Ana SayfaMealler › Bahaeddin Sağlam
BS

Bahaeddin Sağlam

Bahaeddin Sağlam meali ile okumaya başla
Yasin 1 / 83
1
Yâ Sin(*)
B. Sağlam 36:1
2
Her şeyi yerli yerinde anlatan ilim ve hikmet dolu Kur’ana yemin ederim.
B. Sağlam 36:2
3
Sen daha evvel gelmiş geçmiş peygamberler gibi Peygambersin.
B. Sağlam 36:3
4
Dosdoğru bir yol üzeresin.
B. Sağlam 36:4
5
Bu Kur’an, kâinatı abes bırakmayan, insanları başıboş bırakmamak için onlara acıyan Allah’ın, peyderpey sana indirdiği emirleridir.
B. Sağlam 36:5
6
Ki sen, gaflet içinde yuvarlanan, dede ve babalarından kendilerine sağlıklı bir bilgi gelmeyen bir toplumu uyarasın.
B. Sağlam 36:6
7
Andolsun! Onların çoğunun kader mürekkebi kurumuştur. Onlar asla iman etmezler.
B. Sağlam 36:7
8
Biz, onların boyunlarına tasmalar geçirdik. O tasmalar çenelerine kadardır; onları öyle sıkar ki yere bakamazlar.
B. Sağlam 36:8
9
Önlerine bir sed, arkalarına da bir sed yapmışız (onları kuşatmışız.) Gözlerine perde çekmişiz, artık onlar asla göremezler.
B. Sağlam 36:9
10
Öyle ki onları uyarsan da uyarmasan da birdir. Onlar iman etmeyeceklerdir.
B. Sağlam 36:10
11
Sen, ancak zikre (Kur’ana) tabi olan ve sonsuz mükemmel olan Allah’tan gıyaben korkan kişiyi uyarırsın. Böyle bir kişiyi Allah’tan bir mağfiret ve güzel ikramlı bir ücret ile müjdele!...
B. Sağlam 36:11
12
(Biz, geçmiş ve geleceği kaybettirmiyoruz.) Biz ölüleri diriltiriz; (yani) yaptıklarını ve eserlerini muhafaza ediyoruz. Ve her şeyi imam-ı mübin(açık ve büyük rehber)de saymışızdır.
B. Sağlam 36:12
13
Onlara (o gafil topluma) kendilerine elçiler gelen şehir ahalisinin misalini ver.
B. Sağlam 36:13
14
Biz onlara iki elçi gönderdiğimizde onları yalanladılar. Onları üçüncü bir kişi ile pekiştirdik; üçü bir dediler ki: “Biz size gönderilmiş elçileriz.” Onlar:
B. Sağlam 36:14
15
“Siz, ancak bizim gibi insansınız. Hiçbir şeye muhtaç olmayan Allah, hiçbir şey indirmemiştir. Siz yalancılardan başka bir şey değilsiniz.” Elçiler:
B. Sağlam 36:15
16
“Rabbimiz biliyor. Biz size gönderilmiş gerçek elçileriz.
B. Sağlam 36:16
17
Ve bizim sorumlu olduğumuz tek görevimiz, güçlü ve açık bir tebliğdir (size mesajı ulaştırmaktır.)” Onlar:
B. Sağlam 36:17
18
“Biz sizi uğursuz buluyoruz. Eğer bu işe son vermezseniz, sizi alt ederek uzaklaştırırız ve bizden size işkenceli bir azap dokunur.” Elçiler:
B. Sağlam 36:18
19
“Uğursuzluk sizin içinizdedir. (Hak ve hakikat) mesajının size gelmesinden uğursuzluk mu gelir? (Fakat siz gerçekleri gören bir toplum değil) belki israf içinde yuvarlanıyorsunuz.”
B. Sağlam 36:19
20
Ve bu arada şehrin kenar mahallesinden bir adam koşarak geldi: “Ey milletim bu elçilere uyunuz!
B. Sağlam 36:20
21
Sizden bir ücret istemeyen, kendileri doğru yolda olanlara tabi olun!” dedi (ve şöyle devam etti:)
B. Sağlam 36:21
22
“Beni yaratıp açan, sizin (ve her şeyin) O’na döneceği (her şey elinde olan) Halıkım’a neden kulluk etmeyeyim?
B. Sağlam 36:22
23
Allah’tan başka ilahlar mı edineyim? Eğer Rahman olan Allah bana bir zarar vermek isterse, o ilahların şefaati bana bir fayda vermez ve onlar beni kurtaramazlar.
B. Sağlam 36:23
24
Ben o zaman apaçık bir sapıklık içinde olurum.
B. Sağlam 36:24
25
Ben sizin sahibiniz olan Allah’a inandım. Siz beni dinleyin!
B. Sağlam 36:25
26
(O öldüğünde) ona “Cennete gir” denildi.(*) O ise “Keşke toplumum da bilseydi:
B. Sağlam 36:26
27
Rabbimin nasıl kusurlarımı affettiğini ve beni ikrama kavuşanlardan kıldığını.”
B. Sağlam 36:27
28
Ondan sonra onun toplumuna gökten hiç asker indirmedik; indirecek de değildik. (Buna lüzum yoktu.)
B. Sağlam 36:28
29
Onların işi, tek bir sayha (ses veya patlama) ile bitti. O patlamadan sonra onlar sönüverdiler. (Öldüler veya yanardağdan sonra sönüp heykelleşen cesetleri kaldı.)(*)
B. Sağlam 36:29
30
Yazık kullara! Kendilerine hiç elçi gelmez ki onlar onunla alay ediyor olmasınlar.
B. Sağlam 36:30