1
Müminler(İnanıp güvenenler)umduklarına kavuşacaklardır.
2
Onlar derin bir saygıyla namaza duran kimselerdir.
3
Boş sözlerden de kaçınırlar,
4
Onlar zekât için[*] çalışırlar.
[*] Bazıları zekat vermek için çalışır, bazıları da zekatın yerine ulaşması için gayret gösterirler.
5
Bir de edep yerlerini ve çevresini[1] koruyan kimselerdir[2].
[*] Burada cinsel ilişki kast edilemez çünkü o manadaki ayetler, "fuhuş çeşitlerinden uzak duranlar" şeklinde ifade edilir. Buradaki anlam, edep yerlerinin örtülmesinden başka bir şey değildir.
6
Sadece eşlerine veya hâkimiyetleri altındaki esirlere karşı kınanmazlar[*].
[*] Nur
7
Bunlardan başkalarına açarlarsa sınırları aşmış olurlar,
8
Onlar emanetler ve üstlendikleri görevler konusunda titiz davranan kimselerdir.
9
Onlar namazlarına özen gösterirler.
10
İşte pay sahibi olacak olanlar onlardır.
11
Cennetten pay alacaklar ve orada ölümsüzleşeceklerdir.
12
İnsanı çamurundan oluşan bir özden yarattık[*].
[*] İnsanın bütün gıdası çamurdan, yani su ile toprağın birleşmesinden oluşur. Dolayısıyla yumurta ve spermin kaynağı da çamurdur.
13
Sonra onu karar-ı mekînde nutfe (döllenmiş yumurta) haline getirdik[*].
[*] Karar , kalınabilecek rahat yere denir. Ebu Hanife'ye göre suyun kendi gücüyle gidip kaldığı her yere bu ad verilir ( lisan'ul-Arab ). Mekîn; bir şey üzerinde gücü ve etkisi olan şeydir(el-Mısbah'ul-munîr). Öyleyse nutfenin oluştuğu yer, hem onun kalmasına imkân veren hem de oluşmasına etki eden yerdir. O yer, ana rahminden başkası değildir. Rahim, erkeğin spermi ile kadının yumurtasının kalabileceği, nutfeye dönüşeceği, değişeceği, gelişeceği ve dünyada yaşayabilecek güce erişeceği yerdir. Öyleyse nutfe, erkeğin spermi ile kadının yumurtasının birleşmesiyle oluşan döllenmiş yumurtadır.
14
Sonra o nutfeyi alaka[1] yaptık. O alakayı bir çiğnem et parçası yaptık. O et parçasını kemiklere dönüştürdük. Sonra kemikleri etle donattık, sonra onu başka yaratık haline getirdik[2]. Yaratıcıların en güzeli olan Allah pek yücedir[3].
[*] Bu ifadenin bu ayette geçmesi önemlidir. (Secde 32/9)
15
Daha sonra sizler[*] öleceksiniz.
[*] Başka yaratık haline geldikten sonra "siz" diye hitap etmesi, o andan itibaren bizi muhatap almaya başladığını gösterir.
16
Sonra kıyamet günü diriltilip kaldırılacaksınız.
17
Sizin üstünüzde yedi yol yaratmışızdır[*]. Biz yarattıklarımızdan habersiz değiliz.
[*] Göklere çıkan yollar.
18
Gökten belli ölçüde su indirdik ve yerin içine yerleştirdik. O suyu yürütmenin ölçüsünü de koyduk.
19
Sonra o suyla sizin için hurma bahçeleri ve üzüm bağları oluşturduk; sizin için orada çok sayıda meyveler de vardır; onlardan da yersiniz.
20
Sina Dağı’ndan çıkan bir ağaç da yetiştirdik; yağlı meyve bitirir, yiyenler için katıktır.
21
En’âmda (koyun, keçi, sığır ve devede) sizin için ders vardır. İçlerinde olandan size içiririz. Onlarda sizin için birçok yararlar vardır. Bir de onları yersiniz.
22
Hem onlara, hem de gemilere bindirilirsiniz.
23
Nuh’u halkına elçi gönderdik. Onlara dedi ki; “Ey halkım! Allah’a kulluk edin. Sizin ondan başka tanrınız yoktur; kendinize çeki düzen vermeyecek misiniz?”
24
Halkından (yapılan uyarıları) görmezlik eden önderler dediler ki: “Bu sizin gibi bir insandan başka ne ki? Size üstünlük kurmak istiyor. Allah elçi gönderecek olsaydı melekleri gönderirdi. Biz en eski atalarımızdan bile böyle bir şey duymadık.
25
Bu olsa olsa cinlerin etkisine girmiş bir adam olur. Bir süre onu gözlem altında tutun”.
26
Nuh dedi ki: “Rabbim! Beni yalancı saymalarına karşı sen bana yardım et.”
27
Biz de ona şöyle vahy ettik: “Gemiyi, gözetimimizde ve vahyimize göre inşa et. Emrimiz gelip geminin kazan[*]ı kaynadığında her türden iki eşi, bir de aileni ona bindir. Aleyhine emir çıkmış olanı alma. O zalimlerle ilgili olarak benden bir istekte bulunma; onlar boğulacaklardır.
28
Yanındakilerle beraber sen de gemiye yerleştiğinde de ki: “Her şeyi güzel yapmak Allah’a mahsustur; zalimler topluluğundan bizi kurtaran odur.”
29
De ki: “ Rabbim! Beni bereketli bir yere indir; konuklarını en iyi ağırlayan sensin.”
30
Bu olayın içinde belgeler vardır. Yaptığımız sadece ağır bir imtihandan geçirmektir.
Sonraki 30 ayet →