O’na yalvarır. Sonra Allah, kendi katından ona bir nimet verince, o, daha önce O’na yalvardığını unutur. Allah’ın yolundan saptırmak için, Allah’ın emsalleri olduğunu söyler. De ki: “(Ey insan!) Küfrünle beraber az bir miktar yaşa! Hiç şüphesiz sen, ateşin ehlindensin.”
B. Sağlam 39:8
9
Bütün gece secde ederek ve ayakta yalvaran, ahiret azabından sakınan, Rabbinin rahmetini uman ile (böyle olmayan bir olur mu?) De ki: “Bilenler ile bilmeyenler, hiç bir olur mu? Hiç şüphesiz ancak akıl sahipleri (bunu) idrak edip anlar.”
B. Sağlam 39:9
10
(Benim namıma) de ki: “Ey inanan kullarım! Rabbinizin azabından sakının. Bu dünyada iyilik yapanlara iyilik vardır. Ve Allah’ın toprakları çok geniştir. [Bir yerde iyilik yapmazsanız, başka yere gidin.] İşte ancak (hicrete, sıkıntılara) sabredenler, hesapsız bir şekilde mükâfat alacaklardır.
B. Sağlam 39:10
11
De ki: “Ben, din ve ibadeti Allah’a has kılarak O’na ibadet etmekle emrolundum.
B. Sağlam 39:11
12
Ve Müslümanların ilki olmakla da emrolundum.”
B. Sağlam 39:12
13
De ki: “Eğer Rabbime isyan edersem, büyük bir günün azabından korkarım.”
B. Sağlam 39:13
14
De ki: “Din ve ibadetimi O’na has kılarak yalnızca Allah’a ibadet ederim.
B. Sağlam 39:14
15
Siz, O’nun dışında istediğiniz şeye ibadet edin.” De ki: “Gerçek zarar edenler, kıyamet günü kendilerini ve ailelerini kaybedenlerdir. İşte apaçık (en büyük) kayıp budur!
B. Sağlam 39:15
16
Onlar için, üstlerinden ateş katmanları var. Altlarında da (ateş) katmanları var. İşte Allah, kullarını böyle bir şey ile korkutuyor. Ey kullarım, (azabımdan) sakının!
B. Sağlam 39:16
17
Azgın idarecilere ve putlara tapmaktan kaçınan ve Allah’a yönelenlere müjde vardır. Artık kullarımı müjdele!
B. Sağlam 39:17
18
Öyle kullarım ki sözü dinlerler, en güzeline uyarlar. İşte Allah, onları doğru yola iletmiştir. Ve işte akıl ve öz sahipleri onlardır.
B. Sağlam 39:18
19
Aleyhinde azap sözü gerçekleşmiş olanı ve ateş içinde olacak olanı sen mi kurtaracaksın?
B. Sağlam 39:19
20
Fakat Rablerinin azabından sakınanlar için, üst üste inşa edilmiş köşkler vardır. Altlarından nehirler akmaktadır. Allah bunu vaadetmiştir. Allah, asla sözünden caymaz.
B. Sağlam 39:20
21
Görmedin mi? Allah, gökten bir su indirdi, o suyu yerin damarlarına geçirdi. Sonra onunla renkleri değişik ekin(ler) çıkarıyor. Sonra o ekinler kuruyor, onları sapsarı görürsün. Sonra o ekinleri, çürüyen bir çöp haline getirir. (Sonra bir daha onları yeniden diriltir.) İşte bunda öz ve akıl sahipleri için bilgi ve uyarı vardır.
B. Sağlam 39:21
22
Allah’ın, İslam için gönlünü açtığı ve (dolayısıyla) Rabbinden gelen bir nur üzere olan zat (ile kalbi katı olup karanlıklar içinde kalan kişi bir olur mu?) Artık Allah’ın zikrine karşı kalbi katı kalanlara yazıklar olsun! İşte onlar, apaçık bir sapıklık içindedirler.
B. Sağlam 39:22
23
Allah, sözün en güzelini, birbirine benzeyen (destekleyen,) ikili bir sisteme dayalı(*) bir kitap olarak indirmiştir. Ondan, Rablerine karşı saygı duyanların derileri ürperir. Sonra derileri ve gönülleri Allah’ın zikrine ısınıp yumuşar. Bu, Allah’ın hidayetidir. Onunla istediğini doğru yola iletir. Allah kimi de saptırırsa, onun için artık doğru yol gösterici olamaz.
B. Sağlam 39:23
24
Kıyamet günü, yüzüyle azabın en kötüsünden korunmaya çalışan (ile emniyet ve güven içinde olan bir olur mu?) O gün zalimlere “Artık kazandığınızın azabını tadın!” denilir.
B. Sağlam 39:24
25
Onlardan öncekiler de (mesajları) yalanladılar. Fakat farkına varmadıkları bir yerden azap onlara geldi.
B. Sağlam 39:25
26
Allah, dünya hayatında onlara alçaklık azabını tattırdı. Ve şüphesiz ahiret azabı daha büyüktür. Keşke bilmiş olsalardı!
B. Sağlam 39:26
27
Andolsun! Biz bu Kur’anda, insanlar için her nevi örneği sunduk. Ki düşünüp idrak etsinler.
B. Sağlam 39:27
28
Hiçbir eğri tarafı olmayan (apaçık) Arapça bir Kur’anı indirdik ki sakınsınlar.
B. Sağlam 39:28
29
Allah bir misal vermiştir: Bir adam düşünün: Onda birbirine girmiş nice ortaklar vardır. Ve yalnız bir tek adama ait olan bir adamı düşünün. Mesela, bu iki adam hiç eşit olurlar mı?(*) (Hayır!) Bütün hamd, mükemmellikler, övgüler Allah’a mahsustur. Fakat çokları (bunu) bilmezler.
B. Sağlam 39:29
30
Hiç şüphesiz sen de öleceksin, onlar da ölecekler. (Hiçbiriniz Allah’a ortak değilsiniz.)
B. Sağlam 39:30