Ana SayfaMealler › Süleymaniye Vakfı
SV

Süleymaniye Vakfı

Süleymaniye Vakfı meali ile okumaya başla
Mürselat 1 / 50
1
İyiliği yaymak için görev üstlenenler[*], [*] Her müslüman, böyle bir görevle görevlendirilmiştir ama hepsi bunu yapmaz. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: "Hoşgörülü ol, iyiliği emret; kendini bilmezlerden de yüz çevir." (A'raf 7/199)
S. Vakfı 77:1
2
işleri sürükleyip götürenler[*] [*] Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: "Rabbiniz tarafından bağışlanma hakkını ve genişliği göklerle yerin arası kadar olan Cenneti elde etmek için yarışın. Cennet, Allah'tan çekinerek kendini koruyanlar için hazırlanmıştır." (Al-i İmran 3/133)
S. Vakfı 77:2
3
iyiliği her tarafa yayanlar,
S. Vakfı 77:3
4
iyi ile kötüyü birbirinden ayıranlar[*], [*] Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: "Müminler! Allah'tan çekinerek kendinizi korursanız size doğruyu yanlıştan ayırma gücü (furkan) verir, suçlarınızı örter ve sizi bağışlar. Allah'ın ikramı büyüktür." (Enfal 8/29)
S. Vakfı 77:4
5
ve arkalarında doğru bir bilgi bırakanlar[*]; işte bütün bu kişiler önemlidir. [*] İlk ayetlerindeki kelimeleri, tefsir bilginleri meleklerin veya rüzgarın özelliği saymışlardır. Allah'ın yaptığı yeminler, bir şeyin önemini ortaya koymak içindir. Ayetler böyle tefsir edilince yeminlerin bir anlamı kalmaz. Kur'an, insanlara indiğinden o kelimeler, bazı kişilerin önemini göstermeli ki herkes dersini alsın. Bize göre onlar, kadın erkek her insanı içine alan النفوس =en-nüfus yani kişiler sözünün sıfatıdır; başkası uygun düşmez..
S. Vakfı 77:5
6
O bilgi, özür için de uyarı için[*] de olabilir. [*] Buna şu olay örnek verilebilir: Yahudilerde cumartesi günü av yasağı vardır. Davûd (a.s.) zamanında sahil kenti Eyle'de Yahudiler yaşardı. Yılın bir ayında oraya ba­lıklar akın eder, neredeyse su görün­mez olurdu. Sadece cumartesi günleri balık gelirdi. Deniz kena­rında ha­vuzlar kazıp arklar açtılar. Cumartesi balıklar havuz­lara doldu, pazar günü avladılar. Cezalanacakla­rından korka korka balıklardan ya­rarlandılar. Zamanla evlatlar ba­balarının yo­lundan gitti, mal mülk edindiler. Bu işi hoş karşılamayan bazı gruplar, onları uyardı ama vazgeçmediler, "Ne zamandır biz bu işi yapıyoruz, bunun için Allah'tan hiçbir ceza gelmedi." dediler. Onlara: "Aldanmayın, belki size bir azap gelir, yok olursu­nuz." dendi. Bir sabah alçak maymunlar gibi oldular. Üç gün böyle yaşadılar, sonra yok olup gittiler. [Fahrüddin er-Râzî, Tefsir-i Kebîr]. Bir bölük onlarla müca­dele ederken, "İçlerinden bir topluluk şöyle demişti: "Allah'ın yok edeceği ya da şiddetli azap vereceği bir kavme niye öğüt veriyorsunuz?" Dediler ki: "Rabbinize karşı özrümüz olsun diye, belki de çekinirler"(Araf 7/164)
S. Vakfı 77:6
7
Tehdit edildiğiniz şey kesinlikle başınıza gelecektir.
S. Vakfı 77:7
8
Yıldızlar söndürülünce,
S. Vakfı 77:8
9
gök açılınca,
S. Vakfı 77:9
10
dağlar parçalanıp savrulunca[*], [*] "Sana dağları soruyorlar. De ki "Rabbim (Sahibim) onları kül gibi savuracaktır, Yerlerini de aynı seviyede dümdüz bırakacaktır." (Taha 20/105-106)
S. Vakfı 77:10
11
kendilerine elçi gönderilenler[1] için belirlenen gün gelince[2] (tehdit edildiğiniz şey başınıza gelir.) [1] Resul, hem elçi gönderilen kişiyi hem de kendilerine elçi gönderilenleri içine alır. Bir gün gelip hesap verileceğini ancak bu bilgiyi getiren elçiler ve bu haberi duyan veya okuyanlar bilebilir. İşte bu büyük bir haberdir. Bkz. (Nebe 78/2). "Biz elçi göndermeden azap etmeyiz" (İsra 17/15) Hesap gününün varlığını ancak onlar bilebilirler.. [2] Kendilerine elçi gönderilenlere elbette soracağız. Elbette elçilere de soracağız. (Araf 7/6)
S. Vakfı 77:11
12
Buluşma hangi güne bırakıldı?
S. Vakfı 77:12
13
Tabii ki ayırma gününe.
S. Vakfı 77:13
14
Ayırma günü nedir, sen nereden bileceksin?
S. Vakfı 77:14
15
O gün yalancılar çok çekecekler.
S. Vakfı 77:15
16
Sizden öncekileri etkisizleştirmedik mi?
S. Vakfı 77:16
17
Sonrakileri de onlara katacağız.
S. Vakfı 77:17
18
Bunu, bütün suçlulara yapacağız.
S. Vakfı 77:18
19
O gün yalancılar çok çekecekler.
S. Vakfı 77:19
20
Sizi dayanıksız bir sudan yarattık[*], değil mi? [*] Kanalda döllenmiş yumurta olarak yaratılır, arkasından ana rahmine yerleştirilir.
S. Vakfı 77:20
21
Sonra onu sağlam bir yere (ana rahmine)[*] yerleştirdik. [*] Karar-ı mekîn (قَرَارٍ مَكٖينٍ): sağlam bir yer (ana rahmi) anlamı verdiğimiz tamlama için Bkz. Müminun 23/13 ve dipnotu
S. Vakfı 77:21
22
Belli bir süreye kadar orada kaldı.
S. Vakfı 77:22
23
Ölçülerinizi orada belirledik[*]. Güzel ölçüler koyan biziz! [*] İnsanın ölçülerinin ve şeklinin belirlenmesi ana rahminde olur (Bkz. Al-i İmran 3/6)
S. Vakfı 77:23
24
O gün yalancılar çok çekecekler.
S. Vakfı 77:24
25
Yeryüzünü toplanma ve kalma yeri yapmadık mı?
S. Vakfı 77:25
26
Diriler ve ölüler için...
S. Vakfı 77:26
27
Orada yüksek dağlar oluşturduk. Size tatlı sular içirdik, değil mi?
S. Vakfı 77:27
28
O gün yalancılar çok çekecekler.
S. Vakfı 77:28
29
Yalan saydığınız yere gidin şimdi!
S. Vakfı 77:29
30
Gidin de üç bölümlü gölgeye varın.
S. Vakfı 77:30