Ana SayfaMealler › Süleymaniye Vakfı
SV

Süleymaniye Vakfı

Süleymaniye Vakfı meali ile okumaya başla
Mümin 1 / 85
1
HA! MİM!
S. Vakfı 40:1
2
Kitabın indirilmesi, üstün ve bilgili olan Allah katındandır.
S. Vakfı 40:2
3
Günahları bağışlar, dönüşleri (tevbeleri) kabul eder, cezaları pek ağır ve imkanları geniştir. Ondan başka ilah yoktur, dönüş O’nadır.
S. Vakfı 40:3
4
Allah'ın ayetlerini etkisizleştirmeye çalışanlar, onları görmezlikten gelenlerden başkası değildir. Kafirlerin diyar diyar dolaşmaları seni yanıltmasın.
S. Vakfı 40:4
5
Onlardan önce Nuh’un halkı ve arkalarından gelenler de yalana sarıldılar. Her toplum (ümmet), kendi batıllarıyla bu hakkı ortadan kaldırmak için mücadeleye girerek, kendilerine gelen elçiyi avuçlarının içine almaya çalıştılar. Ben de onları oradan aldım. Cezalandırmam nasılmış (gördüler)?
S. Vakfı 40:5
6
Rabbinin (Sahibinin), ayetleri görmezlikten gelenler için söylediği “Onlar cehennem ahalisidir” sözü, böylece gerçekleşmiş oldu.
S. Vakfı 40:6
7
Arşı (yönetim merkezini) yüklenenler[*] ile Arş’ın çevresinde olanlar, her yaptığını güzel yapan Sahiplerine boyun eğerler ve O’na güvenirler. "Sahibimiz! Bilgin ve ikramın her şeyi içine alır. Hatalarından dönüp senin yoluna yönelenleri bağışla; onları cehennemin azabından koru" diyerek müminlerin bağışlanmasını isterler. [*] Yedinci kat semada bulunan Allah'ın makamı ve o makamı taşıyan melekler. Detaylı bilgi için bakınız Hakka 69/17.
S. Vakfı 40:7
8
"Sahibimiz! Onları; babalarından, eşlerinden ve soylarından iyi olanları, kendilerine söz verdiğin kalıcı bahçelere koy. Üstün olan ve doğru kararlar veren ancak Sensin.
S. Vakfı 40:8
9
Onları cehennemin sıkıntısından koru! O gün kimi o sıkıntıdan korumuşsan ona ikram etmiş olursun. İşte bu, büyük bir kurtuluştur."
S. Vakfı 40:9
10
Ayetleri görmezlik edenlere, şöyle seslenilir: "İmana çağrılıp da görmezlik ettiğiniz günkü Allah'ın kızgınlığı, şimdi sizin kendinize olan kızgınlığınızdan büyüktü.”
S. Vakfı 40:10
11
Onlar şöyle diyeceklerdir: "Sahibimiz! Bizi iki defa öldürdün, iki defa hayat verdin.[*] Suçlarımızı itiraf da ettik. Buradan çıkışın bir yolu vardır, değil mi?.” [*] İki ölüm vardır. Birincisi vefat, ikincisi uykudur. Allah ölüm esnasında ruhları alır, ölmeyenlerinkini de uykuda alır. Ölümüne hükmettiğini tutar, ötekini vadesine kadar salıverir. (Zümer 39/42)
S. Vakfı 40:11
12
“Bu çektiğiniz şuna karşılıktır;yalnız Allah’a çağrıldığında görmezlikten gelir, ona eş koşulunca inanırdınız. Bu yüce Allah'ın kararıdır." denir.
S. Vakfı 40:12
13
Size ayetlerini gösteren, gökten sizin için rızık indiren O’dur. Allah'a yönelenden başkası, bu bilgiyi doğru kullanamaz.
S. Vakfı 40:13
14
Siz, O’nun dinine bir şey katmadan Allah’a yalvarın. Görmezlik edenler varsın bundan hoşlanmasınlar.
