Ana SayfaMealler › Süleymaniye Vakfı
SV

Süleymaniye Vakfı

Süleymaniye Vakfı meali ile okumaya başla
Kaf 1 / 45
1
KAF! Bu şanlı Kuran önemlidir.
S. Vakfı 50:1
2
Bunları asıl şaşırtan içlerinden bir uyarıcının gelmesidir. Ayetleri görmezlikten gelenler (kafirler): "Bu şaşılacak bir şey” dediler.
S. Vakfı 50:2
3
“Ölüp toprak haline geldikten sonra tekrar geri dönmek, öyle mi? Uzak bir ihtimal."
S. Vakfı 50:3
4
Toprağın onlardan neyi eksilttiğini iyi biliriz. Bizde her şeyi saklayan bir defter vardır.
S. Vakfı 50:4
5
Hayır! Kendilerine gelen bu gerçek karşısında yalan söylediler; tam bir tereddüt içindeler.
S. Vakfı 50:5
6
Üstlerindeki göğe bakmazlar mı, nasıl yükseltmişiz ve nasıl süslemişiz. Onda çatlaklıklar yoktur.
S. Vakfı 50:6
7
Yeryüzünü de yayıp uzattık, oturaklı dağları içine kazık gibi çaktık. Orayı güzelleştiren her bitkinin erkeğini de dişisini de bitirdik.
S. Vakfı 50:7
8
Gerçeği göstersin[1], O’na yönelen her kul için doğru bilgi (zikir) kaynağı olsun[2] diye. [1] Arkasında olan gerçekleri görsünler diye mana verdiğimiz kelime " تَبْصِرَةً : tebsıraten" dir. Türkçe'ye basiret olarak geçen bu kelime, görmek anlamından daha fazla anlam içerir. Gerçekleri yanılmadan görebilme yeteneği, uzağı görüş, seziş, anlayış, kavrayış, vizyon anlamlarını kapsar. Basiretli bir şekilde Allah'ın yarattığı ayetler incelenirse, O'nun yazılı ayetleri (Kur'an) ile tam bir uyum olduğu anlaşılacaktır. Bu ancak ilmi çalışmalar yaparak ve sağlam durarak yapılabilir (Bakara 2/269, Al-i İmran 3/190, Ra'd 13/19, İbrahim 14/52). Allah'ın yarattıkları ile Kur'ân arasındaki bu kusursuz uyum sayesinde bu kitabın Allah'ın kitabı olduğunu anlayabiliriz. (Fussilet 41/53) [2] ...
S. Vakfı 50:8
9
Gökten bereketli bir su indirerek onunla bahçeler ve biçilecek daneli bitkiler bitirdik.
S. Vakfı 50:9
10
Tomurcuklu salkımlarıyla boy atmış hurma ağaçları da bitirdik.
S. Vakfı 50:10
11
Bunları, kullarımıza rızık olsun diye yaptık. O su ile ölü bir yeri canlandırdık. Tekrar diriliş de böyle olacaktır.
S. Vakfı 50:11
12
Bunlardan önce Nuh halkı, Ress[*]’liler ve Semud da yalana sarıldı
S. Vakfı 50:12
13
Ad halkı, Firavun ve Lut’un kardeşleri de öyleydi.
S. Vakfı 50:13
14
Eykeliler ile Tubba[*] halkı da aynısını yaptı. Bunların hepsi elçilerini yalanladı ve tehdit edildikleri cezayı hak ettiler.
S. Vakfı 50:14
15
İlk yaratma bizi yormuş mu? Aslında onlar, yeniden yaratılış konusunu kapatmaya çalışıyorlar.
S. Vakfı 50:15
16
İnsanı biz yarattık; içinden neler geçtiğini biliriz. Biz ona sinir uçlarından da yakınız.
S. Vakfı 50:16
17
Oturan iki alıcı, (bütün yaptıklarını) sağından ve solundan alırken,
S. Vakfı 50:17
18
Ağzından çıkan her sözü kaydeden bir gözcü yanında bekler[*]. [*] kiramen katibin Tekvir 81/10
S. Vakfı 50:18
19
Ölüm sarhoşluğu, o gerçeği (ölümü) getirir; işte kaçıp durduğun şey!
S. Vakfı 50:19
20
Sura üflenir; işte bu tehdit edildiğin gündür.
S. Vakfı 50:20
21
Herkes yanında, biri rehber diğeri şahit (kaydı tutan), iki melekle gelir.
S. Vakfı 50:21
22
(Ona denir ki:) “Bunu hesaba katmıyordun; perdeni açtık; artık bugün gözün keskindir.”
S. Vakfı 50:22
23
Beraberinde olan (ve kaydı tutan melek) der ki “İşte bendeki tüm kayıtlar![*].” [*] Melekler kalpte olanı bilmez. Sadece yapılan eylemleri ve ağızdan çıkan sözleri bilirler(Bkz.: Kaf 50/17-18). İçimizde (kalbimizde, ruhumuzda, göğsümüzde) olanı bilen sadece Allah'tır (Bkz.: Bakara 2/256 ve dipnotu, Al-i İmran 3/154, Al-i İmran 3/167, Ahzab 33/51, Fetih 48/18, Kaf 50/16, Mülk 67/13). İnsanlar içlerinden geçenden değil içlerinde olandan, oraya yerleştirdiklerinden sorumludur (Bkz. Bakara 2/284 ve dipnotu).
S. Vakfı 50:23
24
(Onlara:) Ayetleri görmezlikte direnen bütün inatçıları cehenneme atın (denir).
S. Vakfı 50:24
25
Atın o iyiliğe engel olup duranı; saldırgan(aşırılık yapan) ve şüphe içinde olanı.
S. Vakfı 50:25
26
Allah ile beraber başka bir ilâh oluşturanı ise en ağır azaba atın.
S. Vakfı 50:26
27
Beraberinde olan (suç ortağı) der ki: "Rabbimiz! Onu ben azdırmadım, ama o derin bir sapıklıktaydı".
S. Vakfı 50:27
28
Allah der ki "Huzurumda çekişmeyin; size bu tehdidi önceden yapmıştım.
S. Vakfı 50:28
29
Benim katımda, verilmiş bir söz başka bir sözle değiştirilmez; kullarıma asla haksızlık yapmam.”
S. Vakfı 50:29
30
O gün cehenneme: "Doldun mu?" deriz, o da "Daha mı var[*]!" der. [*] Benzeşik (müteşabih) ayet için bkz.:Hud 11/119
S. Vakfı 50:30