Ana SayfaMealler › Süleymaniye Vakfı
SV

Süleymaniye Vakfı

Süleymaniye Vakfı meali ile okumaya başla
İnsan 1 / 31
1
“İnsan (ile dünyanın kuruluşu) üzerinden uzun bir zaman geçti[1] değil mi? Bu süre içinde o, hakkında bilgi olan bir şey değildi[2]. [1] Örneğin 1970 doğan bir insan açısından, kendisi ile ilgili hiçbir bilgi yokken, yer ve gökler yaratılalı çok uzun zaman geçmiş olur. O insan ana rahmine düşene kadar, sözü edilir bir varlık bile değildir. Her şeyin ezelden (varoluşun başlangıcından) itibaren yazılı olduğu iddialarını boşa çıkaran bu ayetten anlaşılacağı üzere Allah Teala her şeyi ezelden yazıp kenara çekilmiş değildir. İş ve oluş sürekli O'nun yönetimi altındadır (Hud 11/123) ve O, sürekli işinin başındadır (Bkz. Bakara 2/256). O insan, önceleri hiç bir şey değilken kendini yarattığımızı aklına getirmez mi? (Meryem 19/67) [2] Mezkûr (مَذْكُورًا): Hakkından bir bilgi olan, sözü edilir, zikre konu, bahse konu, demektir. Bu bilgi ancak Allah katında olur. Allah Teala bu bilginin oluşmasıyla ilgili olarak şöyle demiştir: "Sizi, analarınızın rahminde, tercihine göre biçimlendiren O'dur. O'ndan başka ilah yoktur. Daima üstün ve bütün kararları doğru olan O'dur." (Al-i İmran 3/6)
S. Vakfı 76:1
2
Biz insanı, çok bileşenli döllenmiş yumurtadan[1] yarattık. Yıpratıcı bir imtihandan geçireceğiz; o nedenle onu dinleyen ve gören[2] bir varlık haline getirdik. [*] Döllenmiş yumurta diye tercüme ettiğimiz kelime nutfe = 'dir. Nutfe az su, çocuğu oluşturan şey anlamlarına gelir. emşâc kelimesi ise, karışımlar anlamına gelir. (Lisan'ul-Arab) Arapçada çoğul, en az üç olduğundan nutfetun emşâc ; üç veya daha fazla karışımı olan sıvı demek olur. İnsan ile ilgili ilk bilgi, bu sırada oluşmaya başlar. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: "Analarınızın rahminde sizi, kendi tercihine göre biçimlendiren O'dur. O'ndan başka ilah yoktur. O üstündür, doğru kararlar verir." (Al-i İmrân 3/6) [2] Basiretli: Hayvanlarda görürler ama basiretli değillerdir. Oysa insanların görme engellileri bile basiretlidir. Görme anlamı verdiğimiz basiret kelimesi, arka planını görme, vizyon sahibi olma anlamlarına gelir. Örneğin koyunlardan birini keserken, diğer koyunlar otlamaya devam ederler. Bu, görmediklerinden değil basiretli olamadıklarındandır. Gözleri olan bedeni basiretli yapan Ruh'tur (Bkz. Secde 32/9). Kendisine verilen basiret ve dinleme özelliklerini kullanmayan insanlar Allah Teala tarafından yerilmiştir (Bkz. Araf 7/79, Furkan 25/44)
S. Vakfı 76:2
3
Ona doğru yolu gösterdik; ister görevini yapar, isterse o yolu görmezlikten gelir (kâfir olur).
S. Vakfı 76:3
4
Biz, kâfirler için zincirler, demir halkalar[*] ve alevli bir ateş hazırladık. [*] Tasmalar, boyun halkaları
S. Vakfı 76:4
5
(Ahirette) Kâfur[*] katkılı sular iyilere bir bardakla sunulur. [*] Kâfur ağacından elde edilen, hekimlikte kullanılan, beyaz ve yarı saydam, kolaylıkla parçalanan, güzel kokulu bir madde. TDK: Vücut için çok faydalı bir üründür.
S. Vakfı 76:5
6
Bir pınardan ki ondan, Allah’ın kulları içer, o kaynağı istedikleri yerden fışkırtırlar.
S. Vakfı 76:6
7
Onlar, verdikleri sözü tutan ve dehşeti her yeri kaplayacak bir günden korkan kullardır.
S. Vakfı 76:7
8
Çaresizleri, yetimleri ve esirleri, seve seve doyururlar.
S. Vakfı 76:8
9
(Şöyle derler:) “Biz sizi, sırf Allah yüzümüze baksın diye doyuruyoruz. Yoksa sizden bir karşılık da, teşekkür de beklemiyoruz.”
S. Vakfı 76:9
10
Çünkü bizler, zor ve insanı iyice bunaltacak bir günde, Rabbimizden (Sahibimizden) gelecek cezadan korkuyoruz”.
