1
Birbirlerine neyi sorup duruyorlar;
2
O büyük haberi[*]?
[*] "Büyük haber" Allah'ın tek ilah olduğu, ondan başka ilahın olmadığı ve onun her şeye tam hâkim olduğu yolundaki haberdir. Çünkü Mekkeliler Allah'a inanmakla beraber, ellerinde bir delil olmadığı halde aracı tanrılara ve kurtarıcılara da inanırlardı. Peygamberimizin verdiği bu haber, bir taraftan onlara mantıklı geliyor bir taraftan da hayallerini yıkıyordu. Allah Teâlâ şöyle buyurur: De ki: "Ben sadece uyarıcıyım. Tek olan ve her şeye tam hâkim olan Allah'tan başka ilah yoktur. O, Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir, güçlüdür ve çok bağışlar." De ki: "Bu büyük bir haberdir ama siz ondan yüz çeviriyorsunuz." (Sad 38/65–68)
3
Üzerinde anlaşamadıkları şeyi mi?
4
Yok; yakında öğreneceklerdir.
5
Yok yok… Yakında bir kez daha[*] öğreneceklerdir.
[*] Bu haberin doğruluğunu hem yaptıkları gözlemlerle, hem de öldükten sonra öğreneceklerdir.
6
Biz, yeryüzünü bir sergi,
7
Dağları birer kazık yaptık değil mi?
8
Sizleri de eşleşmiş[*] olarak yarattık.
[*] Bu, ruh ile bedenin eşleşmesidir. Allah Teâlâ şöyle buyurur: "Allah sizi topraktan, sonra döllenmiş yumurtadan yarattı. Sonra eşleşmiş hale getirdi. " (Fâtır 35/11) Ruh, organların tamamlanmasından sonra üflenir. İlgili âyet şöyledir: "Sonra onu düzenli bir şekle sokmuş ve içine ruhundan üflemiştir." (Secde 32/9) Kur'ân'da ruh ile bedenden her birine nefis dendiği gibi ikisinin birleşmesinden oluşan insana da nefis denir. Beden ölür veya uyursa ruh onu terk eder. İlgili âyet şöyledir: "Nefisler (bedenler) öldüğü vakit Allah nefisleri (ruhları) alır, ölmeyenlerinkini de uykuda alır. Ölümüne hükmettiğininkini tutar, ötekini belli bir vakte kadar salıverir. (Zümer 39/42) Ölen beden çürür ama ruhu bir yerde bekletilir. "Kâfirlerden birine ölüm gelince (ruhu) der ki: "Rabbim! Beni geri çeviriniz. Belki terk ettiğim dünyada iyi bir iş yaparım. Hayır; bu onun söylediği sözdür. Arkalarında yeniden dirilecekleri güne kadar berzah (engel) vardır." (Müminûn 23/99–100) Bedenin tekrar yaratılmasıyla eşleşme tekrarlanır. Bunu şu ayet gösterir: (وَإِذَا النُّفُوسُ زُوِّجَتْ) "Nefisler eşleştiği an" (Tekvîr 81/7)
9
Uykunuzu, dinlendirici yaptık.
10
Geceyi de örtü yaptık.
11
Gündüzü çalışıp kazanma vakti kıldık.
12
Üstünüzde yedi güçlü gök bina ettik[4].
[*] "Yeri size bir yaygı, göğü bina yapan odur." (Bakara 2/22)
13
Bir de ısı ve ışık yayan bir kandil[*] oluşturduk.
[*] "Yedi göğün iç kısmında ayı aydınlık, güneşi de bir kandil yaptı." (Nuh 71/16) Öyleyse bize en yakın olan birinci gök, Güneş sisteminden sonra başlar. Allah Teâlâ şöyle buyurur: "En yakın göğü bir süsle, yıldızlarla süsledik." (Saffât 37/6) Şu âyete göre yıldızlar, Güneş ve Ay'dan ayrı varlıklardır. "Güneşi, ayı ve yıldızları da emrine baş eğmiş olarak yaratmıştır" (Araf 7/54)
14
Birbirini sıkıştıran bulutlardan boşalan yağmur suları indirdik,
15
daneyi ve bitkiyi onunla çıkaralım,
16
sarmaş dolaş olmuş bahçeleri onunla oluşturalım diye.
17
İyiyi kötüden ayırma gününün vakti bellidir.
18
O, sura üflendiği gündür. Sonra bölük bölük gelirsiniz.
19
Gök açılmış, orada kapılar oluşmuş olur[*].
[*] "Gökyüzü, yaratılmadan önce duman halindeydi." (Fussilet 41/11) "Yerin başka yere dönüştürüldüğü, göklerin de dönüştürüldüğü günde." (İbrahim 14/48) Yani Kıyamet gününde yaratılış tekrarlanmış olacaktır. O gün "Gök beyaz bulutlarla yarılacak ve melekler bölük bölük indirileceklerdir." (Furkan 25/25) Gök kapıları, bu beyaz bulutların arası olmalıdır.
20
Dağlar yürütülmüş, sadece hayalleri kalmış olur.
21
Cehennem, gözetleme durumuna geçer;
22
azgınları gözetler. Orası, onların varacağı yerdir.
23
Orada çağlar boyu kalacaklar,
24
Ne serinlik, ne bir içecek tadacaklardır.
25
Tadacakları sadece kaynar su ile irin olacaktır.
27
Çünkü hesaba çekileceklerini beklemiyorlardı;
28
ayetlerimiz karşısında hep yalan söylüyorlardı.
29
Oysa biz, her şeyi tek tek yazıyorduk.
30
Tadın bakalım; size daha ne azaplar tattıracağız!
Sonraki 10 ayet →