2
Bu Kitap, üstün olan ve doğru kararlar veren Allah tarafından indirilmiştir.
3
İnanıp güvenecekler için göklerde ve yerde göstergeler (ayetler) olduğu kesindir.
4
Sizin yaratılışınızda ve canlıların dağılımında, ikna olmak isteyen bir topluluk için göstergeler (ayetler) vardır.
5
Gece ile gündüzün farklı olmasında, Allah’ın gökten indirdiği rızık kaynağında, onunla ölümünün ardından toprağı diriltmesinde ve rüzgarların değişik yönlerden esmesinde aklını kullanan bir topluluk için göstergeler (ayetler) vardır.
6
Bunlar Allah’ın sana aktardığı tümüyle gerçekleri içeren ayetleridir[*]. Allah’a ve ayetlerine güvenmedikten sonra artık hangi söze güvenecekler?
[*] Bunlar Allah'ın yaratılmış ayetleridir. Aynı zamanda bu ayetler, inanıp güvenmek ve emin olmak isteyenler için birer göstergedir. Allah'ın yarattığı ayetler ile yazılı ayetleri arasındaki bu uyum 5. ayette de belirtildiği gibi "Aklını kullanmak" koşuluyla bulunabilir. Kur'an-ı Kerim'de "aklınızı kullanmak" , "bilgilerinizi kullanmak" ve "dik duruşlu olmak" koşulları sağlandığı takdirde Allah'ın ayetlerinin açıkça anlaşılabileceği pek çok ayette buyrulmuştur. Her insanın ölmeden önce Allah'ın ayetlerinin gerçek olduğunu, kendi içinde ve etrafında yapacağı gözlemlerle mutlaka anlayacağı Fussilet 41/53'te belirtilmiştir.
7
Yalanlanlar uydurup duran ve günaha dalan herkese yazıklar olsun!
8
Böyleleri, Allah’ın ona okunan ayetlerini dinler ama hiç dinlememiş gibi büyüklük taslayarak bildiğini okur. Sen ona acıklı bir azabı müjdele.
9
Ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde de hafife alır. Onların hak ettiği alçaltıcı bir azaptır.
10
Onların sonu Cehennemdir. Ne kazandıkları şeyler işlerine yarayacak ne de Allah ile aralarına koydukları dostları... Onların hak ettiği büyük bir azaptır.
11
İşte doğru yol budur. Rablerinin (Sahiplerinin) ayetlerini görmezlikten gelenlerin hak ettiği, pis ve acıklı bir azaptır.
12
Gemiler emriyle akıp gitsin ve ikram olarak verdiklerini arayasınız diye denizi hizmetinize veren Allah’tır. Belki görevlerinizi yerine getirirsiniz.
13
O göklerde ve yerde olan her şeyi, onayı dahilinde hizmetinize vermiştir[*]. Bunda, düşünen bir topluluk için göstergeler (ayetler) vardır.
[*] إِنَّمَا أَمْرُهُ إِذَا أَرَادَ شَيْئًا أَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ [يس : 82]
14
İnanıp güvenenlere söyle; kazançlarının karşılığını Allah’ın vereceği günlerin geleceğine ihtimal vermeyen bir topluluğun kusurlarıyla ilgilenmesinler.
15
İyi işler yapan, kendine yapar. Kötü işler yapan da zararını görür. Sonunda Rabbinizin (Sahibinizin) huzuruna çıkarılacaksınız.
16
İsrailoğullarına Kitap, hikmet ve nebîlik verdik. Onları temiz şeylerle rızıklandırdık. Onları çağdaşlarından üstün kıldık.
17
Onlara, görevlerini açıklayan belgeler verdik. İhtilafa düşmeleri, kendilerine bu bilgi[*] geldikten sonra aralarında çıkan kıskançlıktan dolayı oldu. Senin Rabbin (Sahibin), onların ihtilaf ettikleri konularda (mezardan) kalkış günü kararını verecektir.
[*] O bilgi (ilim), Kur'an bilgisidir. Aynı kelimenin kullanıldığı ve bir kitap olarak Kur'an'dan bahseden benzer ayetleri incelediğimizde bu bilginin, Kur'an'nın ayetleri ayetler ile açıklayan kendi iç bağlamı (tevili) olduğu anlaşılmaktadır. Son nebinin geleceğini bilen ve onu bekleyen İsrailoğulları, Kur'an'nın Allah'ın kitabı olduğunu bu bilgi sayesinde idrak etmişler ancak hemen sonrasında kıskançlıkla ihtilafa düşmüşlerdir. Çünkü önceki kitapların ehli (ustaları) hangi topluma bir kitap, hikmet ve nebi gelirse onların çağdaşlarına üstün geleceğini gayet iyi bilmektedirler. Dolayısıyla gelecek nebiye inanmak sorumluluğu ile mevcut üstünlüklerini devam ettirmek arasında tercih yapmaya mecbur kalmışlardır. Bu oldukça zorlu bir imtihandır. Bkz. Al-i İmran 3/7 ile Bakara 2/286 ve dipnotları
18
Sonra seni bir kurala (şeriata) göre görevlendirdik; sen ona uy; kendini bilmezlerin arzularına uyma.
