Ana SayfaMealler › Süleymaniye Vakfı
SV

Süleymaniye Vakfı

Süleymaniye Vakfı meali ile okumaya başla
Sad 1 / 88
1
SAD! Doğru bilgiler içeren Kur’an’a yemin olsun.
S. Vakfı 38:1
2
Bu kitabı görmezlikten gelenler, aslında kendilerini güçlü görüp ayrı duranlardır.
S. Vakfı 38:2
3
Onlardan önce nice nesiller, etkisizleştirdiğimiz sırada yalvarıp yakardılar ama artık iş işten geçmişti.
S. Vakfı 38:3
4
O nankörler (kafirler), içlerinden bir uyarıcının gelmesine şaşırdılar da şöyle dediler: “Bu adam, insanı büyüleyen bir yalancıdır”.
S. Vakfı 38:4
5
İlahları tek bir ilah[*] yaptı; öyle mi? Bu gerçekten çok tuhaf bir şey!” [*] Müşrikler Allah'ı reddetmezler. Ancak Allah ile aralarına O'na benzer nitelikte başka varlıklar oluşturup, bunlardan şefaat, kayırma veya yardım dilerler. Bazı müşriklerde kendi kurgularını ve kibirlerini ilah (tanrı) edinirler.
S. Vakfı 38:5
6
İleri gelenleri şöyle deyip geçtiler: “Gidin, ilahlarınıza sahip çıkın. Sizden istenen odur.”
S. Vakfı 38:6
7
“Son şeriatta bunu duymadık; bu sadece uyduruk bir şey”.
S. Vakfı 38:7
8
“Bu bilgi aramızdan ona mı indirildi?” derler. Aslında bunların benim bilgimden şüpheleri var. Yok yok... Henüz azabımı tatmadılar.
S. Vakfı 38:8
9
Üstün ve çokça bağış yapan Rabbinin(Sahibinin) ikram hazinesi, yoksa onların yanında mı?
S. Vakfı 38:9
10
Ya da göklerde, yerde ve ikisinin arasındaki bütün yetki onlarda mı? Öyleyse yollara koyulup tırmansınlar.
S. Vakfı 38:10
11
Bunlar burada, kaybetmiş ordulardır[*]. [*] Allah ile aralarına koydukları şeylerle ortak koşanlar, bu putların hazır askerleridir ancak onların Allah nezdindeki durumu savaşta kaybeden ordunun durumu gibidir.Bu ordulara örnekler Yasin 36/28,Yasin 36/75, Mülk 67/20, Duhan 44/24
S. Vakfı 38:11
12
Onlardan önce Nuh halkı, Ad ve kazıkları (piramitleri) olan Firavun da yalana sarılmıştı,
S. Vakfı 38:12
13
Semud ve Lut halkı, bir de Eyke’liler. İşte o kaybetmiş kitleler.
S. Vakfı 38:13
14
Bunlar elçilerimi yalanladı ve azabımı hak ettiler.
S. Vakfı 38:14
15
Bunların beklediği de ertelenmeyecek olan bir sesli buyruktan başkası değildir.
S. Vakfı 38:15
16
Bunlar şöyle derler: “Sahibimiz! Hesap gününü beklemeden payımıza düşeni hemen ver!”
S. Vakfı 38:16
17
Bunların sözlerine sabret. Kulumuzu; güçlü Davut’u anlat. Çünkü o, pek saygılıydı.
S. Vakfı 38:17
18
Akşamleyin ve kuşluk[*] vaktinde onunla birlikte ibadet eden dağları, hizmetine vermiştik. [*] Güneş ışıklarının yeryüzüne yayıldığı kuşluk vakti (Lisan'ul-Arab). Bu vakitte kılınan namaza salatu'd-duhâ veya salâtü'l-işrâk denir. Türkçede ona kuşluk namazı denir. (Bkz. Taberi, Tefsir, 21/169).
