Ana SayfaMealler › Bahaeddin Sağlam
BS

Bahaeddin Sağlam

Bahaeddin Sağlam meali ile okumaya başla
Hud 1 / 123
1
1, 2. Elif, Lam, Râ. (Bu) öyle bir kitaptır ki; her şeyi yerli yerinde yaratan, her şeyden haberdar olan Allah tarafından ayetleri (güzel bir düzen içinde) sağlamlaştırılmış, sonra da açıklanmıştır ki, Allah’tan başka hiçbir şeye ibadet etmeyesiniz. (De ki:) Ben, O Allah’tan (size gelen) bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.
B. Sağlam 11:1
2
1, 2. Elif, Lam, Râ. (Bu) öyle bir kitaptır ki; her şeyi yerli yerinde yaratan, her şeyden haberdar olan Allah tarafından ayetleri (güzel bir düzen içinde) sağlamlaştırılmış, sonra da açıklanmıştır ki, Allah’tan başka hiçbir şeye ibadet etmeyesiniz. (De ki:) Ben, O Allah’tan (size gelen) bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.
B. Sağlam 11:2
3
(İşte ben bu kitapla size geldim ki;) sahibiniz olan Allah’tan bağışlanmak dileyesiniz, sonra O’na yönelesiniz. Ki belli bir ecele kadar sizi güzelce yaşatsın ve üstünlük sahibi olan herkese üstünlüğünün ücretini versin. Eğer (bu mesajlara karşı) sırt çevirip giderseniz, işte ben sizin için büyük bir günün azabından korkarım.
B. Sağlam 11:3
4
Hepinizin dönüşü Allah’adır. O, her şeye gücü yetendir.
B. Sağlam 11:4
5
İşte onlar, o Kur’andan gizlenmek için bükülerek gidiyorlar. Hâlbuki Allah, elbiselerine büründükleri zaman dahi, onların gizlisini ve açığını bilir. Şüphesiz O Allah, sinelere sahip olan herkesi çok iyi bilendir.
B. Sağlam 11:5
6
Yeryüzünde olan hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah’a ait olmasın. O, onların karar kıldıkları yeri de, emanet edildikleri yeri de bilir. Hepsi Kitab-ı Mübin’(ana rehber)dedirler.
B. Sağlam 11:6
7
Daha önce hâkimiyeti su üzere olan Allah, gökleri ve yeri altı gün(devre)de yarattı. Ki; hanginizin iş ve amelce daha iyi olduğunu görsün. Eğer onlara: “Ölümden sonra dirileceksiniz” dersen, o kâfirler: “Bu apaçık bir büyüden başka bir şey olamaz” diyecekler.
B. Sağlam 11:7
8
Eğer sayılı bir müddete kadar onlardan azabı geciktirsek, “Bu azabın gelmesini engelleyen nedir?” diye soracaklar. İşte azabın onlara geleceği gün, asla onlardan geri çevrilmeyecektir. Ve alaya aldıkları (azap,) onları kuşatacaktır.
B. Sağlam 11:8
9
Eğer kendi katımızdan insana bir rahmet tattırsak, sonra o rahmeti (nimeti) ondan geri alsak, işte o zaman ümitsiz ve nankör olur.
B. Sağlam 11:9
10
Şayet kendisine dokunan bir zarardan sonra ona bir nimet tattırsak, işte o zaman, “kötülükler beni bıraktı” der, böbürlenerek sevinir ve övünür.
B. Sağlam 11:10
11
Yalnız; sabredenler, uygun ve yararlı işler yapanlar hariç. (Bunlar böyle nankör olamazlar.) İşte onlara bağışlanma ve büyük bir ecir vardır.
B. Sağlam 11:11
12
Nerde ise, “üzerine bir hazine inmeli veya onunla beraber bir melek gelmeli değil miydi?” demelerinden dolayı, sana inen bu vahiylerin bir kısmını terk edecektin ve göğsün daralıyordu. Hâlbuki sen, ancak bir uyarıcısın ve her şeyi koruyup kollayan yalnızca Allah’tır.
B. Sağlam 11:12
13
Yoksa “o bunu uydurdu” mu diyorlar? De ki: Uyduruk da olsa, bunun benzerinden on sure getirip ortaya koyun. Allah’tan başka çağırabildiklerinizi de çağırın. Eğer (bu iddianızda) doğru iseniz…
B. Sağlam 11:13
14
Eğer size cevap vermezlerse, bu Kur’anın yalnızca Allah’ın ilmiyle indiğini, Allah’tan başka hiçbir mabut ve yetki sahibi olmadığını bilin ve (onlara) “artık teslim olacak mısınız?” diye sorun.
B. Sağlam 11:14
15
İşte kim dünya hayatını ve süsünü istiyorsa, onların yaptıklarının hepsini dünyada onlara veririz. Onlar dünyada hiçbir haksızlığa uğramazlar.