19
Allah yolunda onların sana bir faydaları olmaz. Yanlışlar içindeki o kimseler, birbirlerinin dostlarıdır. Allah’tan çekinerek kendini koruyanların[*] dostu ise Allah’tır.
[*] Mütteki (takva sahipleri): Allah'tan çekinerek korunan, kendini(fıtratının) bozmayanlar. Bakınız Bakara 2/2.
20
Bu, bütün insanlara gerçekleri gösterir. İkna olmuş bir topluluk içinse bir rehber ve ikramdır.
21
Yoksa kötü işler yapanlar, kendilerini, iyi işler yapanlarla bir tutacağımızı mı hesap ediyorlar? Hayatları ve ölümleri eşit mi olacak? Ne kötü karar veriyorlar!
22
Allah, gökleri ve yeri gerçek[1] varlıklar olarak ve herkese çalışmasının karşılığının verileceği imtihan sebebi olsun diye[2] yarattı. Kimseye de haksızlık yapılmaz.
[1] Hem gerçek varlıklar hem de gerçekleri gösterir içerikte. Göklerin ve yerin, Allah'ın ayetlerinden olması ve emin olmak isteyenler için buralarda pek çok delil bulunması ile ilgili diğer ayetler Nuh 71/15-17, Casiye 45/12-13, Bakara 2/164 ve Bakara 2/255, Al-i İmran 3/190, En'am 6/99, Yunus 10/6, Yunus 10/101, Ra'd 13/2 [2] وَهُوَ الَّذِي خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ فِي سِتَّةِ أَيَّامٍ وَكَانَ عَرْشُهُ عَلَى الْمَاءِ لِيَبْلُوَكُمْ أَيُّكُمْ أَحْسَنُ عَمَلًا وَلَئِنْ قُلْتَ إِنَّكُمْ مَبْعُوثُونَ مِنْ بَعْدِ الْمَوْتِ لَيَقُولَنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا إِنْ هَذَا إِلَّا سِحْرٌ مُبِينٌ [هود : 7]
23
Kendi arzusunu kendine ilah edineni gördün mü? Allah onu, bilgili olmasına rağmen sapık saymıştır. Sanki Allah onun kulağına ve kalbine mühür basmış, gözünün üstüne de perde çekmiştir. Allah kabul etmedikten sonra, kim onu doğru yolda sayabilir. Bilginizi kullanmayacak mısınız?”
24
Şöyle derler: “Dünya hayatımızdan başka hayat yoktur. Ölür, yeniden hayat buluruz[*]. Bizi bitiren zamandır.” Bu konuda bildikleri bir şey yoktur. Onlar sadece tahminde bulunuyorlar.
[*] Reenkarnasyon olarak bilinen,ölüp başka bir bedende tekrar hayat bulma inancında olduklarını bildirmektedirler. Allah ise onlara bu inançlarının sadece tahmin ve kurgu olduğunu bidirmektedir.
25
Onlara birbirini açıklayan ayetlerimiz okununca tek dayanakları şu sözleridir: “Haklıysanız babalarımızı alın da getirin.”
26
De ki “Sizi yaşatan, sonra öldüren ve (mezardan) kalkış günü bir araya toplayacak olan Allah’tır. Bunun şüphe götüren yanı yoktur. Ama insanların çoğu bilmez.”
27
Göklerde, yerde ve kıyamet saatinin geldiği o günde, bütün yetkiler Allah’ın elindedir. Boş işlere dalanlar o gün kaybedeceklerdir.
28
Dini toplumların(ümmetlerin) her birini diz çökmüş olarak göreceksin. Her toplum (ümmet) kendi kitabına çağrılacak; o gün hepiniz yaptığınızın karşılığını bulacaksınız.
29
Bu, size bütünüyle gerçekleri söyleyen Kitabımızdır. Yapıp ettiğiniz her şeyi kayda geçirmekteyiz.
30
İnanıp güvenen ve iyi işler yapanları, Rableri (Sahipleri) ikramı ile kuşatacaktır. Açık başarı işte budur.
Sonraki 7 ayet →