1
Ey içine kapanan[*] kişi!
[*] Kendine verilen görev karşısında ne yapacağını düşünüp duran.
2
Az bir kısmı dışında gece kalk!
3
Ya gecenin yarısı kadar ya yarısından biraz az[*],
[*] Gece yarısından biraz önce veya sonra
4
ya da yarısından fazla bir süre kalk da Kur'ân'ı yavaş yavaş ve düşünerek oku!
5
Çünkü sana ağır bir görev yükleyeceğiz.
6
Gece ortamı daha etkili ve (o sırada) okuma daha kalıcı olur.
7
Gündüzün uzayıp giden işlerin olur.
8
Sahibinin özelliğini[*] aklından çıkarma ve her şeyinle O’na yönel!
[*] En güzel özellikler Allah'a aittir. O'na, onlarla yalvarın. Allah'ın özellikleri konusunda yamukluk yapanları (sınırları aşanları) bırakın. Onlar, ettiklerinin cezasını bulacaklardır." (Bkz. Araf 7/180)
9
O, doğunun da batının da Sahibidir . O'ndan başka ilâh yoktur. Öyleyse O’nu kendine vekil et!
10
Söylediklerine katlan ve onlardan güzellikle ayrıl.
11
O varlıklı yalancıları Bana bırak; onlara biraz süre ver!
12
Bizim yanımızda demir halkalar, alevli ateş,
13
yutulması zor yiyecek ve acıklı bir azap vardır.
14
Bunlar, yerin ve dağların sarsıldığı, dağların kum yığınına döndüğü günde olacak.
15
Size şahitlik edecek[*] bir elçi gönderdik. Nitekim Firavun’a da bir elçi göndermiştik.
[*] " Her toplumdan (ümmetten) bir şahit getirdiğimiz zaman onların hali nice olacaktır!? Seni de bunlara şahit getireceğiz. Ayetleri görmezlikte direnenler (kâfirler) ve elçiye baş kaldırmış bulunanlar, o gün toprağa karışıp kaybolmuş olmayı ne kadar çok isterler. Ama Allah'tan olup biten hiçbir şeyi gizleyemeyeceklerdir. " (Bkz. Nisa 4/41-42)
16
Firavun o elçiye karşı koymuştu. Biz onu çok kötü yakalamıştık.
17
Ayetleri görmezlikten gelirseniz, çocukları bile ihtiyarlatan bir günde kendinizi nasıl koruyacaksınız?
18
O gün gök yarılacak, Allah’ın verdiği söz yerine getirilecektir.
19
Bunlar, aklınızdan çıkarmamanız gereken bilgilerdir. Rabbinin yolunu tercih eden o yola girer.
20
Senin ve seninle beraber olanlardan bir kısmının, gecenin üçte ikisine yakınını, yarısını ve üçte birini uyanık geçirdiğini Rabbin elbette biliyor. Gece ile gündüzün ölçüsünü koyan Allah’tır. Sizin bunu tam başaramayacağınızı bildiği için yüzünüze baktı (da işinizi kolaylaştırdı). Artık Kur'ân’ı kolayınıza geldiği zaman[*] okuyun. O, içinizden hastaların olacağını, kiminizin Allah'ın lütfundan yararlanmak için yeryüzünü dolaşacağını, kiminizin de Allah yolunda vuruşacağını bilir. Öyleyse Kur’an’ı, kolayınıza geldiği zaman okuyun. Namazı tam kılın, zekâtı verin ve Allah için güzel bir ödünç ayırın. Bugün kendiniz için yaptığınız her hayrı, yarın Allah katında daha iyisiyle ve çok daha büyüğü ile bulursunuz. Allah'tan bağışlanma dileyin. Çünkü Allah’ın bağışlaması çok, ikramı boldur.
[*] Suredeki bütünlüğün bozulmaması için مَا تَيَسَّرَ'deki ما'yı, fiile mastar ve vakit anlamı yükleyen bağlaç (mevsul) saymak gerekir. Ona "kolayınıza geldiği zaman" anlamı vermemiz bundandır.