Ana SayfaMealler › Bahaeddin Sağlam
BS

Bahaeddin Sağlam

Bahaeddin Sağlam meali ile okumaya başla
Furkan 1 / 77
1
Âlemlere (insanlık dünyasına) uyarıcı olsun diye, kulunun üzerine, hak ile batılı birbirinden ayıran Kur’anı indiren Allah, sonsuz mükemmellik sahibidir ve bütün eksiklik ve kusurlardan münezzehtir.
B. Sağlam 25:1
2
Göklerin ve yerin idare ve mülkiyeti O’nundur. O, asla evlat edinmemiştir, tedbir ve idarede O’nun ortağı yoktur. O, her şeyi yaratan, her şeye bir plan ve kader tayin edendir.
B. Sağlam 25:2
3
Hâlbuki insanlar, O’nun dışında birtakım ilahlar edindiler. O ilahlar, hiçbir şey yaratamadıkları gibi kendileri yaratılıyorlar. Kendilerine hiçbir zarar ve menfaat vermeye malik değiller, ellerinden ne ölüm(*) gelir ne yaşam ne de diriltme.
B. Sağlam 25:3
4
O kâfirler, Kur’an için: “Bu, ancak uydurduğu bir iftiradır, başka bir toplum, bu iftirayı uydurmakta ona yardım etmiştir” dediler, (böylece) büyük bir yalan ve haksızlık ile ortaya çıktılar.
B. Sağlam 25:4
5
Ve: “Eskilerin efsaneleridir, onları bolca yazmış, sabah-akşam ona okunuyor” dediler.
B. Sağlam 25:5
6
De ki: “Göklerdeki ve yerdeki bütün gizlilikleri bilen Allah, onu indirmiştir.(*) (O, bütün iyilikleri ve kusurları bilendir. Fakat) O, çok bağışlayan ve çok acıyandır.
B. Sağlam 25:6
7
Ve dediler: “Bu ne biçim peygamber! Yemek yiyor, çarşı pazarda dolaşıyor. Onunla beraber, uyarıcı olması için ona bir melek indirilmeli değil mi idi?”
B. Sağlam 25:7
8
“Veya (gökten) ona bir hazine atılmalı veya ondan yiyeceği bir bahçesi olmalı değil mi idi?” Ve o zalimler: “Ancak, büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz!” dediler.
B. Sağlam 25:8
9
İşte bak! Senin için nasıl benzetmeler yaptılar, sapıttılar, çıkış yolunu da bulamıyorlar.
B. Sağlam 25:9
10
Allah, bol bereketler sahibidir ve çok yücedir. İsterse, bu dediklerinden daha yararlı, altlarında nehirler akan Cennetleri sana verir. Sana (ahirette) saraylar yaratır.(*)
B. Sağlam 25:10
11
Fakat onlar, kıyametin kopacağını, (her gündüzün akşamı, her gecenin sabahı olacağını) yalanladılar. Biz de kıyametin kopmasını yalanlayanlar için, yakıcı Cehennem ateşini hazırladık.
B. Sağlam 25:11
12
Bu ateş, uzak bir mesafeden dahi onlarla karşılaşınca, ondan, şiddetli bir kin sesini ve kendilerini içine çekecek bir nefes çekişini işitirler.
B. Sağlam 25:12
13
Elleri bağlı olarak o ateşin dar bir yerine atıldıkları zaman, orada yok olmak için yalvarırlar.
B. Sağlam 25:13
14
(Onlara:) “Siz bir kere yok olmakla kurtulacağınız bir işe düşmediniz… Müteaddit defa yok olmayı isteyeceğiniz bir durumdasınız.” (denilir.)(*)
B. Sağlam 25:14
15
De ki: “Bu mu daha yararlı, yoksa muttakiler için vaadedilen Cennet mi daha yararlı? O Cennet ki, muttakiler için mükâfat ve varış yeri olacaktır.
B. Sağlam 25:15
16
Orada ebedî olarak her istedikleri onlara vardır. Bu, olmasına çokça dua edilen, Rabbin tarafından verilmiş bir sözdür.
B. Sağlam 25:16
17
Allah, onları ve Allah’ın dışında taptıklarını mahşerde topladığı zaman: “Siz mi kullarımı sapıttınız, yoksa onlar mı yollarını şaşırdılar?” diye buyurur.
B. Sağlam 25:17
18
Onlar: “Allah’ım! Seni tenzih ederiz. Sen’den başka dostlar edinmek, (kendimize taptırmak) bize yakışmaz. Fakat Sen, onları ve atalarını öyle nimet içinde yaşattın ki mesajı unuttular ve helak olan bir toplum oldular” derler.
B. Sağlam 25:18
19
(Allah o ilahlara tapanlara:) “İşte, ilahlarınız dahi dediklerinizi yalanladılar. Artık sizler ne azabı geri çevirebilirsiniz nede kendinize yardım edebilirsiniz. Demek, sizden kim zulmederse (Allah’a eş koşarsa,) ona büyük bir azap tattırırız.
B. Sağlam 25:19
20
Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de, hiç şüphesiz yemek yerler, çarşılarda dolaşırlardı. Sabreder misiniz diye, sizi birbirinizle imtihan ediyoruz. Şüphesiz Allah, her şeyi görendir. (Eğer bu imtihan hikmeti olmasaydı, peygamberler yemez, içmez, melekler gibi olurlardı.)
B. Sağlam 25:20
21
Bizimle karşılaşacaklarını ummayanlar: “Bu peygamberin üzerine melekler indirilmeli veya Rabbimizi açıkça görmeli değil miydik?” derler. Andolsun! Onlar, gönüllerinde kibir ve gurur duydular ve büyük bir azgınlığa giriştiler.
B. Sağlam 25:21
22
Onlar melekleri gördükleri gün (Melekler:) “Suçlular için, bugün hiçbir müjde yoktur ve siz mahrum kalacaksınız mahrum!” derler. (*)
B. Sağlam 25:22
23
Onların yaptıkları her şeyi ele alırız. O yaptıklarını tozduman haline getiririz.
B. Sağlam 25:23
24
O gün Cennet ehlinin yeri ne kadar da yararlıdır ve onlar ne güzel bir söyleşi(*) içindedirler.
B. Sağlam 25:24
25
Ve göğün bulutlar halinde yarıldığı(*) ve meleklerin indirildiği gün;
B. Sağlam 25:25
26
İşte o gün, gerçek ve hak olan idare ve iktidar, Rahman olan Allah’ındır. Ve o kâfirler için de zor bir gün olacaktır.
B. Sağlam 25:26
27
Ve bil ki; o gün zalim olan, pişmanlıktan dolayı ellerini ısıracak: “Keşke, peygamber ile beraber bir yol tutunsaydım!
B. Sağlam 25:27
28
Yazık bana! Keşke, o adamı dost edinmeseydim.
B. Sağlam 25:28
29
Andolsun! Mesaj ve bilgi bana geldikten sonra, o beni ondan saptırdı” der. Şüphesiz şeytan, insanı böylece ümitsiz ve mahrum bırakır.
B. Sağlam 25:29
30
Ve o Peygamber: “Ey Rabbim! Benim kavmim, bu Kur’anı büsbütün terk ettiler” der.(*)
B. Sağlam 25:30