S. Vakfı 38:18
19
Kuşlar da (hizmetindeydi, onunla[*]) toplu halde ibadet ederlerdi. Hepsi ona pek saygılıydı. [*] Bkz. Taberi, Tefsir 21/169.
S. Vakfı 38:19
20
İktidarını güçlendirdik. Ona hikmet (doğru karar verme) ve etkili konuşma yeteneği vermiştik.
S. Vakfı 38:20
21
Davacıların haberi sana geldi değil mi? Hani surlardan iç odaya sızmışlardı.
S. Vakfı 38:21
22
Davut, onları birden karşısında görünce telaşa kapıldı. “Korkma, dediler. Biz davalı iki tarafız; birimiz ötekinin hakkına girdi; aramızda doğru karar ver, taşkınlık etme. Bize doğru yolu göster.
S. Vakfı 38:22
23
“Bu, benim kardeşimdir; onun doksan dokuz koyunu, benim bir koyunum var; onu ben koruyayım dedi ve konuşmasıyla beni bastırdı.”
S. Vakfı 38:23
24
Davut (konuyu anlamadan) dedi ki “Senin koyununu kendi koyunlarına katmak istemesi yanlıştır. Çünkü malları karışmış olanların çoğu birbirlerinin hakkına girerler. İnanıp güvenen ve iyi iş yapanlar, öyle yapmazlar ama onlar da pek azdır[1].” Davut, sınandığını[2] anladı. Hemen Rabbinde(Sahibinden) bağışlanma diledi, secdeye kapandı ve bütün samimiyetiyle ona yöneldi. [1] Davut aleyhisselamın yaklaşımı yanlıştı. Çünkü tek koyuna bakmak zordur. Onu kardeşinin koyunlarına katması kendini rahatlatır. Ortada bir mağduriyet olmadığından yapılan şikayet yerinde değildir. [2] iltifat
S. Vakfı 38:24
25
Biz de onun hatasını bağışladık. Katımızda bize daha yakın olma ve mutlu son onun hakkıdır.
S. Vakfı 38:25
26
“Bak Davut! Bu topraklarda seni halife yaptık (gücü ve yetkiyi sana verdik); insanlar arasında doğru karar ver. Sakın duygusal davranma; duygusallık seni Allah’ın yolundan saptırır. Allah’ın yolundan sapanların hakkı; hesap gününü unutmalarına karşılık şiddetli azaptır.”
S. Vakfı 38:26
27
Göğü, yeri ve ikisinin arasındakileri boşuna yaratmadık. Bu, nankörlerin (kafirlerin) kuruntusudur. O nankörlerin, ateşten çekecekleri var.
S. Vakfı 38:27
28
İnanıp güvenen ve iyi işler yapanları, kurulu düzeni bozanlarla (bozguncularla) bir tutar mıyız? Ya da kendini bozmamış olanlarla[*], günaha batanları bir mi tutarız? [*] Müttekiler : Allah'tan çekinerek korunanlar, kendini(fıtratını) bozmamış olanlar. Bakınız Bakara 2/2.
S. Vakfı 38:28
29
Bu bereketli[*] bir kitaptır. Onu sana indirdik ki âyetler arasındaki bağlantıları görsünler ve sağlam duruşlu olanlar ondan bilgi edinsinler. [*] Bereket: Verimli, zengin, tükenmek bilmeyen, artma ve çoğaltma özelliğine sahip. Örneğin bitki tohumu, cins ve özelliğine göre binlerce yeni meyve ve tohum verebilir. Bu durumda o tohum için 'mübarek' yani 'bereketli' denilir. 'Bereketli kitap', içeriğini çalıştıkça ve araştırdıkça tükenmek bilmeyen yeni hikmetlere ulaşabilme potansiyeli olan ve ona uyanlara hem bu dünyada hem ahirette sınırsız selamet ve zenginlik sağlayan kitap manasına gelmektedir. Tıpkı bereketli (mübarek) bir tohum gibi.
S. Vakfı 38:29
30
Davut’a Süleyman’ı bağışladık; o ne güzel kuldu! Çok saygılıydı.
S. Vakfı 38:30