S. Vakfı 76:10
11
Allah da onları o günün sıkıntılarından korur; zengin[*] ve mutlu edecek şeylerle karşılar. [*] النَّضْرَةُ: النَّعْمَةُ، والعَيْشُ، والغِنَى، والحُسْنُ القاموس المحيط)
S. Vakfı 76:11
12
Gösterdikleri sabır[1] karşılığında bahçeler ve ipekler verir[2]. [1] Cennet ve ipek kelimeleri tekil olduğu haled çoğul anlam vermemiz, şu ayetlerden dolayıdır: "Rabbinden sana indirilen Kitabın, doğruları içerdiğinin bilincinde olan, ona karşı körlük edenle bir olur mu? O doğru bilgiden yararlananlar sadece sağlam duruşlu olanlardır. Onlar, Allah'a verdikleri sözü yerine getiren ve antlaşmayı bozmayan kimselerdir. Onlar, Allah'ın kurulmasını istediği bağı kuran, Rablerinden korkan ve verecekleri hesabın kötü olmasından endişe edenlerdir. Yine onlar, Rableri yüzlerine baksın diye sabreden, namazı kılan, kendilerine verdiğimiz rızıktan, gizli açık harcayan ve kötülüğü iyilikle savanlardır. O son yurt işte onlarındır. Orada kalıcı bahçeler bulunur. Babalarından, eşlerinden ve evlatlarından uygun durumda olanlarla beraber olurlar. Melekler her kapıdan yanlarına girerler. "Selam size! Bu, sabrınızın karşılığıdır." derler. Dünyanın sonu ne güzel oldu!" (Ra'd 13/19-24)
S. Vakfı 76:12
13
Orada koltuklara kurulurlar; güneşin yakan sıcaklığını da dondurucu soğuğu da görmezler.
S. Vakfı 76:13
14
Ağaçların gölgeleri başlarına iner ve meyvelerini toplamak iyice kolaylaştırılır.
S. Vakfı 76:14
15
Çevrelerinde gümüş kaplar, billurlaşmış bardaklar dolaştırılır.
S. Vakfı 76:15
16
Her biri, gümüşten billurlaştırılmıştır. İçecekleri miktarı kendileri belirlerler.
S. Vakfı 76:16
17
Zencefil katkılı sular, kendilerine bardakla sunulur.
S. Vakfı 76:17
18
Su, Selsebil adı verilen bir pınardan alınır.
S. Vakfı 76:18
19
Çevrelerinde ölümsüz genç erkek hizmetçiler[1] dolaşır. Onları gördüğünde saçılmış inciler[2] sanırsın. [1] Vildan: Genç erkek hizmetçi. Cennette, huriler ve vildanlar, insanların hizmetinde olacaklardır. [2] Cennette görevli kadın hizmetçiler (huriler) için 'kabuğunda saklanmış inciler', erkek hizmetçiler(vildanlar) için 'etrafa saçılmış inciler' tamlaması kullanılmış olması dikkat çekicidir.
S. Vakfı 76:19
20
Orayı gördüğünde nimetleri ve büyük bir saltanatı da görmüş olursun.
S. Vakfı 76:20
21
Cennetliklerin üzerinde ince ve kalın ipekten yeşil giysiler olur; gümüş bilekliklerle bezendirilirler. Rableri (Sahipleri) onlara tertemiz içecekler içirir.
S. Vakfı 76:21
22
Bütün bunlar, emeğinize karşılıktır. Çalışmalarınız teşekkürle karşılanmış olur.
S. Vakfı 76:22
23
Bu Kur’an’ı sana parça parça Biz indirdik Biz!
S. Vakfı 76:23
24
Rabbinin kararı gereği, sen sabırlı davran. Günahkarlara da ayetleri görmezlikten gelenlere de boyun eğme.
S. Vakfı 76:24
25
Sabah akşam Rabbinin adını aklından çıkarma.[*] [*] Onun sözleri hep aklında olsun. Zikretmek, hatırlamak, aklından çıkarmamak anlamına gelir. Detaylı açıklama için Bkz. Bakara 2/152 ve dipnotu.
S. Vakfı 76:25
26
Gecenin bir kısmında O’na secde et (namaz kıl)[1]. Gecenin uzun bölümünde de O’na ibadet et[2] (namaz kıl, Kur’an’a çalış.) [1] Ayettin ilk cümlesinde 'secde et' buyrulduğundan bunlar gece namazları olan akşam, yatsı ve sabah namazlarıdır. [2] Ayetin ikinci cümlesinde 'tespih et' buyurulmaktadır. Tespih, namaz da dahil Allah'a yapılan sürekli ibadetler, O'na boyun eğmek, kulluk etmek, O'nun indirdiğini anlayarak ve tekrar tekrar okumak anlamlarına gelir.
S. Vakfı 76:26
27
Bu insanlar bir an önce ellerine geçecek şeyler[*] isterler, önlerindeki ağır günü hesaba katmazlar. [*] Dünya hayatının nimetini. (Bkz. Bakara 2/200 , İsra 17/18 ve dipnotları)
S. Vakfı 76:27
28
Onları, bağ dokuları güçlü olarak Biz yarattık. Tercih ettiğimiz zaman benzerleriyle değiştiririz.
S. Vakfı 76:28
29
Bunlar, aklınızdan çıkarmamanız gereken bilgilerdir. Rabbinin yolunu tercih eden o yola girer.
S. Vakfı 76:29
30
Sizin yaptığınız tercih ancak Alemlerin Rabbi[*] olan Allah’ın yaratması ile gerçekleşir. Çünkü bilen O, her kararı doğru olan O’dur. [*] Varlıkların Sahibi
S. Vakfı 76:30