Ana SayfaMealler › Bahaeddin Sağlam
BS

Bahaeddin Sağlam

Bahaeddin Sağlam meali ile okumaya başla
Hicr 1 / 99
1
Elif, Lam, Râ. Bunlar, Kitabın ve apaçık bir Kur’anın ayetleridir.
B. Sağlam 15:1
2
İnkâr edenler, zaman zaman; “Keşke, biz de Müslüman olsaydık” diye arzu ederler.
B. Sağlam 15:2
3
Bırak onları yesinler, yaşasınlar, arzu ve emeller onları oyalayıp dursun. Onlar yakında, (neyin ne olduğunu) bilecekler.
B. Sağlam 15:3
4
Hiçbir şehri helak etmedik ki onların belli bir yazgısı olmasın.
B. Sağlam 15:4
5
Hiçbir toplum kendilerine tayin edilen süreyi ne geçebilir ne de geri kalabilir.
B. Sağlam 15:5
6
Ve (alaya alarak) dediler ki: “Ey üzerine zikir inen kişi! Sen mutlaka cinlenmişsin.
B. Sağlam 15:6
7
Eğer sen doğru söylüyor isen, neden bize melekleri getirip göstermiyorsun?”
B. Sağlam 15:7
8
(İyi bilsinler ki) Biz, melekleri ancak hak (ve hikmet) ile indiririz… Melekler indiği zaman da, o kâfirlere artık mühlet verilmez.
B. Sağlam 15:8
9
Şüphesiz zikri (dinî mesajları) Biz indirdik, onu koruyacak da Biziz.
B. Sağlam 15:9
10
Andolsun! Senden önceki toplumlar içinden de peygamberler gönderdik.
B. Sağlam 15:10
11
Onlara Allah’ın hiçbir elçisi gelmiyordu ki onunla alay etmiş olmasınlar.
B. Sağlam 15:11
12
Böylece Biz, o zikri, (kâfir olan) suçluların kalbine (gözüne) sokarız.
B. Sağlam 15:12
13
Eski çağların başına gelen (azap) yasalarını gördükleri halde yine inanmazlar.
B. Sağlam 15:13
14
14, 15. Öyle ki; eğer gökten bir kapı açsaydık, oradan yukarı çıkmaya başlasalardı, yine: “Herhalde gözlerimiz boyandı, bilakis biz büyülenmiş bir toplumuz” derlerdi.
B. Sağlam 15:14
15
14, 15. Öyle ki; eğer gökten bir kapı açsaydık, oradan yukarı çıkmaya başlasalardı, yine: “Herhalde gözlerimiz boyandı, bilakis biz büyülenmiş bir toplumuz” derlerdi.
B. Sağlam 15:15
16
Andolsun! Biz gökte burçlar kıldık, onları ibretle bakanlar için süsledik.
B. Sağlam 15:16
17
Onları her nevi kovulmuş şeytandan koruduk.
B. Sağlam 15:17
18
Ancak kulak hırsızlığı yapan olur, onun da peşine apaçık bir ateş alevi düşer.
B. Sağlam 15:18
19
Yeri de serdik, onda demirlenmiş gemiler gibi dağları diktik. Ve onda her ölçülü, dengeli şeyden filizlendirdik.
B. Sağlam 15:19
20
Onda, hem size, hem rızkı size ait olmayan şeylere geçim meydanları kıldık.
B. Sağlam 15:20
21
Hiçbir şey yoktur ki O’nun hazineleri (kaynakları) yanımızda olmasın. Biz onu ancak belli bir ölçü ve miktar ile indiririz.
B. Sağlam 15:21
22
Rüzgârları da aşılayıcılar olarak salıverdik de, onunla gökten bir su indirdik. Ve onu size içirdik. Onun stokcusu siz değilsiniz.(*)
B. Sağlam 15:22
23
Yalnızca Biziz, dirilten ve öldüren. (Öldükten sonra da yok olmaması için, çekirdeklerine ve ruhuna) sahip ve varis olan da Biziz.
B. Sağlam 15:23
24
Şüphesiz Biz, geçmiş nesilleri de gelecek nesilleri de biliyoruz. (Onun için hiçbir şey kaybolup yok olmaz.)
B. Sağlam 15:24
25
Şüphesiz Rabbin, onların hepsini mahşerde toplayacaktır. Çünkü O, hikmet sahibidir, (hiçbir şeyi yok ve abes etmez.) Sonsuz ilim sahibidir, (her şeyi yapmak, O’nun için çok kolaydır. İşte bir örmek:)
B. Sağlam 15:25
26
Andolsun! Biz insanı, kokuşmuş bir balçıktan, pişmemiş bir çamurdan (topraktan) yarattık.
B. Sağlam 15:26
27
Cinleri de daha önce, sıcak rüzgâr (gibi) bir ateşten yarattık.
B. Sağlam 15:27
28
Bir vakit Rabbin, Meleklere: “Ben, kokuşmuş bir balçıktan yapılmış, pişmemiş bir çamurdan olmuş bir beşer yaratacağım.
B. Sağlam 15:28
29
Onu (ilk çekirdeğini) düzeltip içinde ruhumdan üflediğimde, ona secdeye gidin. (Büyüyüp gelişmesini sağlayın.)
B. Sağlam 15:29
30
30, 31. Bütün melekler secde ettiler, şeytan hariç. O, secde edenlerle beraber olmaktan imtina etti.
B. Sağlam 15:30