Ana SayfaMealler › Süleymaniye Vakfı
SV

Süleymaniye Vakfı

Süleymaniye Vakfı meali ile okumaya başla
Zuhruf 1 / 89
1
HA! MİM!
S. Vakfı 43:1
2
Her şeyi açıkça ortaya koyan bu Kitabı iyi düşünün.
S. Vakfı 43:2
3
Onu, Arapça (ayetler) kümesi haline (kuranlar haline)[*] getirdik; belki aklınızı kullanırsınız. [*] Arapçada "Kur'an" kelimesinin bir anlamı da kümedir. Kelimenin bu anlamda kullanıldığı ayet için bakınız İsra 17/78
S. Vakfı 43:3
4
O, katımızdaki Ana Kitap’tadır; yücedir, hikmetlidir[*]. [*] Doğru olan hükme hikmet denir. Hikmetli olması doğru hükümler içerdiği anlamına gelir.
S. Vakfı 43:4
5
Gereksiz işlere dalmış bir halksınız diye göz yumup bu Zikri (Kur’an’ı ), size ulaştırmaktan vaz mı geçelim?
S. Vakfı 43:5
6
Sizden öncekilere de nice nebiyi elçi olarak göndermiştik[*]. [*] Nebî, kendine Kitap ve hikmet verilen kişidir. Türkçede peygamber olarak bilinir. (En'âm 6/83-90 ve Bakara 2/61).
S. Vakfı 43:6
7
Onlara hangi nebi gelse mutlaka hafife alırlardı.
S. Vakfı 43:7
8
Bunlardan daha üstün vurucu güce sahip nicelerini etkisiz hale getirdik. Öncekilerin örnekleri başka ayetlerde anlatılmıştı.
S. Vakfı 43:8
9
Onlara: “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorarsan, tereddüt etmeden, “Üstün ve bilgili olan Allah yarattı” derler.
S. Vakfı 43:9
10
Yeryüzünü size beşik gibi yapan ve hedefinize ulaşmanız için orada yollar oluşturan O’dur.
S. Vakfı 43:10
11
O, gökten bir ölçüye göre su indiren Allah’tır. Onunla ölü bir bölgeyi diriltiriz. Kabirlerinizden de böyle çıkarılacaksınız.
S. Vakfı 43:11
12
O, bütün çiftleri yaratan Allah’tır. Size en’amdan[1] ve gemilerden binekler yapmıştır. [*] Koyun, keçi, sığır, deve
S. Vakfı 43:12
13
(Bu binekler) üstünde rahat etmeniz içindir. Rahatladığınız zaman Rabbinizin nimetlerini hatırlamalı ve şöyle demelisiniz: “Bunları hizmetimize veren Allah’a boyun eğeriz; yoksa bunu kendiliğimizden başaramazdık.
S. Vakfı 43:13
14
Biz (öldükten sonra) yeni bir bedenle[*] Rabbimizin (Sahibimizin) huzuruna çıkarılacağız.” [*] "yeni bir bedenle" anlamı verdiğimiz "munkalib = مُنقَلِب" bir kalıptan bir başka kalıba girme anlamındadır. Allah Teala şöyle buyurur: "Biz aranızda ölümü yazdık; kimse bizden kaçıp kurtulamaz. Bunu, görüntünüzü değiştirmek ve bilmediğiniz bir görüntüde sizi yeniden yapılandırmak için yazdık. Şimdiki yapınızı iyi biliyorsunuz. Keşke elinizdeki bilgileri kullanıp da aklınızı başınıza alsanız?" (Bkz. Vakıa 56/60-62)
S. Vakfı 43:14
15
Tutup bazı kullarını, O’nun bir parçası (O’nun evladı) yaptılar. Bu insanların nankörlüğü[*] gerçekten çok açık. [*] Kafirlik, nankörlük olarak çevrilmiştir. Bu kişilerin yaptığı esasında Allah'ı ikinci sıraya koymak, O'nu ve ayetlerini görmezlikten gelmektir.
S. Vakfı 43:15
16
Yoksa Allah, yarattıkları kızlardan bazılarını kendine aldı da oğlanları tamamen size mi bıraktı?
S. Vakfı 43:16
17
Onlardan birine Rahman’a (Allah’in sonsuz merhametine) örnek verdiği bir kız evladı müjdesi verilse, öfkesini içine gömmeye çalışırken yüzü mosmor olur.
S. Vakfı 43:17
18
Açığa vuramadığı bir çatışmaya girerek “Süsler içinde yetiştirilecek bir evlat mı?” der.
S. Vakfı 43:18
19
Rahman[*]’ın kulları olan meleklerin hepsini dişi yaptılar. Yaratılışlarına şahit miydiler (ki hepsinin dişi olduğunu görmüş olsunlar)? Şahitlikleri yazılacak ve bunun hesabı sorulacaktır. [*] İyiliği sonsuz olanın.
S. Vakfı 43:19
20
Bir de şöyle derler: “Rahman’ın tercihi farklı olsaydı[*] onlara (Allah’ın kızları saydıkları bazı meleklere) kulluk etmezdik.” Bu konuda işlerine yarayacak bir bilgi yoktur. Onlar sadece atarlar. [*] Bkz. En'am 6/148
S. Vakfı 43:20
21
Yoksa onlara, bundan önce (bunları anlatan) bir Kitap verdik de ona mı sarılıyorlar?
S. Vakfı 43:21
22
Aslında onların dedikleri şudur: “Biz atalarımızı bir ümmete (bir dine, bir mezhebe, bir tarikata)[*] bağlı bulduk; biz onların izinden gidiyoruz.” [*] Bir inanç etrafında toplanan topluluklara ümmet denir. (Müfredat)
S. Vakfı 43:22
23
Hep böyle olmuştur; senden önce de hangi kente bir uyarıcı göndermişsek onların şımarık olanları şöyle demişlerdir: “Biz kalktık, atalarımızı bir ümmete (bir inanca) bağlı bulduk, biz onların izinden gideriz.”
S. Vakfı 43:23
24
Uyarıda bulunan kişi de onlara:“Size getirdiğim, atalarınızı bağlı bulduğunuz dinden daha doğruysa ne olacak?” deyince şöyle demişlerdir: “İşin doğrusu biz sizinle gönderilen dinin kafirleriyiz (onu görmek ve duymak istemiyoruz)”.
S. Vakfı 43:24
25
Bunun arkasından onlara hak ettikleri cezayı vermişizdir. Yalan söyleyip duran o insanların ne hale geldiklerini bir düşün!
S. Vakfı 43:25
26
Bir gün İbrahim, babasına ve halkına şöyle demişti: “Sizin taptıklarınızla hiç bir ilişiğim yoktur.
S. Vakfı 43:26
27
Benim, beni yaratanın dışındakilerle bir ilgim olmaz. O, bana doğru yolu gösterecektir.”
S. Vakfı 43:27
28
Belki dönerler diye onun bu sözünü, kalıcı (sonraki nesillere kadar ulaşan) bir söz yaptık.
S. Vakfı 43:28
29
Aslında bunlara da atalarına da nimetler verdim, sonunda bu gerçek ve onu açıklayan elçi geldi.
S. Vakfı 43:29
30
Bu gerçek onlara gelince hemen ”Bu bir büyüdür; biz onu tanımayız” dediler.
S. Vakfı 43:30