1
Hayır! Bu şehre dikkatinizi çekerim
2
Sen bu şehirde korumasız iken bile.
3
Ana-babaya[*] ve evladına bakın da düşünün,
[*] Âyette geçen (َوَالِد) Vâlid وَلَدَ = velede fiilinin ismi failidir. "وَلَدَ = doğum yaptı" demektir. Erkek doğum yapamayacağı için el-Kamusu'l-muhît'e göre anaya hem valid hem valide denir. Lisan'ul-arab'a göre valide والِدَةٌ doğuran kadın َوَالِد valid ise soyundan gelinen kadın demektir. Kur'ân'da ana ile baba bir arada zikredilince anaya valide, babaya da mevlûdün leh denir. (bkz. Bakara 2/233). Baba daوَلَدَ = velede fiilinin fâilidir. Allah'ın baba olmadığını ifade için "لَمْ يَلِد" (İhlâs 112/3) buyrulmuştur. Öyleyse vâlid; yerine göre baba, yerine göre ana anlamındadır. Bu âyette geçen vâlid her iki anlamı da içerir.
4
İnsanı, zorlukları aşacak güçte yaratmışızdır.
5
Şimdi o, kimsenin ona sınır çizemeyeceğini mi sanıyor?
6
“Yığınla mal harcadım[*]” mı diyor.
[*] İçki üreten birine, Allah'ın içkiyi haram kıldığını söyleyince, "bunca bilgi birikimini, emeği ve yatırımı bırakamam" diyebilir. O zaman o kişi burada belirtilen şeyi söylemiş olur.
7
Yoksa kimsenin kendini görmediğini mi sanıyor?
8
Ona iki göz verdik değil mi?
9
Bir dil ile iki dudak da verdik.
10
Ona apaçık iki yol[*] gösterdik.
[*] النَجْدُ yükseltilmiş apaçık yol (الطريقُ الواضِحُ المُرْتَفِعُ el-Kamus c.1 s.324) anlamına gelir. Her insan, hangi yolun doğru, hangisinin yanlış olduğunu, kendi bilgisi ve vicdanıyla anlar ve bilir. Onun için her ikisi de apaçıktır.
11
Ama o, sarp geçidi göze alamadı.
12
Sarp geçit nedir, nereden bileceksin? (Öyleyse dinle!)
13
O, boynu bükük olanı kurtarmaktır,
14
Veya kıtlık gününde yemek yedirmektir,
15
Yakınlığı olan bir öksüzü,
16
Ya da sürünen bir çaresizi doyurmaktır.
17
Bir de inanıp güvenen(mümin olan), biri birine sabrı tavsiye eden ve merhameti tavsiye eden kimselerden olmaktır.
18
İşte uğurlu kimseler bunlardır.
19
Ayetlerimizi görmezlikten gelenler de uğursuz olanlardır.
20
Bunların üstünde kendilerini kuşatmış bir ateş bulunur.