2
Satır satır yazılmış Kitap
3
Açık sayfalarda yazılmış!
4
Beyt-i Mamur[*]!
[*] Yedinci kat semada bulunan kabedir. Melekler insanlar gibi Beyt-i Mamurun çevresinde tavaf eder. Mekkede bulunan Kabe, Beyt-i Mamurun izdüşümüdür.
5
Yükseltilmiş tavan (gökyüzü)[*]!
[*] 7. kat sema...
6
Ve coşmuş deniz önemli olduğu gibi.
7
Rabbinin (Sahibinin) azabının kesin olarak gerçekleşeceğini bilmeniz de önemlidir.
8
Onu önlemek kimsenin elinde değildir.
9
Göğün çalkalanıp durduğu günde,
10
Dağlar yerlerinden oynadıkça oynar.
11
O gün yalancılar çok çekecekler.
12
Onlar boş işlere dalıp eğlenenlerdir.
13
O gün yaka paça cehennem ateşine atılacaklardır.
14
Onlara şöyle denecek: “Yalan sayıp durduğunuz ateş budur işte!
15
Bu da mı büyü! Bunu da mı görmüyorsunuz!
16
Kızarın orada! Dayansanız da dayanmasanız da fark etmez. Size çektirilen sadece yaptığınızın cezasıdır.”
17
Kendini korumuş olanlar bahçelerde ve nimetler içinde...
18
Sahiplerinin verdikleriyle sefa sürerler. Sahipleri onları Cehennem’in azabından da korumuştur.
19
Onlara şöyle denir: “Yiyin için; afiyet olsun. Bu, yaptıklarınıza karşılıktır.”
20
Sıra sıra dizilmiş sedirlere yaslanırlar. Onlara, iri siyah gözlü kadınları (hurileri) hizmetçi olarak[1] veririz.
[*] Kur'an'da eşleştirmek fiilinin iki türlü kullanımı vardır. Birincisi evlendirmek anlamına gelen ( زَوَّجْنَاكَهَا لِكَیْ ) zevvecnâ kehâ like(Bkz: Ahzab 33/37) ve ikincisi yanına, hizmetine vermek anlamına gelen (وَزَوَّجْنَاهُمْ بِحُورٍ ) zevvecnâhum bi (Bkz:Duhan 44/54 ve bu ayet) kalıbıdır.
21
Nesillerinden, inanıp güvenmiş (imanlı) olarak kendilerini takip etmiş olanları da o müminlere katarız. Onların yaptıklarından bir şey de eksiltmeyiz[1]. Çünkü herkesi, kendi kazandığı bağlar[2].
[1] Şefaat yüzünden yanına alan konumunda olan kişinin kazandıklarında bir eksilme olmaz. Gelen, kendi kazandığıyla gelir ve diğerine yük olmaz. [2] Bu âyetler, cehennemde yalnızlaşan ve oranın azabını çeken Müslümanların cennetteki yakınlarının yanına yerleştirileceklerini göstermektedir. İşte şefaat budur.
22
Canlarının çektiği meyveler ve etlerden bol bol veririz.
23
Orada kadeh kaldırırlar. Ne gereksiz bir sözleri ne de yanlış davranışları olur.
24
Çocukları[1] çevrelerinde dolaşır; her biri sedefi[2] içinde saklı inci gibidir.
[1] Keşşaf [2] Sedef : Deniz kabuklularının (özellikle istiridye türleri) kabuğundaki parlak iç yüzey
25
Birbirlerine döner ve sorarlar:
26
“Dünyadayken ailemizin akıbeti konusunda yüreğimiz titrerdi değil mi?
27
Allah iyilik etti de hücrelerimize kadar işleyecek azaptan bizi korudu.
28
Şimdiye kadar hep bunu ister dururduk. Çünkü Allah’ın iyiliği ve ikramı boldur.”
29
Onları bilgilendirmeye devam et. Sahibinin nimeti sayesinde sen, ne geleceği bildiğini sanan birisin (kâhin[*]) ne de cinlerin (şeytanların) etkisindesin.
[*] Kahin, geleceği bildiğini sanan kişidir. Hakka 69/42
30
Yoksa şöyle mi diyorlar: “Şairin teki; başına gelecekleri bekliyoruz”
Sonraki 19 ayet →