1
Ey örtüsüne bürünen kişi!
2
Kalk da insanları uyar!
3
Rabbinin (Sahibinin) büyüklüğünü anlat!
4
Elbiselerini temiz tut!
5
Pis şeylerden uzak dur!
6
Yaptığını çok görerek başa kakma!
7
Rabbinin(Sahibinin) rızası için sabırlı ol!
10
Hele kâfirler için; hiç de kolay olmayacak!
11
Tek olarak yarattığım o kişiyi[1] bana bırak[2]!
[*] Herkes, onun gibi tek olarak yaratılır.
12
Ona ardı arkası kesilmeyen malllar,
13
Yanından ayrılmayan oğullar[*] verdim.
[*] Arapça'da kızlardan oluşan bir topluluğun içinde bir tane oğlan olsa, o topluluğa erkek zamir gider. Dolayısıyla ayette belirtilen "oğullar (beni)" erkek ve kız evlatlar anlamına gelir. Aynı kullanım şekli "İsrailoğulları (beni israil)" geçen ayetlerde de vardır ve Yakub'un (a.s.) soyundan gelen kadın ve erkekler anlamına gelir. Türkçe'de de 'oğul' ve 'adam' kelimelerinin hem kadın hem erkekleri ifade edecek şekilde kullanımı vardır. Örneğin: karamanoğulları, bilim adamı, işa damı. Son yıllarda cinsiyet ayrımcılığı konusunda yaşanan gelişmeler nedeniyle bu konuda bir duyarlılık oluşmuş ve toplum nezdinde içinde kadın olan topluluğa erkek zamir kullanılmasına yönelik bir tavır sergilenmeye başlanmıştır. Bu haklı tavır nedeniyle Kur'an metnine ön yargılı davranabilecek Türk okuyucuyu bilgilendirmek, onu bir nebze olsun ön yargılardan uzak ve dil bilimine uygun bir yaklaşımla ayetleri okuyabilmesine yardımcı olabilmek üzere bu ek açıklamaya ihtiyaç duyulmuştur. Her dilin kendine has kuralları ve yapısı vardır. Kur'an Arapça olarak indirildiğinden o dilin kurallarına uygundur. Erkek zamirli ifadelerin kullanılmış olması o dili kullanan topluluğun ayrımcılığına delil olabilir ancak o dilde indirilen kutsal kitapların cinsiyet ayrımcılığına delil olmaz. Bu örneğin tam zıttı olarak, Arapça'da, bir topluluk için "kızlar, kadınlar' ifadesi kullanıldığı takdirde o topluluğun içinde hiç erkek yoktur.
14
Her şeyi önüne serdim.
15
Hâlâ da artırmamı bekliyor!
16
Asla! Çünkü o, ayetlerimiz karşısında inatçılık ediyor.
17
Onu dik yokuşa süreceğim.
18
O düşündü, ölçtü biçti.
19
Kahrolasıca, ne biçim ölçtü biçti!
20
Ah kahrolasıca, ne biçim ölçtü biçti!
22
Sonra kaşlarını çattı, suratını aştı;
23
Daha sonra geri döndü ve büyüklendi.
24
Arkasından şöyle dedi: “Bu olsa olsa etkilenilen bir büyü olur!”
25
"Bu, olsa olsa bir insan sözü olur!"
26
Onu Sakar’da kızartacağım.
27
Sakar nedir? Onu nereden bileceksin? (Öyleyse dinle!)
28
O, ne yaşatır ne yok eder[*]!
[*] "Rabbine günahkâr olarak gelenin yeri cehennemdir. Orada ne ölür, ne de hayat sürer." (Taha 20/74)
29
İnsanın derisini kavurur!
30
Onun üzerinde görevli on dokuz melek vardır.
Sonraki 26 ayet →