Ana SayfaMealler › Süleymaniye Vakfı
SV

Süleymaniye Vakfı

Süleymaniye Vakfı meali ile okumaya başla
Zümer 1 / 75
1
Bu Kitab’ı indirme işini, daima üstün ve bütün kararları doğru olan Allah yapmıştır.
S. Vakfı 39:1
2
Gerçekleri içeren bu Kitab’ı sana Allah indirmiştir. Öyleyse dinine bir şey katmadan kulluğu Allah’a yap.
S. Vakfı 39:2
3
Bil ki Allah’ın dini, katışıksız dindir. Allah ile aralarına evliya[*] yerleştirenler şöyle derler: “Bizim bunlara kulluk etmemiz, sırf bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diyedir.” Allah, onların tartışıp durdukları her konudaki hükmünü, onların yüzüne karşı verecektir. Allah, yalancı olan ve âyetleri görmezlikte (kâfirlikte) direnen birini yoluna kabul etmez. [*] Evliya, veli'nin çoğuludur. Veli, aralarında kendileri dışında bir şey olmayan iki veya daha çok şeye denir. (Müfredat) Allah ile arasına, başka birini koymayan herkes Allah'ın velisidir. Araya başkasını koyanın Allah ile ilişiği kesilir. Allah Teâlâ şöyle demiştir: "Bilin ki Allah'ın velilerinin üstünde ne korku olur ne de üzülürler. Onlar inanmış olan ve takva sahibi olan (kendini yanlışlardan koruyan) kimselerdir." (Yunus 10/62-63) Takva sahibi olanlar da "İşte Kitap budur, içinde şüpheye yer yoktur. Takvâ sahipleri için rehberdir. Onlar, Allah'a içten inanan, namazı düzgün ve sürekli kılan ve verdiğimiz rızıkları yerli yerince harcayanlardır. Sana indirilene de senden önce indirilenlere de inanıp güvenenler onlardır. Onların ahirete olan inançları kesindir (Bakara 2/2-4)
S. Vakfı 39:3
4
Allah çocuk edinmek istese, yarattıkları içinden beğendiğini seçerdi. O’nun çocukla (çocuk edinmekle) ilgisi olmaz. O, tek olan Allah’tır, karşı konulmaz bir güce sahiptir.
S. Vakfı 39:4
5
Gökleri ve yeri, gerçek[*] varlıklar olarak yaratmıştır. Geceyi gündüzün üstüne, gündüzü de gecenin üstüne sarar. Güneşi ve ayı hizmete sokmuştur. Her biri, belli bir süre içinde akıp gider. Bilesin ki O üstündür, çok bağışlayıcıdır. [*] bi el hakkı(بِالْحَقِّ):Hem kendisi gerçek hem de gerçekleri gösterecek içerikte.
S. Vakfı 39:5
6
Sizi (insanoğlunu), tek bir nefisten (döllenmiş yumurtadan)[1] yarattı. Daha sonra[2] eşini de o nefisten (döllenmiş yumurtadan) oluşturdu. En’am’dan[3] sizin için sekiz eş indirdi. Analarınızın rahminde sizi, üç karanlık içinde art arda yaratışlarla yarattı. İşte bunları yapan, Allah’tır, sizin Sahibinizdir. Yetki O’ndadır. O’ndan başka ilah yoktur. Nasıl oluyor da başka tarafa döndürülüyorsunuz? [1] Nefis kelimesine döllenmiş yumurta manası vermemizin delili (Nisa 4/1) ve ilgili dip notunda açıklanmıştır. [2] "Daha sonra" buyrulmasından anlaşılacağı üzere Havva validemiz Adem babamızla aynı şeyden (döllenmiş yumurtadan) yaratılmış olmakla beraber, farklı zamanda yaratılmış.Öyleyse her ikisi de birbirinden farklı genetik yapıdalar. Tek yumurta ikizi,kardeş veya kaburga kemiğinden yaratılma gibi bilgilerin Kur'an bütünlüğü çerçevesinde değerlendirildiğinde batıl (uydurma) olduğu kolayca anlaşılmaktadır.. [3] Koyun, keçi, sığır, deve. Bkz. (En'am 6/143)
S. Vakfı 39:6
7
Ayetleri görmezlikten gelirseniz (kafirlik ederseniz) bilin ki Allah’ın size ihtiyacı yoktur ama kullarının kafirlik etmesine de rızası yoktur. Eğer görevlerinizi yerine getirirseniz O’nu memnun edersiniz. Kimse kimsenin yükünü taşımaz. Sonra tekrar yaratılarak O’nun huzuruna çıkarılacaksınız. Neler yaptığınızı size, o zaman bildirecektir. İçinizde ne olduğunu Allah bilir.
S. Vakfı 39:7
8
İnsan, başı sıkışınca dönüp Rabbine yalvarır. Sonra Allah, iyilik yaparak ona bir fırsat verse daha önce yalvardığını unutur da (Allah’a) benzer nitelikte varlıklar oluşturur ki insanları Allah’ın yolundan saptırsın. De ki “Bir süre kafirliğinin tadını çıkar. Çünkü sen, o ateşin ahalisindensin.”
S. Vakfı 39:8
9
Böyle biri ile Ahiret için hazırlık yapmak ve Rabbinin ikramını umabilmek için gece vakitlerinde secde eden ve kıyamda bulunan kişi aynı olur mu? De ki “Bilenle bilmeyen bir midir?” Bunu ancak, sağlam duruşlu olanlar anlarlar.