B. Sağlam 11:15
16
Fakat ahirette onlara ateşten başka hiçbir şey yoktur. Sanatları orda hiçbir fayda vermez, yaptıkları bütün işler orda boşa çıkar.
B. Sağlam 11:16
17
İşte böyleler ile şu kimse bir olur mu? Ki, Rabbinden gelen bir delile dayanır, ardından gelen İlahî bir şahit onu destekler. Daha önce önder ve rahmet olarak inen Musa’nın kitabı da onu destekler. İşte bunlar (belgelere dayanarak Müslüman olan ehl-i kitap,) ona (bu Kur’ana) inanır. Artık hangi gruptan olursa (olsun,) kim bunu yalanlarsa şüphesiz onun varacağı yer ateştir. Sakın sen bu Kur’an hakkında bir şüphe içinde olma! O Rabbinden gelen bir haktır. Fakat insanların çoğu inanmayacaklardır.
B. Sağlam 11:17
18
Allah namına yalan uyduranlardan daha zalim kim olabilir? İşte bunlar, Rablerinin huzuruna getirilecekler. O zaman şahitler: “Bunlar Rableri namına yalan söylediler. İşte Allah’ın laneti, iftira ederek zulmedenlerin üzerinedir” diyecekler.
B. Sağlam 11:18
19
O zalimler ki, (insanları) Allah yolundan alıkoyarlar. Ve Allah’ın yolunu eğri olarak görmek istiyorlar. Onlar, ahiret hayatına asla inanmazlar.
B. Sağlam 11:19
20
İşte bunlar, yeryüzünde Allah’ı aciz bırakamadılar. (Kaçıp kurtulamadılar.) Ve Allah’a karşı, onlara yardım edecek hiçbir dostları da olmadı. Onlar için azap katlanacaktır. Onlar (o Kur’anı) işitmeye tahammül edemediler ve göremediler.
B. Sağlam 11:20
21
İşte bunlar, kendilerini zarar sokanlardır. Uydurdukları (putlar) da (onlara bir fayda vermeden) onlardan kaybolup gitti.
B. Sağlam 11:21
22
Hiç şüphesiz onlar, ahirette daha da zarardadırlar.
B. Sağlam 11:22
23
İman edip uygun işler yapanlar, yalvararak Rablerine dönenler ise, işte onlar Cennetin ehlidirler. Onlar orada ebedî olarak kalacaklardır.
B. Sağlam 11:23
24
İki fırkanın örneği; kör ve sağır olan biri ile gören ve işiten biri gibidir. Acaba ikisi bir olur mu? Artık düşünüp idrak etmeyecek misiniz?
B. Sağlam 11:24
25
Andolsun! Biz, Nuh’u onun kavmine bir elçi olarak gönderdik. (O:) “Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım.
B. Sağlam 11:25
26
Ki Allah’tan başka hiçbir şeye ibadet etmeyesiniz. Ben sizin için, elem verici bir günün azabından korkarım.” dedi.
B. Sağlam 11:26
27
Kavminden ileri gelen ve kâfir olan o meclisleri dedi ki: “Biz senin ancak kendimiz gibi bir insan olduğunu görüyoruz. Ve basit görüşlü alçaklarımızdan başkasının sana tabi olmadığını, sizin bizden bir üstünlüğünüzün bulunmadığını görüyoruz ve sizin yalancılar olduğunuzu biliyoruz.
B. Sağlam 11:27
28
Nuh dedi ki: “Ey kavmim! Ya ben Rabbimden gelen apaçık bir delile dayanıyorsam, gözünüzden perdelenmiş, kendi katından bir rahmet bana nasip etmişse… Siz istemediğiniz halde, biz onu size zorla mı kabul ettireceğiz?”
B. Sağlam 11:28
29
29, 30. “Ey kavmim! Ben bu görevime karşı sizden bir mal istemiyorum. Benim ücretim, yalnızca Allah’a aittir. Ben o inananları kovacak da değilim. Onlar Rableri ile karşılaşacaklar. Ben yalnızca sizin cahil bir toplum olduğunuzu görüyorum. Ey kavmim! Eğer onları kovarsam, Allah’a karşı kim bana yardım edebilir? Artık düşünmeyecek misiniz?!”
B. Sağlam 11:29
30
29, 30. “Ey kavmim! Ben bu görevime karşı sizden bir mal istemiyorum. Benim ücretim, yalnızca Allah’a aittir. Ben o inananları kovacak da değilim. Onlar Rableri ile karşılaşacaklar. Ben yalnızca sizin cahil bir toplum olduğunuzu görüyorum. Ey kavmim! Eğer onları kovarsam, Allah’a karşı kim bana yardım edebilir? Artık düşünmeyecek misiniz?!”
B. Sağlam 11:30