1
İyiliği yaymak için görev üstlenenler[*],
[*] Her müslüman, böyle bir görevle görevlendirilmiştir ama hepsi bunu yapmaz. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: "Hoşgörülü ol, iyiliği emret; kendini bilmezlerden de yüz çevir." (A'raf 7/199)
2
işleri sürükleyip götürenler[*]
[*] Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: "Rabbiniz tarafından bağışlanma hakkını ve genişliği göklerle yerin arası kadar olan Cenneti elde etmek için yarışın. Cennet, Allah'tan çekinerek kendini koruyanlar için hazırlanmıştır." (Al-i İmran 3/133)
3
iyiliği her tarafa yayanlar,
4
iyi ile kötüyü birbirinden ayıranlar[*],
[*] Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: "Müminler! Allah'tan çekinerek kendinizi korursanız size doğruyu yanlıştan ayırma gücü (furkan) verir, suçlarınızı örter ve sizi bağışlar. Allah'ın ikramı büyüktür." (Enfal 8/29)
5
ve arkalarında doğru bir bilgi bırakanlar[*]; işte bütün bu kişiler önemlidir.
[*] İlk ayetlerindeki kelimeleri, tefsir bilginleri meleklerin veya rüzgarın özelliği saymışlardır. Allah'ın yaptığı yeminler, bir şeyin önemini ortaya koymak içindir. Ayetler böyle tefsir edilince yeminlerin bir anlamı kalmaz. Kur'an, insanlara indiğinden o kelimeler, bazı kişilerin önemini göstermeli ki herkes dersini alsın. Bize göre onlar, kadın erkek her insanı içine alan النفوس =en-nüfus yani kişiler sözünün sıfatıdır; başkası uygun düşmez..
6
O bilgi, özür için de uyarı için[*] de olabilir.
[*] Buna şu olay örnek verilebilir: Yahudilerde cumartesi günü av yasağı vardır. Davûd (a.s.) zamanında sahil kenti Eyle'de Yahudiler yaşardı. Yılın bir ayında oraya balıklar akın eder, neredeyse su görünmez olurdu. Sadece cumartesi günleri balık gelirdi. Deniz kenarında havuzlar kazıp arklar açtılar. Cumartesi balıklar havuzlara doldu, pazar günü avladılar. Cezalanacaklarından korka korka balıklardan yararlandılar. Zamanla evlatlar babalarının yolundan gitti, mal mülk edindiler. Bu işi hoş karşılamayan bazı gruplar, onları uyardı ama vazgeçmediler, "Ne zamandır biz bu işi yapıyoruz, bunun için Allah'tan hiçbir ceza gelmedi." dediler. Onlara: "Aldanmayın, belki size bir azap gelir, yok olursunuz." dendi. Bir sabah alçak maymunlar gibi oldular. Üç gün böyle yaşadılar, sonra yok olup gittiler. [Fahrüddin er-Râzî, Tefsir-i Kebîr]. Bir bölük onlarla mücadele ederken, "İçlerinden bir topluluk şöyle demişti: "Allah'ın yok edeceği ya da şiddetli azap vereceği bir kavme niye öğüt veriyorsunuz?" Dediler ki: "Rabbinize karşı özrümüz olsun diye, belki de çekinirler"(Araf 7/164)
7
Tehdit edildiğiniz şey kesinlikle başınıza gelecektir.
8
Yıldızlar söndürülünce,
10
dağlar parçalanıp savrulunca[*],
[*] "Sana dağları soruyorlar. De ki "Rabbim (Sahibim) onları kül gibi savuracaktır, Yerlerini de aynı seviyede dümdüz bırakacaktır." (Taha 20/105-106)
11
kendilerine elçi gönderilenler[1] için belirlenen gün gelince[2] (tehdit edildiğiniz şey başınıza gelir.)
[1] Resul, hem elçi gönderilen kişiyi hem de kendilerine elçi gönderilenleri içine alır. Bir gün gelip hesap verileceğini ancak bu bilgiyi getiren elçiler ve bu haberi duyan veya okuyanlar bilebilir. İşte bu büyük bir haberdir. Bkz. (Nebe 78/2). "Biz elçi göndermeden azap etmeyiz" (İsra 17/15) Hesap gününün varlığını ancak onlar bilebilirler.. [2] Kendilerine elçi gönderilenlere elbette soracağız. Elbette elçilere de soracağız. (Araf 7/6)
12
Buluşma hangi güne bırakıldı?
13
Tabii ki ayırma gününe.
14
Ayırma günü nedir, sen nereden bileceksin?
15
O gün yalancılar çok çekecekler.
16
Sizden öncekileri etkisizleştirmedik mi?
17
Sonrakileri de onlara katacağız.
18
Bunu, bütün suçlulara yapacağız.
19
O gün yalancılar çok çekecekler.
20
Sizi dayanıksız bir sudan yarattık[*], değil mi?
[*] Kanalda döllenmiş yumurta olarak yaratılır, arkasından ana rahmine yerleştirilir.
21
Sonra onu sağlam bir yere (ana rahmine)[*] yerleştirdik.
[*] Karar-ı mekîn (قَرَارٍ مَكٖينٍ): sağlam bir yer (ana rahmi) anlamı verdiğimiz tamlama için Bkz. Müminun 23/13 ve dipnotu
22
Belli bir süreye kadar orada kaldı.
23
Ölçülerinizi orada belirledik[*]. Güzel ölçüler koyan biziz!
[*] İnsanın ölçülerinin ve şeklinin belirlenmesi ana rahminde olur (Bkz. Al-i İmran 3/6)
24
O gün yalancılar çok çekecekler.
25
Yeryüzünü toplanma ve kalma yeri yapmadık mı?
26
Diriler ve ölüler için...
27
Orada yüksek dağlar oluşturduk. Size tatlı sular içirdik, değil mi?
28
O gün yalancılar çok çekecekler.
29
Yalan saydığınız yere gidin şimdi!
30
Gidin de üç bölümlü gölgeye varın.
Sonraki 20 ayet →