S. Vakfı 39:9
10
Onlara şöyle dediğimi bildir[1] “Ey inanıp güvenen kullarım, sizi yaratan Sahibinizden (Rabbinizden) çekinerek kendinizi koruyun. Bu dünyada iyilik eden, iyilik bulur. Allah’ın toprakları (yarattığı dünya) geniştir. Hesapsız ödül, sadece sabredenlere verilecektir.” [1] Allah'ın Elçisi, kendi sözünü değil, elçilik gereği kendine söylenen sözü, olduğu gibi ulaştırmakla görevli olduğu için ayete böyle meal vermek gerekir.
S. Vakfı 39:10
11
De ki “Bana verilen emir şudur: Bu dine hiçbir şey katmadan[1] kulluğu Allah'a yap! [1] Allah'tan başkasının söz ve hükümleri katılmış din, Allah'ın dini olamaz. Bu yüzden Allah Teâlâ, Kur'an'ın, kendi koyduğu kurallar dışında açıklanmasını en ağır suç, kendini Allah'ın yerine koyma suçu saymıştır. (Hûd 11/1-2)
S. Vakfı 39:11
12
“Bir de Müslümanların içinde en önde olmam emredilmiştir.”
S. Vakfı 39:12
13
De ki “Ben ahibime (Rabbime) karşı gelirsem o büyük günün azabından korkarım.”
S. Vakfı 39:13
14
De ki “Ben, bu dine bir şey katmadan sadece Allah’a kulluk ederim.
S. Vakfı 39:14
15
Haydi, Allah’tan önce neyi tercih ediyorsanız ona kulluk edin.” De ki “Asıl kaybedenler, (mezardan) kalkış günü kendini ve ailesini kaybedenlerdir.” Bilin ki apaçık hüsran işte budur.
S. Vakfı 39:15
16
Üstlerinde ateşten tabakalar, altlarında da tabakalar olur. İşte Allah kullarının başına bunların gelebileceği uyarısında bulunmaktadır. Ey kullarım, benden çekinin.
S. Vakfı 39:16
17
Azgınlardan uzak duranlar, onlara kulluk etmeyip Allah’a yönelenler, işte onlar için müjde vardır. Sen kullarıma müjdeyi ver.
S. Vakfı 39:17
18
Sözü dinleyip en güzeline uyanları, Allah’ın doğru yola ileteceği müjdesini ver. Onlar, sağlam duruşlu olanlardır.
S. Vakfı 39:18
19
Azap konusunda söylenenleri hak eden biri, (sözün en güzeline uyan) o kişi ile aynı olur mu? Ateşte olanı kurtarmak senin elinde mi?
S. Vakfı 39:19
20
Rablerinden çekinerek kendini korumuş olanlar için ise kat kat yapılmış, altlarından ırmaklar akan yüksek konaklar vardır. Bu Allah’ın sözüdür. Allah sözünden caymaz.
S. Vakfı 39:20
21
Allah’ın gökten su indirip yerdeki kaynaklara yönlendirdiğini, sonra onunla farklı renklerde bitkiler bitirdiğini ve daha sonra kuruduklarını hiç görmedin mi? Bir de bakarsın ki sararmış, kırık dökük hale gelmişler. Bunda, sağlam duruşluların alacakları bilgiler vardır.
S. Vakfı 39:21
22
Allah gönlünü İslam’a açtığı için Rabbinin verdiği aydınlığa kavuşan kişi, başkasıyla bir olur mu? Allah’ın sözü karşısında kalpleri taşlaşmış gibi olanların vay haline! Onlar, açık bir sapıklık içindedirler.
S. Vakfı 39:22
23
Allah sözlerin en güzelini, birbirine benzer, ikişerli (âyetler içeren) bir kitap olarak indirmiştir. Rablerinden korkanların tüylerini ürpertir; sonra onların kalpleri ve vücutları Allah’ın bilgisiyle yumuşar. İşte bu, Allah’ın yoludur. Onu tercih edeni o yola yöneltir. Allah’ın sapık dediğine kimse “Doğru yoldadır” diyemez.
S. Vakfı 39:23
24
Yanlış yola girenlere, (mezardan) kalkış günü “Kazancınızın tadına varın!” denince, kim kendini o azabın sıkıntısından koruyabilir?
S. Vakfı 39:24
25
Onlardan öncekiler yalana sarılmışlardı da ummadıkları yerden kendilerine azap gelip çatıvermişti.
S. Vakfı 39:25
26
Böylece Allah onlara, dünyada itibarsızlığı tattırdı. Ahiretteki azapları elbette daha büyük olacaktır. Keşke bunu bilselerdi.
S. Vakfı 39:26
27
Biz bu Kur’an’da insanlar için her konuyu örnekledik ki akıllarını başlarına toplasınlar.
S. Vakfı 39:27
28
(Konuları örneklerken) Yanıltıcı olmayan[1] ve Arapça âyetler kümesi[2] halinde verdik ki kendilerini koruyabilsinler. [1] Kur'an, kendisi yanıltıcı olmayan, yanlış anlaşıldığında birbiriyle ilişkili ayetler kümesinin yardımıyla fark edilmesini sağlayacak şekilde Arapça bir Kitap olarak, Allah tarafından düzenlenmiştir (Bkz: Al-i İmran 3/7) [2] Arapça "Kur'an" kelimesi, küme, kümeleşme anlamına gelir. Bkz. İsra 17/78.
S. Vakfı 39:28
29
Şimdi Allah bir örnek veriyor: Birbiriyle uyumsuz bir kaç amirin emrindeki kişi ile güvenilir bir tek amirin emrindeki kişinin durumu aynı olur mu? Her şeyi güzel yapmak Allah’a mahsustur ama çoğu bunu bilmez.
S. Vakfı 39:29
30
Sen öleceksin, onlar da ölecekler.
S. Vakfı 39:30