S. Vakfı 40:14
15
O, dereceleri yükseltir, Arş’ın (yönetimin) Sahibidir. Yüzleşme günü konusunda uyarılarda bulunsun diye seçtiği kişiye, emirlerini içeren bilgiler[*] verir. [*] Ruh Allah'ın emrinin içeriğidir. "Sana ruhu soruyorlar. De ki: "Ruh Sahibinizin emridir. Size verilmiş olan bilgi pek azdır." (İsra 17/85)
S. Vakfı 40:15
16
O gün onlar ortaya çıkarlar; hiçbir şeyleri Allah'a gizli kalmaz. "Bugün yetki kimindir?" diye sorulur. "Bir ve karşı konulamaz güce sahip olan Allah'ındır." diye cevap verilir.
S. Vakfı 40:16
17
O gün herkese, kazandığının karşılığı verilir. O gün haksızlık olmaz. Allah, hesabı çabuk görür.
S. Vakfı 40:17
18
Çok yakında gelecek olan o gün konusunda onları uyar. O, yüreklerin ağza geleceği, boğazların düğümleneceği gündür. Yanlış yapanların ne bir can yoldaşı olacak ne de sözü dinlenecek bir şefaatçısı[*] [*] Şefaat ile iligli baknız: Bakara 2/48 ve dipnot
S. Vakfı 40:18
19
Allah, gözlerin hainliğini ve göğüslerin sakladığı şeyleri bilir.
S. Vakfı 40:19
20
Allah, hakkını vererek yargılamada bulunur. Allah ile aralarına koyup yardıma çağırdıkları ise hiç bir yargılama yapamazlar. Allah dinler ve görür.
S. Vakfı 40:20
21
Yeryüzünde dolaşmazlar mı ki kendilerinden öncekilerin sonunun ne olduğunu görsünler. Onlar çok daha güçlüydüler ve daha iyi eserler bırakmışlardı. Allah onları suçlarına karşılık kıskıvrak yakaladı. Allah'a karşı onları koruyacak hiç kimseleri yoktu.
S. Vakfı 40:21
22
Böyle oldu, çünkü elçileri onlara, o açık belgeleri(mucizeleri) getirdiler ama bunlar, görmezlikten geldiler. Allah da onları kıskıvrak yakaladı. Allah güçlüdür, cezası da pek ağır olur.
S. Vakfı 40:22
23
Musa'yı, mucizelerimizle ve açık bir delille gönderdik.
S. Vakfı 40:23
24
Onu Firavun’a, Haman’a ve Karun'a gönderince "yalancı büyücü" demişlerdi.
S. Vakfı 40:24
25
Onlara, katımızdan verilen gerçeklerle gelince dediler ki "Onun yanındaki müminlerin oğullarını öldürün, kadınlarını sağ bırakın.” Ama gerçekleri görmezlikten gelenlerin tuzakları boştur.
S. Vakfı 40:25
26
Firavun: "Bırakın beni, ben Musa'yı öldüreyim, o da Sahibini yardıma çağırsın. Çünkü sizin dininizi kendininki ile değiştireceğinden veya kurulu düzeni bozmasından korkuyorum." dedi.
S. Vakfı 40:26
27
Musa: "Ben, hesap gününe inanmayıp kendini büyük gören herkesten, benim Sahibim ve sizin de Sahibiniz olan Allah’a sığınırım." dedi.
S. Vakfı 40:27
28
Firavun ailesinden, imanını gizleyen bir mümin kalkıp dedi ki: "Bir adamı, Sahibim Allah'tır, dediği için mi öldürüyorsunuz? Halbuki size, Sahibinizden o açık belgelerle(mucizelerle) gelmiştir. Eğer yalancıysa, yalanının cezasını çeker. Dürüstse, yaptığı tehditlerin bir kısmı başınıza gelebilir. Allah, aşırılık eden yalancı birini yola getirmez.
S. Vakfı 40:28
29
Ey halkım, bugün yetki sizdedir, bu toprak sizin hâkimiyetiniz altındadır. Başımıza Allah’tan bir bela gelirse bize kim yardım eder?" Firavun dedi ki "Size sadece kendi gördüğümü gösteriyorum. Size sadece doğru yolu gösteriyorum."
S. Vakfı 40:29
30
O mümin kişi sözlerini şöyle sürdürdü: "Ey halkım! O güçlü toplulukların yaşadıkları kötü günlerin sizin başınıza da gelmesinden korkuyorum.
S. Vakfı 40:30